1. Haberler
  2. Analiz
  3. BOPİSTAN hayali ve ‘Barış-Demokrasi Komisyonu’ maskaralığı

BOPİSTAN hayali ve ‘Barış-Demokrasi Komisyonu’ maskaralığı

featured

Sefa Yürükel yazdı…

Bir ülkenin geleceğini belirleyen iki şey vardır: kendi tarih bilinci ve kendi milli refleksi. Bunlardan birini kaybederseniz tökezlersiniz, ikisini birden kaybederseniz “BOPİSTAN” diye haritada adınızı yazarlar. Son günlerde yaşadığımız durum, tam da bu ikinci kategoriye göz kırpan bir manzaradır.

The Economist gibi, Türkiye’ye “yılda en az üç kere demokrasi tavsiyesi” verip her fırsatta içeriden çomak sokmaya hevesli yayın organlarının sayfalarında, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı The İmamoğlu’nun “barış ve demokrasi komisyonu”na destek açıklaması yapması, tam da bu tabloya cuk oturuyor. Çünkü mesele, barış ya da demokrasi değil-mesele, kimin barışından, kimin demokrasisinden bahsettiğimizdir.

BOP’UN MASUM YÜZÜ: ‘ŞİRİN’ ETİKETLİ THE İMAMOĞLU’LU HARİTA OPERASYONU

“BOP” yani “Büyük Ortadoğu Projesi”, yıllar önce bize “bölgeye özgürlük ve demokrasi getireceğiz” masalıyla sunuldu. Sonuç? Irak paramparça, Libya harabeye döndü, Suriye milyonlarca mülteci üretti. Bütün bu yıkımın ortasında “barış komisyonu” gibi kelimeler; kibar görünen ama operasyonun yumuşatılmış ambalajıdır.

O yüzden “BOPİSTAN” kelimesi, sadece bir alay değil; bu ambalajın altındaki sınır haritasını ima eden sert bir teşhistir.

BARIŞ MI, DEMOKRASİ Mİ, BOP’UN TUZU BİBERİ Mİ?

The İmamoğlu’nun bu komisyona verdiği destek, kulağa masum bir “diyalog” çağrısı gibi gelebilir. Ama meseleye milli refleksle bakarsanız, şunu görürsünüz:

Bu tip platformlar, Türkiye’yi kendi içinden çözmek isteyen dış akılların “yerli sözcü” vitrinleridir.

“Barış” kelimesi burada, “üniter yapıyı sulandırma”nın yumuşak kod adıdır.

“Demokrasi” ise, “devlet otoritesini kırma”nın cilalı etiketidir.

THE ECONOMİST: TÜRKİYE’YE SİNSİLİK (!) DOLU UYARILAR

Bu yayın organı, Türkiye’yi her zaman “kaygıyla izleyen” ama nedense Yunanistan’ın Ege’deki adaları silahlandırmasına, Fransa’nın Afrika’daki darbelerine veya İngiltere’nin Ortadoğu’daki kanlı geçmişine tek satır “demokrasi dersi” vermeyen bir dergi olageldi.

İşte bu yüzden, The Economist sayfalarında “BOPİSTAN” konseptiyle sunulan bir projeye “içeriden” destek vermek, milli refleks düşmanlığı ile eş anlamlıdır.

MİLLİ REFLEKSİN TARİFİ

Milli refleks, yalnızca bayrak sallamak veya hamasi nutuk atmak değildir. Milli refleks;

• Dışarıdan gelen “demokrasi” paketlerinin genelde içinden petrol faturası, üs anlaşması ve sınır değişikliği haritaları çıktığını bilmek,

• Ülkenin bütünlüğüne kasteden dil oyunlarını ve “komisyon” gibi yumuşak isimleri teşhis edebilmek,

• Kendi halkının geleceğini Londra, Washington veya Brüksel’de planlanan odalarda değil, Ankara’da belirlemek demektir.

SONUÇ: MASUM GÖRÜNENİN GİZLİ HARİTASI

Bu memlekette barış da olur, demokrasi de olur. Ama bunlar; BOP’un kaleminden, The Economist’in mürekkebinden çıkmaz.

O yüzden The İmamoğlu’nun bu açıklaması, sadece siyasi bir tercih değil; milli reflekslerin körelmesine katkı sunan bilinçli bir zihniyet kazasıdır.

Ve biz de biliyoruz ki; zihniyet kazaları, trafik kazalarından daha tehlikelidir. Çünkü arabayı hurdalıkta onarabilirsiniz, ama insanın hafızası hurdaya çıkarsa o tamir biraz zor olur.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. Evet İmamoğlu emperyalist projenin gulen yüzüdür. Kimseye çare degildir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!