ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Alaska’da gerçekleştirdiği tarihi zirve, bölgenin jeopolitik önemini yeniden gündeme taşıdı. İki liderin buluşmasıyla birlikte Alaska’nın geçmişi, hangi koşullarda Rusya’dan ABD’ye satıldığı, stratejik konumu ve günümüzdeki önemi yeniden merak konusu oldu. Zirvenin ardından kamuoyunda “Alaska nerede, kime ait, ne zaman satıldı?” soruları sıkça sorulmaya başlarken, bölgenin hem tarihi hem de coğrafi özellikleri yeniden araştırılmaya değer bulundu.
ALASKA NE ZAMAN SATILDI?
Rus Çarı I. Petro’nun 1725 yılında Vitus Bering’i Alaska kıyılarını keşfetmek üzere göndermesiyle birlikte, Rusya doğal kaynaklar bakımından zengin ve nüfus açısından seyrek olan bu bölgeye büyük bir ilgi göstermeye başladı. 1800’lerin başında Amerika Birleşik Devletleri batıya doğru genişledikçe, Amerikalılar kendilerini kısa sürede Rus kaşifler ve tüccarlarla kıyasıya bir rekabet içinde buldular.
1853’te patlak veren Kırım Savaşı, Rusya’nın askeri gücünün büyük bir kısmını savaşta kullanmasına yol açarak Alaska’yı savunmasız bırakmıştı. Bu durum, bölgede İngiliz etkisinin kısa süre içinde geri dönülemez bir şekilde artmasına neden oldu.
Rusya’nın Kırım Savaşı’ndaki yenilgisi, Alaska’daki İngiliz varlığını daha da güçlendirdi. Bu gelişmelerin ardından Rusya, Pasifik’teki en büyük rakibi olan Büyük Britanya’nın planlarını dengelemek amacıyla, 1859 yılında Alaska’yı Amerika Birleşik Devletleri’ne satmayı teklif etti. ABD Dışişleri Bakanı William Seward, teklifi hızla değerlendirdi ve 30 Mart 1867’de Washington’da Rus Bakanı Edouard de Stoeckl’in sunduğu Alaska’yı 7,2 milyon dolara satın alma önerisini kabul etti.
Anlaşma 9 Nisan’da Senato tarafından onaylandı ve Başkan Andrew Johnson tarafından 28 Mayıs’ta imzalanarak resmileştirildi. Alaska, 18 Ekim 1867’de resmen Amerika Birleşik Devletleri’ne devredildi. Bu satın alma, Rusya’nın Kuzey Amerika’daki varlığını sona erdirirken, ABD’nin Pasifik’in kuzey kıyısına erişimini güvence altına aldı.
ALASKA NEREDE, HANGİ ÜLKEYE AİT?
Kuzey Amerika’da konumlanan Alaska, ABD’nin hem en kuzey hem de en batı eyaleti olarak öne çıkıyor. Ayrıca Aleut Adaları’nın Doğu Yarımküre’ye uzanan kısmı sayesinde eyalet, ABD topraklarının en doğu boylamına da ulaşıyor.
Yarı özerk bir bölge özelliği taşıyan Alaska, doğuda Kanada’nın British Columbia ve Yukon bölgeleriyle komşudur. Batıda ise Bering Boğazı üzerinden Rusya Federasyonu’na bağlı Chukotka Otonom Okrugu ile deniz sınırı bulunuyor. Kuzeyinde Arktik Okyanusu’na bağlı Chukchi ve Beaufort Denizleri, güney ve güneybatısında ise Pasifik Okyanusu yer alıyor.
ALASKA’NIN NÜFUSU NE KADAR?
Toplam yüzölçümü 1.717.856 km² olan Alaska, yüzölçümü açısından ABD’nin en geniş eyaleti. Teksas, Kaliforniya ve Montana’nın toplam alanından daha büyük bir araziye sahip olan Alaska, dünya genelinde alt bölgesel ölçekte yedinci sırada bulunuyor.
Alaska, nüfus açısından ABD’de en az yoğun üçüncü eyalet konumunda. 60. paralelin kuzeyinde yer alan bu geniş topraklar, kıta ülkesinin en kalabalık bölgelerinden birisi ve 2020 nüfus sayımına göre eyalette 736.081 kişi yaşıyor. Bu rakam, Kuzey Kanada ve Grönland’ın toplam nüfusunun yaklaşık dört katına denk geliyor.
Eyaletin başkenti Juneau, yüzölçümü açısından ABD’nin ikinci büyük şehri konumunda. Alaska nüfusunun yaklaşık yarısı ise Anchorage metropol alanında yaşıyor.
ALASKA’NIN İKLİMİ NASILDIR?
Alaska’da iklim kıyı, iç ve kuzey bölgelerine göre değişiyor. Kuzeyde sert kutup soğuğu, iç kesimlerde karasal iklim, güneyde ise ılıman ve yağışlı okyanus iklimi hâkimdir.
ALASKA’NIN STRATEJİK ÖNEMİ
Alaska, sahip olduğu zengin doğal kaynaklar, stratejik konumu ve yerli kültürel çeşitliliğiyle ABD’nin özel bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Petrol, gaz ve mineraller açısından büyük potansiyele sahip olan eyalet, balıkçılık ve diğer doğal kaynaklarla da ekonomik olarak değer taşıyor. Alaska’nın zengin doğal kaynakları, eyaletin nüfusunun görece az olmasına rağmen kişi başına düşen gelirin yüksek olmasını sağlıyor. Ekonomi büyük ölçüde ticari balıkçılık ile doğal gaz ve petrol çıkarımına dayandığından bu sektörler eyaletin gelir kaynaklarının temelini oluşturuyor.
Coğrafi olarak Rusya’ya yakın konumu, tarih boyunca Alaska’yı hem askeri hem de ticari açıdan kritik bir bölge haline getirdi. Buna ek olarak, farklı yerli toplulukların barındırdığı zengin kültürel miras, eyaletin yalnızca ekonomik ve stratejik değil, kültürel açıdan da eşsiz bir öneme sahip olmasını sağlıyor.
ALASKA’NIN NEYİ MEŞHUR?

Alaska; doğal güzellikleri, vahşi yaşamı ve zengin doğal kaynaklarıyla meşhurdur. İşte öne çıkan bazı özellikleri:
• Doğal Güzellikler ve Milli Parklar: Denali Ulusal Parkı, buzulları, dağları ve geniş ormanlarıyla ünlüdür.
• Vahşi Yaşam: Ayılar, kurtlar, karibu ve balinalar gibi birçok tür Alaska’da doğal ortamında gözlemlenebilir.
• Buzullar ve Dağlar: Dünyanın en büyük buzullarından bazıları ve Kuzey Amerika’nın en yüksek dağı Denali burada bulunur.
• Balıkçılık: Somon ve diğer deniz ürünleri açısından önemli bir ticari balıkçılık merkezidir.
• Kültürel Çeşitlilik: Aleut, Inuit ve diğer yerli halkların zengin kültürel mirası mevcuttur.
• Kuzey Işıkları (Aurora Borealis): Kış aylarında gökyüzünde muhteşem ışık gösterileri görülür.
ALASKA’DA 6 AY GECE 6 AY GÜNDÜZ MÜ?

Alaska’da bazı bölgelerde yılın belirli dönemlerinde yaklaşık altı ay gündüz, altı ay ise gece yaşanır gibi bir durum söz konusu olur, ama bu tüm eyalet için geçerli değil.
Alaska’nın kuzey ucundaki Barrow (Utqiaġvik) gibi şehirlerde, yaz aylarında güneş birkaç ay boyunca batmıyor ve sürekli gündüz yaşanıyor. Bu durum, gece yarısı güneşi olarak ifade ediliyor. Kış mevsiminde ise güneş birkaç ay boyunca doğmuyor ve kutup gecesi olarak adlandırılan daimi karanlık hâkim oluyor.
Eyaletin güney ve orta kesimlerinde ise bu ekstrem gündüz/gece süreleri görülmüyor. Yalnızca yaz ve kış günlerinin uzunluğu belirgin şekilde değişiyor.