1. Haberler
  2. Gündem
  3. Avukat Rezan Epözdemir tutuklandı… Sevk yazıları ve ifadesi ortaya çıktı

Avukat Rezan Epözdemir tutuklandı… Sevk yazıları ve ifadesi ortaya çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alınan avukat Rezan Epözdemir, "rüşvete aracılık etmek" suçundan tutuklandı. "Siyasi ve askeri casusluk" ile "FETÖ'ye yardım etme" suçlarından ise yurt dışına çıkış yasağını içeren adli kontrol kararı verildi. Epözdemir'in savcılık ifadesi ve savcılığın sevk yazısı ortaya çıktı.

featured

VERYANSIN TV

Başsavcılıkça, Epözdemir hakkında “rüşvet”, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım”, “siyasal ve askeri casusluk” suçlarından başlatılan iki ayrı soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda İstanbul Adliyesi’ne dün götürülen Epözdemir’in savcılık sorgusu tamamlandı.

Savcılık Epözdemir’i “rüşvete aracılık etmek” ve “rüşvet almak” suçlarından tutuklama, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme” ile “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlarından ise hakkında “yurt dışına çıkış yasağı”nı içeren adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk etti.

Nöbetçi sulh ceza hakimliği, Epözdemir’in “rüşvete aracılık etmek” suçundan tutuklanmasını kararlaştırdı.

Hakimlik, Epözdemir hakkında, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme” ile “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlarından “yurt dışına çıkış yasağı”nı içeren adli kontrol tedbiri uygulanması talebinin ise reddine karar verdi.

SAVCILIĞIN SEVK YAZILARI ORTAYA ÇIKTI

“Rüşvete aracılık etmek” ve “rüşvet almak” suçlarından tutuklanan Rezan Epözdemir hakkında savcılığın sevk yazısına ulaşıldı.

Yazıda, şüpheli Epözdemir’in, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında tutuklu bulunan Zekeriye Yurtçak ve Ahmet Mesut Yurtçak’ın tahliyesi ve akabinde “ev hapsi” şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması hususunda rüşvete aracılık ettiğine ve bu suretle menfaat temin ettiğine ilişkin ihbar üzerine soruşturma yürütüldüğü belirtildi.

Bu kapsamda 7 Temmuz 2021 tarihli bir WhatsApp konuşma kaydına ulaşıldığı kaydedilen yazıda, bu konuşma kaydının soruşturmayı yürüten ve daha sonra aynı olaydaki rüşvet eylemi sebebiyle meslekten ihraç edilen C.Ç. ile A.D. arasında geçtiği ve mesaj içeriklerinde rüşvet olarak alınan paranın “Rezan” isimli bir şahsa götürüleceğine dair ibarelerin bulunduğunun anlaşıldığı ifade edildi.

Yazıda, A.D’nin aynı olaydaki eylemleri sebebiyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinde “sanık” sıfatıyla yargılanması sebebiyle mükerrer soruşturmaya sebebiyet vermemek adına tanık sıfatıyla celbinin sağlandığı kaydedildi.

A.D’nin iddialarının doğruluğunun tespiti amacıyla Rezan Epözdemir ile C.Ç’nin HTS/BAZ kayıtlarının temin edildiği belirtilen yazıda, ortak baz verdiğine dair tespitler yapıldığı ifade edilerek, “Her ne kadar şüpheli savunmasında beyanlardaki tarihin uyumsuz olduğunu belirtmişse de dosya kapsamında alınan olaya ilişkin diğer WhatsApp kayıtlarında rüşvetin yalnızca tahliyeye değil, adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına da ilişkin olduğu anlaşılmıştır.” denildi.

Yazıda, Epözdemir’in ofisinde toplam bedeli 2 milyon 490 bin lira olan iki bononun bulunduğu anımsatılarak, “C.Ç. ile Epözdemir’in baz kayıtlarına göre, 8 Temmuz 2021 tarihinde gece saatlerinde ortak baz verdikleri hususu göz önüne alındığında bahse konu 9 Temmuz 2021 düzenleme tarihli bononun bu görüşmede düzenlendiğine ve rüşvet alınan paranın C.Ç’de kalması karşılığında Epözdemir’e bu bonoyu verdiğine dair kanaat oluşturmuştur.” denildi.

Epözdemir’in, bonoların C.Ç’ye daha önce borç vermesi sebebiyle düzenlendiğine dair beyanda bulunduğu kaydedilen yazıda, “Ne borç verildiğine ne de borcun geri ödendiğine dair delil niteliği taşıyan herhangi bir belgeyi ibraz edemediği anlaşılmıştır. Ele geçirilen bonoların toplam bedelinin 2 milyon 490 bin lira olduğu, bonoların düzenlendiği tarihte hakim-savcı maaşlarının ortalama 11-12 bin lira olduğu, kaba bir hesapla C.Ç’nin aldığı maaştan yaklaşık 18 yıl hiçbir harcama yapmadan ancak ödeyebileceği bir tutara tekabül ettiği, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şüphelinin savunmalarının açıklanan sebeplerle suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiştir.” ifadelerine yer verildi.

Sevk yazısında, Epözdemir’in C.Ç’yle tatile ya da mesai dışında yemeğe gittiğini hatırlamadığını beyan ettiği ifade edilerek, “Şüpheliden ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede birlikte birden fazla kez tatile gittiklerine ve tatil ücretlerinin Rezan Epözdemir’e fatura edildiğine dair belgelere ulaşılmıştır. Tatil ve yemek ücretlerinin Epözdemir tarafından ödendiğine dair tutarlı tanık beyanları da bulunmaktadır.” tespiti yer aldı.

C.Ç. ile Rezan Epözdemir arasındaki ilişkinin normal bir tanışıklıktan öte olduğu aktarılan yazıda, “Şüphelinin yargı camiası içerisindeki başka şahıslar ile benzer irtibat ve eylemlerinin tespiti hususunda kapsamlı soruşturmalar devam etmektedir.” denildi.

O FOTOĞRAF SEVK YAZISINA GİRDİ

Epözdemir’in “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme” ile “siyasal ve askeri casusluk” suçlamalarıyla adli kontrol talep edilen hakimliğe sevk yazısına da ulaşıldı.

Yazıda, 2024 yılı sonlarında ulusal basında yer alan bir fotoğrafta, aralarında şüphelinin ve bazı yabancı istihbarat servisleriyle bağlantılı kişilerin bir yemekte buluştukları değerlendirilen olayla ilgili soruşturma başlatıldığı anımsatıldı.

Sevk yazısında “Söz konusu yemekte yer alan yabancı uyruklu şahıslardan Michael Rubin isimli şahsın Amerika’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine faaliyet yürüttüğü, yine Amerikan Dış İstihbarat Servisi ile bağlantılı olduğu ve çalışmalarının bu servis tarafından yönlendirildiğinin değerlendirildiği” ifade edildi.

Fotoğraftaki Dan Arbell’in İsrail Devleti Dışişleri ve dolaylı olarak MOSSAD ile bağlantılı olduğu belirtilen yazıda, “Epözdemir’in söz konusu kişilerle görüşmesinin hayatın olağan akışına uygun olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilen yazıda, Epözdemir’in savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirileceği belirtildi.

Yazıda ayrıca Epözdemir gözaltına alındıktan sonra Michael Rubin’in paylaşım yapması da “suçlamalar aleyhine delil olarak değerlendirilmesi gerektiği” ifade edildi.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Veryansın Tv, Epözdemir’in “rüşvet” suçlamasıyla savcılıkta verdiği ifadeye ulaştı.

Epözdemir’e, makaron kaçakçılığından ihraç edilen eski Cumhuriyet Savcısı Cengiz Çallı’yı tanıyıp tanımadığı, hangi yıllardan itibaren ne sıklıkla görüştükleri soruldu. Çallı’nın, 2007 yılında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığında Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığını belirten Epözdemir, “Ben de aynı dönem İstanbul Barosu’nun aynı bölgede temsilcisiydim. Tanışıklığımız burada başlamıştır. Ayrıca Cengiz’in 2020 yılından itibaren vekaleti bendedir” dedi.

Epözdemir, Çallı ile tatile ya da mesai dışında yemeğe gittiği hatırlamadığını belirtip söylerini şöyle sürdürdü:

“Cengiz Çallı’nın soruşturmasını yürüttüğü hiçbir dosyaya vekalet sunmadım. 2021 yılı Nisan ayı sonrasında işlerimin çok yoğunlaşması sebebiyle Cengiz Çallı’yı makamında ziyaret etmedim. Ancak bu tarihin öncesinde adliyeye gittiğimde uzun süredir olan tanışıklığımız sebebiyle kendisini ziyaret ederdim. Ayrıca birlikte yapılan tatil ya da birlikte yenilen yemek taraflar arasında bir dosya ilişkisi yoksa hukuki bir sorun değildir.”

‘DOLANDIRICI OLDUĞUNU ÖĞRENDİKTEN SONRA AVUKATLIĞINDAN İSTİFA ETTİM’

Epözdemir’e daha sonra 2023 yılında rüşvet suçlamasıyla tutuklanan Atalay Demirbaş’ı tanıyıp tanımadığı soruldu. Atalay Demirbaş ile tam tarihini hatırlamadığı bir dönemde ortak bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığını belirten Epözdemir, “2018 yılında Atalay Demirbaş isimli şahıs bana dosyalarını takip etmem için vekalet verdi. Atalay’ın sahibi olduğu Demand isimli şirketinin idari yargıda bulunan dosyalarına baktım. Bu adamın dolandırıcı olduğunu öğrendikten sonra avukatlığından istifa ettim” diye konuştu.

Epözdemir, ifadesine şöyle devam etti:

“Atalay Demirbaş’ın adli sicil kaydına bakıldığında da görüleceği üzere kendisi bir dolandırıcıdır. Yargıtay 5 Ceza Dairesinde görülmekte olan dosyada da rüşvet suçundan yargılanmaktadır. Ayrıca Atalay yabancı numaralar üzerinden yaklaşık 5 yıldır benden para vermediğim takdirde bir kumpas ile iftira atacağından bahisle para talep etmektedir. Bunlara ilişkin kayıtları bu dosyaya daha sonra sunacağım. Bu konuda yapmış olduğum şikayet İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Faili Meçhul Suçlar Soruşturma Bürosunda bulunmaktadır. Dosya numarasını daha sonra dosyaya sunacağım. Ayrıca bu dosyada ki beyanları sebebiyle kendisinden yalan tanıklık ve iftira suçlarından şikayette bulunacağım.”

Epözdemir; Zekeriye Yurtçak, Ahmet Mesut Yurtçak, Kürşat Yılmaz ve Nurbari Erşahin’i tanıyıp tanımadığı, hangi yıllardan itibaren ne sıklıkla görüştüklerinin sorulması üzerine “Zekeriya Yurtçak, Ahmet Mesut Yurtçak, Nurbari Erşahin isimli şahısları tanımam. Hayatım boyunca hiç görmedim. Aramızda ne yüz yüze ne de GSM veya sair yollarla bir iletişim olmamıştır. Kürşat Yılmaz isimli şahıs ise hatırladığım kadarıyla Cengiz Çallı’nın katibiydi. Kendisiyle herhangi bir temasımız olmamıştır. Cengiz’i makamında ziyaret ettikçe odasında görürdüm” ifadelerini kullandı.

‘KUMPAS OLDUĞUNU ORTAYA KOYMAKTADIR’

“Kürşat Yılmaz’ın dijital materyallerinde Rezan Epözdemir ile olan Whatsapp mesaj kayıtları olduğu, ayrıca Rezan Epözdemir tarafından Kürşat Yılmaz’a bir adet imzalı forma hediye edildiği, yine Atalay Demirbaş ve ihbar eden Zihni Çakır’ın Cengiz Çallı’nın rüşvet eylemlerinde Kürşat Yılmaz’ı da Rezan Epözdemir ile irtibat kurmak için kullandığına” dair iddiaların sorulması üzerine Epözdemir, şunları söyledi:

“Kürşat Yılmaz isimli şahıs ile bir irtibat kurduğumu hatırlamıyorum. Olayın üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamamam da olağandır. Atalay ile ilgili yukarıda zaten dolandırıcı olduğunu beyan etmiştim. Atalay’ın bu yöndeki beyanlarını da kabul etmiyorum. Zihni ÇAKIR isimli şahıs Fetö kumpas dosyalarında lehine tanıklık yapmıştır. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/191 Esas sayılı dosyası incelendiğinde görülecektir ki birçok insanın haksız yere hapis yatması ve mağdur olmasına sebebiyet vermiştir. Ayrıca Zihni Çakır isimli şahıs ile aramızda 3 adet tazminat, 1 adet ceza davası bulunmaktadır. Bu sebeple aramızda hukuken husumet bulunmaktadır. Kendisi talimat aldığı kişilerin emri ile bana kumpas kurmaktadır. Şu an gözaltında olduğum terör dosyasındaki iddialara ilişkin daha önce bir ihbar araştırması yapıldı. Akabinde bu dosya hakkında SYOK verildi. Zihni Çakır aynı dilekçeyi kopyala yapıştır yaparak tekrar ihbarda bulunmuştur. Bu dosyadaki ihbar ile Terör dosyasındaki ihbar arasında sadece 2 gün vardır. Bu durumda kumpas olduğunu ortaya koymaktadır.”

’75 BİN DOLAR RÜŞVET’ SORUSU

Cengiz Çallı ile Atalay Demirbaş arasında geçen makaron dosyası Epözdemir’de yöneltilen bir diğer soru oldu. Savcılıkta “Cengiz Çallı’nın soruşturma savcısı olduğu dönemde tutuklu bulunan Zekeriye Yurtçak ve Ahmet Mesut Yurtçak’ın tahliyesi ve akabinde ev hapsi şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması karşılığında rüşvet alındığı, 07 Temmuz 2021 tarihli rüşvet alındığına ilişkin whatsapp yazışmalarında ilk etapta alınan 75 bin doların Rezan isimli bir şahsa teslim edileceğine dair görüşme kayıtlarının bulunduğu” belirtildi.

Epözdemir, ’75 bin dolar rüşvet’ sorusuna şu sözlerle yanıt verdi:

“Sunmuş olduğum evraklardan da anlaşılacağı üzere Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2561 soruşturma sayılı dosyasında Yurtçaklar ile birlikte diğer şüpheliler 15 Haziran 2021 yılında tahliye olmuşlardır. Atalay ise beyanında bu dosya kapsamında 150.000 dolar rüşvet karşılığında anlaşıldığını bu paranın 75.000 dolarının tahliyeden önce, 75.000 dolarının ise tahliyeden sonra verileceğini iddia etmiştir. Göstermiş olduğunuz whatsapp kaydındaki mesajlaşma ise 07 Temmuz 2021 tarihindedir. Atalay’ın beyanına göre kesinlikle kabul etmemekle birlikte benim bu parayı en geç 14 Haziran 2021 tarihinde almam gerekiyordu. Dolayısıyla rüşvet iddiasıyla whatsapp kayıtlarının tarihi uyuşmamaktadır. Cengiz Çallı’ya şu an tarihini hatırlamadığım dönemlerde 1-2 kez borç para vermiştim. Hatırladığım kadarıyla birini Sultangazi Halkbank şubesinde vermiştim. Borç para verdiğime şube müdürü Hüseyin Mercan ve o esnada şubede müşteri olarak bulunan Veysi Karaman isimli şahıslar şahittir. Dinlenmelerini talep ediyorum.

Bunun dışında da benden bir kez ev alacağım diye para istediğini hatırlıyorum. 2021 yılı Haziran ayından itibaren bir spor kulübünün yönetimine seçilmem sebebiyle işlerim çok yoğunlaştı. Bu tarihten itibaren Cengiz Çallı ile iletişimim eski sıklıkta olmamaya başladı. Bu tarihten itibaren Cengiz Çallı’dan miktarını ve borç verdiğim tarihi şuan hatırlayamadığım parayı yüz yüze ya da telefon vasıtasıyla istemeye başladım. Hatırladığım kadarıyla bir kısmını ödemişti. Ancak ne kadar ödeme yaptığını da hatırlamıyorum. Ayrıca Cengiz Çallı bu dosyadan rüşvet almış ise mantıken paranın kendisine teslim edilmesi gerekirdi. Şayet kabul etmemekle birlikte ben aracı olsaydım. Paranın bana getirilip benim üzerimden Cengiz’e ulaştırılması gerekirdi. Ancak dosya kapsamında ki iddia parayı Cengiz’in alıp bana getirdiği yönündedir. Bu bile bunun bir alacak, borç ilişkisi olduğunu ortaya koymak için yeterlidir.

‘BUNUN NE PARASI OLDUĞUNU BİLMİYORUM’

Bahsetmiş olduğunuz 07 Temmuz 2021 tarihli yazışmada ismimin neden geçtiğini bilmiyorum. Bu yazışmada geçen Rezan isimli şahsın ben olup olmadığımı da bilmiyorum. Velev ki yazışmada geçen ben isem az önce bahsettiğim gibi Cengiz’e borcunu ödemesi hususunda yapmış olduğum baskı sebebiyle yazışmada ismim geçmiş olabilir. Ancak dediğim gibi aralarındaki para alışverişine ilişkin bir bilgim yoktur. Bunun ne parası olduğunu bilmiyorum.

Ancak Atalay ekte sunmuş olduğum belgelerden de anlaşılacağı üzere Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/154 esas sayılı dosyasında bu husus kendisine sorulduğunda ‘Cengiz ÇALLI’ya daha önceden de daire satışı yapmıştım. Satışa ilişkin belgeleri de daha önce dosyaya sunmuştum. Aramızdaki mesajlaşmalarda geçen rakamlar bu satış nedeniyle ilgili tutarlara ilişkindir” şeklinde beyanda bulunmuştur. Ayrıca yine bu kayıtlar ile ilgili Sulh Ceza Sorgusunda da, Yargıtaydaki dosyasında da benzer beyanlarda bulunmuştur. Ancak bu dosyada menfaat temin etmek için beyan değiştirerek bu paranın rüşvet suçuna ilişkin olduğunu, benim de buna dahil olduğumu beyan ederek şahsıma kumpas kurmuştur.

Bahsettiğim tüm evrakları dosyaya sunuyorum. Ayrıca Atalay Cengiz hakkında da bahsetmiş olduğum sorgu ve ifadelerinde Cengiz’in çok namuslu bir adam olduğunu, Cengiz’den habersiz ismini kullandığını, Cengiz’e hiç rüşvet vermediğini beyan etmiştir. Ayrıca bu iddia Yargıtay 5 Ceza Dairesinde görülmekte olan davanın konusu olmamıştır. Bu ceza dairesinde görülmekte olan davanın konusu Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2561 soruşturma sayılı dosyasında şüpheli olan Yurtçak soy isimli şahısların önce tahliye edilmesi, bir süre sonra tekrar gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına ilişkin suç üstü konusuna ilişkin yargılamadır.”

‘5 SENE GEÇTİ, HATIRLAMAM HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI’

Epözdemir’e, Atalay Demirbaş’ın Whatsapp kayıtları ile ilgili olarak “Bu görüşmede Rezan olarak geçen kişi Rezan Epözdemir’dir. Nurbari Erşahin ile Zekeriya Yurtçak isimli şahıs Makaron dosyasında birlikte şüpheliydiler. Operasyon dosyası o dönem Bakırköy Adliyesinde savcı olarak görev yapan Cengiz Çallı’daydı. Dosyada yapılan ilk operasyonda Nurbari tutuklanmadı. Zekeriya ise tutuklanmıştı. Nurbari Erşahin bana senin Cengiz Çallı ve Rezan’la aran iyidir, görüş dosyada bize yardımcı olsunlar dedi. Bunun üzerine ben hem Rezan ile hem de Cengiz Çallı ile görüştüm. Cengiz ve Rezan bana 15 bin dolar rüşvet karşılığında tahliye yapabileceklerini söylediler. Durumu Nurbari EErşahin’e ilettim.  150 bin dolar rüşvet Zekeriya’nın tahliyesi karşılığında gayri resmi ortağı olan Nurbari Erşahin tarafından bana getirildi. Bu paranın 75 bin dolarlık kısmı ise dosya kapsamında bulunan Rezan Epözdemir’in isminin geçtiği Whatsapp kayıtlarının olduğu gün olan 07 Temmuz 2021 tarihinde ya da bir gün sonrasında Cengiz Çallı tarafından benim ikametimden alındı. Cengiz parayı alırken parayı Rezan’a vermek üzere ofisine götüreceğini söyledi. Ancak ayrıldıktan sonra Rezan ile buluşup dışarıda da vermiş olabilir. Nerede buluştuklarını bilmiyorum” beyanları soruldu.

Epözdemir, soru üzerine şunları kaydetti:

“Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2561 soruşturma sayılı dosyasında Yurtçaklar ile birlikte diğer şüpheliler 15 Haziran 2021 yılında tahliye olmuşlardır. Atalay ise beyanında bu dosya kapsamında 150 bin dolar rüşvet karşılığında anlaşıldığını bu paranın 75.000 dolarını tahliyeden önce, 75 bin dolarının ise tahliyeden sonra verileceğini iddia etmiştir. Göstermiş olduğunuz whatsapp kaydındaki mesajlaşma ise 07 Temmuz 2021 tarihindedir. Atalay’ın beyanına göre kesinlikle kabul etmemekle birlikte benim bu parayı en geç 14 Haziran 2021 tarihinde almam gerekiyordu. Göstermiş olduğunuz Whatsapp mesaj kayıtlarının olduğu 07 Temmuz 2021 tarihinde bu şahıslar zaten tutuksuz yargılanmaktadır. Bu şahıslar tekrardan aynı dosya kapsamında Yargıtay 5 Ceza Dairesinin de yargılama konusu olan suç üstü halinin yapıldığı 29/09/2021 tarihinde gözaltına alınmışlardır. Daha sonra Adli Kontrol şartıyla serbest bırakılmışlardır. Ben 07 Temmuz 2021 tarihinde veya bu tarihe yakın tarihlerde Cengiz Çallı ile buluşup buluşmadığımı, şayet buluşmuş ise Cengiz Çallı’nın bana kendisine daha önce vermiş olduğum borca ilişkin bir ödeme yapıp yapmadığını hatırlamıyorum. Zaten aradan yaklaşık 5 sene geçmiştir. Hatırlamam hayatın olağan akışına da aykırıdır.”

‘ŞAHISLAR BU TARİHTEN ÖNCE TAHLİYE OLDU’

“Rezan Epözdemir ile Cengiz Çallı’nın HTS/BAZ kayıtları temin edilerek yapılan çalışmada; 8 Temmuz 2021 tarihinde Cengiz Çallı’nın, Atalay Demirbaş’ın iddia ettiği gibi, Atalay’ın ikametine gittiği, akabinde aynı gece Rezan Epözdemir ile ortak BAZ verdiğine dair tespitlerin bulunduğu” soruldu.

Epözdemir, soruyu “Ben 07 Temmuz 2021 tarihinde ya da bu tarihe yakın tarihlerde Cengiz Çallı ile görüşüp görüşmediğimi hatırlamıyorum. Şayet görüştüysem de kendisine vermiş olduğum borçtan dolayı bana bir ödeme yapıp yapmadığını hatırlamıyorum. Üzerinden zaman geçtiği için hatırlamam da hayatın olağan akışına aykırıdır. Zaten şahıslar bu tarihten önce tahliye olduğu için ve ikinci tutuklama da aynı yılın eylül ayında olduğu için bu whatsapp kaydının rüşvete ilişkin olmadığı açıktır” sözleriyle yanıtladı.

‘DELİL OLARAK KULLANILAMAZ’

Rezan Epözdemir, ofisinde yapılan arama işleminde biri 1 Nisan 2021 düzenleme tarihli 1.560.000 TL bono, diğeri ise 09 Temmuz 2021 düzenleme tarihli 930.000 TL bedelli borçlusu Cengiz Çallı, alacaklısı Rezan Epözdemir olan 2 adet bono ele geçirilmesiyle ilgili de soruya cevap verdi:

“Soruşturmanın 2802 sayılı kanunun 86. Maddesi uyarınca HSK müfettişleri tarafından yürütülmesi gerektiğini düşünüyorum. Buna ilişkin Yargıtay Genel Ceza Kurulunun ve Anayasa Mahkemesinin emsal kararlarını sunmuştum. Bu sebeple dosya HSK’ya gönderilmeli ve kıymetli evrak olanlar tarafımıza iade edilmelidir. Özel hayata ilişkin dosya kapsamına giren evraklar ise imha edilmelidir. Soruşturma yetkisi olmayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının delil toplama yetkisi de bu sebeple yoktur. Bu sebeple İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma işlemleri kapsamında elde edilen delillerin tamamı ‘Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir’ ilkesi gereği hukuka aykırıdır. Delil olarak kullanılamaz. Dolayısıyla hukuksuz delil niteliğindeki bu bonolar soruşturmaya konu olmamalıdır. Hukuka aykırı arama ile elde edilen bonolara ilişkin sorulara cevap vermek istemiyorum. Hükme esas alınamazlar. Bu belgeler alacak iddiamı tevsik eder mahiyettedir. Bu konuda HSK nezdinde hukuki başvurularda bulunacağımı da beyan etmek isterim”

‘BENDEN BORÇ ALDI’

Epözdemir, “Ele geçirilen bonoların toplam bedelinin 2.490.000 TL olduğu, bonoların düzenlendiği tarihte Hakim-Savcı maaşlarının ortalama 11-12 bin TL olduğu, kaba bir hesapla Cengiz Çallı’nın aldığı maaştan yaklaşık 18 yıl hiçbir harcama yapmadan ancak ödeyebileceği bir tutara tekabül ettiğinin” belirtilmesi üzerine şöyle konuştu:

“Hukuksuz bir delil ile ilgili soruya cevap vermek istemiyorum. Ancak parantez içinde belirtmem gerekirse Cengiz tarihlerini hatırlamamakla birlikte Dap Yapıdan kendi adına bir daire, Sultangazi’den yine kendisine ancak hatırladığım kadarıyla yeğeni adına ADL isimli alışveriş merkezi içerisinde bir dükkan ve son olarak Avcılar’dan bir daire almıştı. Dap Yapı’dan almış olduğu daireyi daha sonra sattı. Borcunun bir kısmını bana ödedi. Sultangazi’deki dükkanın da önce yarısını aldı daha sonra diğer yarısını almak için yukarıda ki beyanlarımda bahsetmiş olduğum üzere Halkbankası Sultangazi Şubesinde benden borç para aldı.”

‘GİZLİ BİR ELCE ORGANİZE EDİLEN KUMPAS’

Epözdemir’e “Cengiz Çallı’nın odasına sık sık ziyarette bulunduğu BAZ kayıtları ve kendisinin beyanı ile sabit olan Atalay Demirbaş’ın ve olay tarihinde Cengiz Çallı’nın katipliğini yapan Kürşat Yılmaz’ın beyanlarında şüpheli Rezan Epözdemir’in Cengiz Çallı’nın UYAP üzerindeki savcılık rolü üzerinden vekaletle takip ettiği ya da vekalet sunmayı düşündüğü dosyalarda tarafların kişisel veri niteliğindeki adres, kimlik numarası, telefon numarası gibi bilgileri sorguladığına dair beyanları” soruldu.

Epözdemir, soruya şu yanıtı verdi:

“Kesinlikle Kürşat Yılmaz ve dolandırıcı Atalay’ın beyanlarını kabul etmiyorum. Benim Cengiz Çallı’nın savcılık rolü üzerinden herhangi bir kişisel veri niteliğindeki bilgiyi sorgulamam söz konusu olamaz. Bunlar aynı elden çıkan menfaat karşılığı verilen, gizli bir elce organize edilen kumpas amacıyla yönlendirilmiş beyanlardır. Hangi şahıs hakkında sorgulama yaptığıma dair net bir beyanda bulunulmamıştır. Bir avukat zaten vekalet sunmadan da istediği dosyayı inceleyebilir. Bunlar soyut beyanlardır.”

Rezan Epözdemir’in Cengiz Çallı ile birlikte birden fazla kez tatile gittiğine, tespitlere göre tatil ücretlerinin tamamının Rezan Epözdemir tarafından ödendiğine, yine Rezan Epözdemir ile Cengiz Çallı’nın sık sık lüks restoranlara gittiklerine bu yemek ücretlerinin de tamamının Rezan Epözdemir tarafından ödendiğine dair tutarlı beyanlar bulunduğu, arama neticesinde ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede de tatil ücretlerinin Rezan Epözdemir’e fatura edildiğine dair maillere ulaşılması da soruldu.

Epözdemir, bunun üzerine “Cengiz ile bir tatile gidip gitmediğimi hatırlamamakla birlikte dijital materyallerde çıkan Cengiz ÇALLI’nın tatil ücretlerinin bana fatura edildiğine dair belgeleri görmedim ve bu deliller yetki sebebiyle hukuksuz delildir. Bu nedenle bu soru hakkında söyleyeceğim başka bir şey yoktur” dedi.

a Cengiz ÇALLI adına verilen koruma kararı kapsamında iki araçlık şerh hakkının birinin şüpheli Rezan tarafından kullanıldığı iddiasına ilişkin yapılan araştırmada şüpheli Rezan Epözdemir adına kayıtlı aracın 12 Haziran 2019 – 05 Kasım 2021 tarihleri arasında Cengiz Çallı’ya verilen koruma kararı kapsamında şerh edildiğine dair tespit soruldu.

‘CENGİZ’İN ARACINDA BİR PROBLEM OLDUĞU İÇİN VERMİŞTİM’

“Cengiz Çallı adına verilen koruma kararı kapsamında iki araçlık şerh hakkının birinin şüpheli Rezan tarafından kullanıldığı iddiasına ilişkin yapılan araştırmada şüpheli Rezan Epözdemir adına kayıtlı aracın 12 Haziran 2019 – 05 Kasım 2021 tarihleri arasında Cengiz Çallı’ya verilen koruma kararı kapsamında şerh edildiğine” dair tespit soruldu.

Epözdemir, bunun üzerine ifadesini şöyle noktaladı:

“Üzerinden zaman geçtiği için tam olarak hatırlamamakla birlikte ya Cengiz’in eşinin kullanımı için ya da Cengiz’in aracında bir problem olduğu için ivazlı tahsis şeklinde kendisine vermiştim. Bu zaman diliminde önemli bir kısımda aracı kendisi kullanmıştır.  Son olarak söyleyeceklerim şunlardır. Birinci olarak dosyanın yukarıda sebebini izah ettiğim üzere ivedilikle HSK’ya gönderilmesi gerekmektedir. İkinci olarak hukuksuz delil kısmına tekrar dikkat çekmek istiyorum. Elde edilen delillerin tamamı hukuksuzdur. Bu deliller ile başlatılan soruşturmalar da hukuksuzdur.Meskur delillerin tarafımıza iade edilmesini talep ediyorum. Ayrıca varsa hukuksuz deliller ile başlatılan diğer soruşturmaların da sona erdirilmesi gerekmektedir. CMK 141 uyarınca bu soruşturmaları yürüten makamların da rucuen tazminat sorumluluğu olduğunu hatırlatmak isterim. Benim olay tarihi itibariyle delil karartma ve mevcut pozisyonum itibariyle kaçma şüphem yoktur. Aynı madde uyarınca açıkça yetkisiz adli kontrol ve arama işlemi sebebiyle tazminat hakkımı saklı tutuyorum. Oğlumun Londra’da dil eğitimi vardır. Soruşturma tarihinden çok önce olan 23 Temmuz tarihinde Londra biletleri gidiş dönüş şeklinde alınmıştır. Mevcut adli kontrolün daha fazla hak kaybı olmaması adına evveliyetle kaldırılması ve açıkladığım sebeplerle herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmaksızın serbest bırakılmayı talep ediyorum. Uçak rezervasyonlarına ilişkin belgeleri de dosyaya sunuyorum. Aleyhimde beyanda bulunan şahıslar hakkında TCK’nın 267. Maddesi uyarınca iftira suçundan resen soruşturma başlatılmasını talep ediyorum.”

‘CHP’Lİ GÜRSEL TEKİN’İN RİCASI ÜZERİNE KATILDIM’

Epözdemir’in ‘terör’ soruşturması kapsamında savcılığa verdiği ifade de ortaya çıktı.

Basında yer alan, Mossad ve CIA ajanıyla birlikte görüldüğü fotoğraf hakkındaki soruyu cevaplayan Epözdemir, “Orada hatırlamamakla birlikte onlara göre çok az bir süre kaldık. Hatta fotoğrafa bakıldığında tabağımın boş olduğu da görülecektir. Tam hatırlamamakla birlikte daha önce de belirttiğim gibi yaklaşık yarım saat, 45 dakika, belki 1 saat kadar oturduk, sonra da kalktık. Erken kalktığımıza eminim. CHP Genel Sekreter sıfatıyla Gürsel Tekin’in ricası üzerine katılmak durumunda kaldım. Masada neler konuşulduğunu duymadım, zaten benden uzakta konuşuldu her şey” dedi.

‘MASADAN KALKTIKTAN SONRA ARKADAŞIMI GÖRDÜM’

Epözdemir’in cevabı üzerine HTS kayıtlarını gösteren savcılık, mekanda beyan ettiğinden daha fazla kaldığının tespit edildiğini belirtti.

Epözdemir bu soruyu ise, “Ben söz konusu masadan söylediğim zaman diliminden kalktıktan sonra aynı mekanda meslektaşım olan, aynı zamanda ağabeyim olarak gördüğüm F.E.Y.’nin de orada olduğunu gördüm. Onların masasına gittiğimi de hatırlıyorum. Bu sebeple o saate kadar baz vermiş olabilirim” dedi.

ÇAKARLI ARACI

Epözdemir’e Cengiz Çallı adına verilen koruma kararına kapsamında iki şerh hakkının kendisi tarafından kullanıldığı soruldu.

Epözdemir, “Üzerinden zaman geçtiği için tam olarak hatırlamıyorum” dedi.

İlişkili Haber
thumbnail

Rezan Epözdemir’in 35 milyonluk aracına el konuldu

Haberi görüntüle

NE OLMUŞTU?

Avukat Rezan Epözdemir, “rüşvet”, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım”, “siyasal ve askeri casusluk” suçlarından yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı.

Gizlilik kararı verilen “rüşvet” soruşturması kapsamında ifadesi alınan tanık Atalay Demirbaş, Epözdemir’in rüşvet aldığı 3 farklı eylem olduğuna ilişkin iddiada bulunmuştu.

Demirbaş, Epözdemir’in vekalet ilişkisi bulunmayan 2021 yılındaki olayda, Epözdemir ile Cengiz Çallı’nın, bir tahliye işlemi karşılığında 75 bin dolarlık kısmı tahliye öncesinde, kalan 75 bin dolarlık kısmı da tahliye sonrasında olmak üzere 150 bin dolar rüşvet aldıklarını, bu rüşvetin 75 bin dolarlık kısmının Cengiz Çallı tarafından 7 Temmuz 2021’de Epözdemir’e götürüldüğünü öne sürmüştü.

Yine dosya kapsamındaki “WhatsApp” kayıtlarının da 7 Temmuz 2021’de 75 bin dolar rüşvet alındığını doğruladığı belirtilmişti.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!