ABD Büyükelçisi Tom Barrack, dün Fatih Kaymakamlığı’na bağlı Fener Rum Kilisesi’nin papazı Bartholomeos ile görüştü. Ziyaretinin ardından açıklama yapan Barrack, Bartholomeos’u “Ekümenik” ilan etti.
Barrack’ın, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Lozan Antlaşması’nda yer almayan “Ekümenik” ünvanını kullanmasına Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’nden (CVP) tepki geldi.
CVP Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tuna Kolbaşı’nın imzasıyla parti hesabından yapılan açıklamada “ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Lozan’ın hükümlerini çiğneyen ve Patrikhane üzerinden bölgesel nüfuz sağlama, azınlıkları kışkırtma amacı taşıyan, pervasızca kullandığı “Ekümenik” sıfatı, Türkiye’nin laik ve üniter yapısını, Türk Devleti’nin egemenliğini zayıflatmaya yönelik bir meydan okumadır. Bugüne değin Türk milleti, hiçbir devletin veya kurumun kendi iç hukukuna ve uluslararası anlaşmalara aykırı taleplerine boyun eğmemiştir ve egemenliğimize yönelen bu saldırı da kabul edilemez” denildi.
‘TÜRK DEVLETİ’NİN EGEMENLİĞİNİ ZAYIFLATMAYA YÖNELİK BİR MEYDAN OKUMA’
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
“Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’nden Türk milletine bildiri
11 Ağustos 2025 tarihinde ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın Fener Rum Patriği ile görüşmesi sırasında “Ekümenik Patrik” ifadesini kullanması, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına ve uluslararası hukuka açık bir saygısızlıktır. Bu bilinçli ve kasıtlı ifade, Lozan Antlaşması’nı imzalandığı günden bugüne kadar kabul etmeyen ABD’nin, Lozan Antlaşması’nın ruhunu ve Türkiye’nin resmi tezlerini ve hassasiyetlerini hiçe sayan, iç işlerine müdahale anlamı taşıyan siyasi bir provokasyonudur. Zira Ankara, uzun yıllardır, defalarca “ekümenik” sıfatının Patrikhane’ye siyasi bir kimlik kazandırma ve uluslararası alanda yetki genişletme ve tanınma girişimi olduğunu vurgulamıştır.
24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması, Patrikhane’nin statüsünü açıkça belirlemiştir. Antlaşmanın 37.-45. maddelerinde azınlık hakları düzenlenirken, Patrikhane’ye “ekümenik” (evrensel) bir yetki tanınmamıştır. Türkiye, kuruluşundan bu yana, azınlık haklarına saygılı bir politika izlemiş, ancak egemenliğini tartışmaya açacak hiçbir girişime müsamaha göstermemiştir. Türkiye’nin tutarlı ve hukuki pozisyonuna göre, Fener Rum Patrikhanesi yalnızca İstanbul’daki Rum Ortodoks cemaatinin dini işlerinden sorumludur.
ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın, Lozan’ın hükümlerini çiğneyen ve Patrikhane üzerinden bölgesel nüfuz sağlama, azınlıkları kışkırtma amacı taşıyan, pervasızca kullandığı “Ekümenik” sıfatı, Türkiye’nin laik ve üniter yapısını, Türk Devleti’nin egemenliğini zayıflatmaya yönelik bir meydan okumadır. Bugüne değin Türk milleti, hiçbir devletin veya kurumun kendi iç hukukuna ve uluslararası anlaşmalara aykırı taleplerine boyun eğmemiştir ve egemenliğimize yönelen bu saldırı da kabul edilemez.
‘TÜRK MİLLETİ KARARLI BİR TUTUM İZLEMEK ZORUNDA’
23 yıllık AKP iktidarında, BOP eş başkanlığı dolayısıyla içeride ve dışarıdaki farklı söylemler, Türk milletinin değil AKP’nin mecburiyetleridir ve bu mecburiyetler BOP projesinin azınlık oluşturma ve çözülme sürecine doğru ülkemizi hızla uçurumun kenarına ittiği gibi iç ve dış düşmanlara cesaret vermektedir. Bu tür bir müsamahaya Cumhuriyetçi Vatanseverlerin tahammülü yoktur.
ABD’nin bu tür provokatif söylemlerden vazgeçmesini ve Türkiye’nin haklı pozisyonuna saygı göstermesini sağlayacak olan;
– Türk Devleti’nin güçlü ekonomisi ve milletinin huzur ve refah içinde tam bağımsız yaşayarak, emperyalizme karşı ulusça örgütlü bir mevziyi yeniden inşa edebilecek imkân ve kabiliyeti, Türk milletinin emrine vermekle mümkündür.
– Türk milleti, artık kendi topraklarında hukukun üstünlüğünü ve milli birliği koruma konusunda kararlı bir tutum izlemek zorundadır. Bu tarihi bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır.
Türkiye’nin egemenliğini tartışanlara, asıl ve kurucu milli iradesini parçalayıp çiğnemeye kalkanlara karşı; CVP, Türkiye’nin 100 yıl önce kurucu unsurlarıyla birlikte verdiği İstiklal Savaşı’nın sonucunda oluşan Büyük Türk milletini, Cumhuriyet Devrimi’ni yavaş yavaş yok eden ve kurucu değerlere saldırmayı dar-ül harp sayan AKP’nin tarikat ve cemaatler koalisyonunun, onlara destek veren siyasi partilerin ve küresel şirketlerle iş birliği yapan sermayenin bu müsamaha ortamını normalleştirmesine karşı; benliğini yeniden oluşturmak, bağımsızlık bilincine kavuşturmak, Cumhuriyet’in yeniden inşası, kuruluş ve kurtuluşu için çalışmaktadır. Türk milleti, azim ve kararını tam bağımsızlık hedefinde birleştirebilirse; yakın gelecekte yeniden, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinin’ olacaktır.
Halktan gelecek bir CeVaP var!”
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Basın Açıklaması
CUMHURİYETÇİ VATANSEVERLER PARTİSİ’NDEN TÜRK MİLLETİ’NE BİLDİRİ
11 Ağustos 2025 tarihinde ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın Fener Rum Patriği ile görüşmesi sırasında “Ekümenik Patrik” ifadesini kullanması, Türkiye… pic.twitter.com/kGFuIPY7Ci
— Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (@cvpgenelmerkez) August 12, 2025
Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, Fener Rum Patrikhanesi’nin ‘ekümeniklik’ inadına karşı sürdürdükleri mücadeleyi Veryansın Tv’ye anlatmıştı:


ABD büyükelçisinin “istenmeyen adam” ilan edilmesi, milli, jeo-politik, jeo-stratejik ve ekonomik açıdan zorunludur………………. ⚠
Banu AVAR ”Sahte Muhalefet” diyince muhalefetin keskin kılıçları kızıyorlar, herhangi birinden ses çıktı mı? Benzerleri daha önce de yaşadık ama ‘muhalefetin’ bu kadar yozlaştığını hiç yaşamamıştık.
Tepkinin adresi yanlis.
iktidar VE SAR MUHALEFET sorumlu!