Genel Kurul, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı.
Kurtulmuş, yapılan elektronik yoklamada toplantı yeter sayısının bulunduğunu belirterek, konuya ilişkin TBMM Başkanlığının olağanüstü toplantı çağrı tezkeresini okuttu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“İsrail, Gazze’yi işgal harekatını genişletme kararı alarak insanlık suçlarını sürdürmeye devam etmektedir. Kelimelerin yetersiz kaldığı bir noktadayız. 70 bine yakın insan katledilmiştir. Daha birkaç gün önce hastane saldırılarında onlarca masum insan dünyanın gözü önünde katledilmiştir. Gazze’de sağlık hizmetleri verilemez hale gelmiştir. Gıda konvoyları bile siyonist barbarlarca ölüm tuzaklarına dönüşmüştür. Gazze halkı bilerek açlığa ve kıtlığa mahkum edildi. İsrail derhal ateşkesi kabul etmeli, silahlı güçleri geri çekmeli.
Gazze’ye BM’ye ait güç gönderilmeli. Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması lazım.
İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki her eylemi uluslararası hukukun ihlalidir, savaş suçudur, soykırımdır. Netanyahu ve çetesine dünyanın her köşesinde halkların tepkisi artmaktadır. Bazı batılı ülkeler gelecek ay Filistin’i tanıma kararı aldı. Asya ve Afrika ve Latin Amerika devletleri bu konuda öncü roldedir. İsrail’e ABD’de verilen destek de her geçen gün azalmaktadır.

‘İSRAİL’İN TÜM ULUSLARARASI ÜYELİKLERİ ASKIYA ALINSIN’
Gözlerimizin önünde bir halk katlediliyor. Açlıktan ölüme mahkum ediliyor. Somut adımların acilen atılmasını, İsrail soykırım politikalarından dönene kadar BM dahil uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerinin askıya alınmasını teklif ediyorum.
Bu olağanüstü toplantımız bu tarihi sorumluluğumuzun gereğidir. Filistin davası bizim için milli bir davadır. Özgür ve egemen Filistin devletinin kurulmasını sağlayana kadar bu mücadeleye destek olacağımıza söz veriyorum.”

DIŞİŞLERİ BAKANI FİDAN: BÖYLE BİR PLAN BİZİM NEZDİMİZDE HÜKÜMSÜZDÜR
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM’deki Gazze gündemli oturumda Genel Kurul’a hitap etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz yıl İsrail’in izlediği stratejisinin yalnızca Gazze’yle sınırlı kalmayacağını, bölgenin geneline yayılacak bir ateş dalgası yaratacağını ifade etmiştim. Ne yazık ki bugün öngörülerin maalesef birer birer gerçekleştiğini üzülerek görmekteyiz. Gazze’de soykırım daha da derinleşmiş, İran-İsrail gerginlik 12 günlük bir savaşa dönüşmüş, İsrail’in saldıganlığı Lübnan’a ve Suriye’ye sıçramış, Doğu Kudüs’teki kutsal mekanlara ve özellikle Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlar giderek artmıştır.

İsrail iki yıldır Gazze’de soykırım suçu işleyerek dünyanın gözü önünde temel insani değerleri hiçe saymaktadır. Türk milleti, zulme maruz kalan Filistin halkının acısını yoğun şekilde hissetmektedir.
Filistin halkının Gazze’den tehcirini öngören plana karşıyız. Kim tarafından sunulursa sunulsun, böyle bir plan bizim için hükümsüzdür.
Kalıcı bir ateşkesi teminen Katar ve Mısır ile temaslarımız devam etmekte. İsrail Gazze’de hiçbir meşru Filistin yönetimi istememekte. İsrail yardımların dağıtımını engelliyor. Açlığı silah olarak kullanıyor. Bu bir doğal afet değildir. İsrail’in devlet terörü sürmektedir.
İsrail-İran arasındaki gerilim ise tüm bölge için risk teşkil etmektedir.

‘İSRAİL’LE TİCARETİMİZİ TAMAMEN KESTİK’
“İsrail’le ticaretimizi tamamen kestik. Türk gemilerinin İsrail limanlarına gitmesine izin vermiyoruz. (İsrail) Uçaklarının ise hava sahamıza girmesine izin vermiyoruz. İsrail’le tüm ticari ilişkileri kesen başka ülke yok.
Gazze’deki acı tabloya rağmen zulme karşı duruşumuz sayesinde batılı ülkeler iki devletli çözümü benimsemeye başlamıştır. İngiltere ve Fransa’nın aralarında olduğu ülkeler Filistin devletini tanıma kararını duyurmuşlardır. Gayretlerimiz sayesinde İsrail’in sahte meşruiyet zemini çökmüştür. Yaşanan vahşetin büyüklüğü karşısında maske düşmüştür. Batı vicdan muhasebesine mecbur kalmıştır. İspanya, İrlanda gibi ülkelerle temasımızı sürdürüyoruz.

İsrail’in işlediği suçların cezasız kalmamasına önem atfediyoruz. İsrail’in nihai hedefi Gazze’yi yaşanamaz hale getirmek. Gazzelilerin bölgeden ayrılması hedeflenmektedir.
İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin’de pervasız saldırılarına devam etmesine izin verilirse bu sadece Filistinlilerle kalmaz bütün bölgeyi ateşe atar.

‘GAZZE’DE İŞLENEN VAHŞET İNSANLIK TARİHİN EN KARANLIK SAYFALARINDAN BİRİ’
Bölgemizde kimsenin burnunun kanamasını istemiyoruz. İsrail bu vizyonun önünde en büyük engel haline gelmiştir. Büyük İsrail hayali bölgesel felakettir. Netanyahu hükümeti dizginlenmediği sürece Ortadoğu huzur bulmayacaktır. Ortadoğu barış ve güvenliğinin temelinde Filistin-İsrail meselesi yatmaktadır. İki devletli çözüm tek yoldur.
Gazze’de işlenen vahşet insanlık tarihin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçmiştir.
Belki bu kan hemen durmayacak. Ama (Filistinlilerin İsrail’e karşı) bu direniş tarihin akışını değiştirecek, ezilenlerin sembolü olacak, çürümüş bir düzenin taşlarını yerinden oynatacaktır.
Her zalim nihayetinde kendi sonunu hazırlar. Türkiye olarak yol gösteren kutup yıldızı olmayı sürdüreceğiz.”

CHP Genel Başkanı Özel, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, 8 Ekim 2023’ten bu yana 691 gün geçtiğini belirterek, “İsrail 691 gündür Filistin’de katliam yapıyor, soykırım yapıyor. Bugüne kadar yarıdan fazlası kadın ve çocuk olmak üzere 70 bin masum insanı öldürdü. Filistin’deki sorunun tarihi 20. asrın başlarına uzanmaktadır. Yıllar içinde on binlerce Filistinli yurdundan edilmiştir. İsrail devleti 1948’de kurulduktan sonra da Filistin topraklarında kan ve gözyaşı durmamıştır.” ifadelerini kullandı.
CHP’nin Filistin davasını tarih boyunca savunduğunu söyleyen Özel, bu konuda ulusal ve uluslararası alanda yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Özel, Türkiye’nin İsrail’e uyguladığı yaptırımları anımsatarak, bu yaptırımlarda geç kalındığını ve bu yaptırımların yetersiz olduğunu savundu.
TRUMP TEPKİSİ
ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planı konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sessiz kaldığını hatırlatan Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Gelin, hep birlikte davranalım. Buradan teklif ediyorum ve hiçbir genel başkanımızın buna itiraz edeceğini düşünmüyorum. Sayın Erdoğan’ın başkanlığında Türkiye’deki bütün muhalefet partilerini Filistin’e destek ziyareti yapmaya davet ediyorum. Biz varız, var mısınız? Bugün bu Meclis’in çalışmalarına devam etmesi, tatile dönmemesi için bir önerge vereceğiz ve ilk işin ‘Filistin İzleme ve Destek Komisyonu’ kurulmasını teklif ediyoruz, var mısınız? İsrail ile üçüncü ülkeler üzerinden olan ticaret dahil tüm ticari ilişkilerin resmi bir genelgeyle tamamen kesilmesini öneriyoruz, var mısınız? Trump yönetimini Netanyahu’ya verdiği destekten, Netanyahu’ya ‘savaş kahramanı’ dediği için Trump’ı kınamayı teklif ediyoruz, var mısınız? Uluslararası Adalet Divanında İsrail karşıtı bütün davalara müdahil olmayı teklif ediyoruz. İsrail’e karşı açılacak tüm davalarda Türkiye’yi taraf olmaya davet ediyoruz. Filistin’de işlenen savaş suçları ve insan hakkı ihlallerini belgeleyen her kuruluşa diplomatik ve lojistik destek verilmesini teklif ediyoruz. Birleşmiş Milletlerin İsrail’e ambargo uygulamasını ve Birleşmiş Milletler Barış Gücünün soykırıma müdahale etmesi çağrısını resmi olarak yapmanızı bekliyoruz, var mısınız?”
‘UTANDIĞIMIZ İÇİN BURADAYIZ’
CHP Genel Başkanı Özel, Kanada, Singapur, Belçika, Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya ve Endonezya’nın Filistin’e havadan yardım ulaştırdığını anlatarak, Türkiye’nin bu şekilde yardım götürmediğini ileri sürdü.
Siyaseti “siyaset” olsun diye yapmadıklarını dile getiren Özel, “Siyaseti söz olsun diye de yapmıyoruz, siyaseti gerçekten hissettiğimiz için yapıyoruz, gerçekten utandığımız için bugün buradayız. Bu Meclis tatildeyken Filistin’de bu mezalim sürüyorsa bu Meclis tatilde olamaz. Bu ülkede çocuklar hal böyleyken, bu ülkede millet açken, işsizken milletin vekili tatilde değil, Meclis’te olmalıdır ve bundan sonra, sadece şunu söylüyorum büyük bir samimiyetle Sayın Bakan, bunu yaptığınız takdirde bundan sonra eleştiri değil, övgü alacaksınız emin olun sadece bizden değil, bütün partilerden.” şeklinde konuştu.
FİDAN’IN SÖZLERİNİ ELEŞTİRDİ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın TBMM Genel Kuruluna yaptığı bilgilendirmeyi eleştiren Özel, “Ben sizin konuşmanızı dinledim, Netanyahu’nun danışmanı kulağıyla dinledim. Gitti, dedi ki ‘bir şey yok, çok çok bir ortak bildiri yayınlarlar, bizi kınarlar, bir iki satır bir şey yazarlar, sonra giderler, risk yok.’ Netanyahu rahatladı. Konuşmanızda durum tespiti dışında bir şey yoktu, kaygı verecek bir şey yoktu.” ifadesini kullandı.
Özel, Büyük Taarruz’da, Kurtuluş Savaşı’nda ve Filistin’de hayatını kaybedenleri anarak, “Bu Meclis’in tarihi oturumlarından bir tanesini yaptık. Bugün verilecek karar tarihi bir karardır. Tarihin doğru tarafında yer almanızı, 1 Mart tezkeresiyle övünen 98 AKP’li milletvekili gibi tarihin doğru tarafında yer almanızı bekliyorum. Bu konuda her birinizin vicdanına inanıyorum, güveniyorum.” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına ilişkin, “21. yüzyılın dünyasında, hangi dinden, milletten, görüşten, kimlikten olursak olalım, yaşananları engelleyemeyen tüm insanlık suçludur ve tarihin utanç sayfaları hiçbir kuşkuya yer yoktur ki onları yazacaktır.” dedi. Dervişoğlu, konuşmasında bugün sadece Gazze’yi, ölen çocukları, susan dünyayı ve İsrail’in zulmünü değil, insanlığın vicdanını, o zulme ortak olan sessizliği de konuştuklarını belirtti. Gazze’de yaşananları “vicdansızlık, ahlaksızlık, barbarlık, canavarlık, katliam, soykırım, trajedi” gibi kelimelerle tanımlamak ve bununla yetinmenin hiç kimseyi sorumluluktan kurtarmadığını ifade eden Dervişoğlu, “21. yüzyılın dünyasında, hangi dinden, milletten, görüşten, kimlikten olursak olalım, yaşananları engelleyemeyen tüm insanlık suçludur ve tarihin utanç sayfaları hiçbir kuşkuya yer yoktur ki onları yazacaktır.” diye konuştu.
7 Ekim 2023’ten beri TBMM’nin Gazze’de yaşananları tam yedi defa kınadığını, bugün aynı vesileyle 8. defa bir araya geldiklerini dile getiren Dervişoğlu, Gazze’de 62 binin üzerinde can kaybının yaşandığına, 300’den fazla insanın açlıktan öldüğüne dikkati çekti. Gazze ve Filistin konusunun diplomatik, siyasi, tarihi ve insani açıdan birçok katmana sahip bir mesele olduğunu ifade eden Dervişoğlu, “2011 yılından beri, Suriye’de Nazi hayat sahası misali günbegün genişleyen İsrail’dir. Bugün Suriye’nin başkenti Şam’ı basit bir topun menzilinden tehdit eden İsrail’dir. Canı istediği gibi nokta operasyonları düzenleyen yine İsrail’dir.” dedi. Hükümetin politikalarını eleştiren Dervişoğlu, Filistin ve Gazze meselesinin iç siyasetin malzemesi yapıldığını ileri sürdü. “Siyasi rant devşirmeye kalkışılarak konunun çözülmeyeceğini” belirten Dervişoğlu, Filistin ve Gazze’de yaşananların, yıllar önce dünyaya ilan edilen karanlık projenin sonucu olduğunu belirtti.
Dervişoğlu, “Bu projelerin amacı İsrail’e bir güvenlik kuşağı oluşturmak için çevresinde bölünmüş, zayıflatılmış, istikrarsız hale getirilmiş ülkeler yaratmaktır. Irak böyle parçalanmıştır. Suriye böyle felç edilmiştir. Libya böyle yıkılmıştır. Bugün Filistin de böyle yok edilmektedir. Aslına bakarsanız, Sevr’den Büyük Orta Doğu Projesi’ne uzanan stratejilerin sonuçlarıdır bunlar.” değerlendirmesinde bulundu. TBMM’de kurulan bölücü açılım komisyonunu eleştiren Dervişoğlu, “Bu coğrafyada bin yıllık varlığımızı sürdürmemizin yegane dayanağının milli kimliğimiz olduğunu bile bile, onu aşındırmak için vatandaşlık tanımı üzerinden tartışılmazlarımızı tartışma masasına yatırmak isteyenler var. Bunları unutmadığımızı ve unutmayacağımızı bilin istiyorum. Bu meşum zihniyetle Türkiye’ye birlik, dayanışma ve demokrasi getirileceğini zannetmek ne büyük bir aymazlıktır.” ifadelerini kullandı.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Bülent Kaya, “Bugün artık kıtlıkla karşı karşıyaysak demek ki atılan adımlar etkili bir sonuç doğurmadı. Başarının tek bir ölçütü vardır, İsrail’in işgaline son vermek, Gazzelilerin üzerindeki ambargoyu kaldırmaktır.” dedi.
Kaya, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında 62 binden fazla insanın hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 160 bine yaklaştığını anımsattı.
İsrail ve ABD tarafından organize edilen yardım operasyonlarını eleştiren Kaya, bu organizasyonların propagandadan öte bir anlam taşımadığını söyledi. Kaya, “Dağıtım merkezleri çevresinde yüzlerce insan şehit oldu, insani koridor yalanıyla oyalanan Gazze ise bir açık hava hapishanesine dönüştü. 2 milyon insan kıtlık ve ölümle karşı karşıya bırakılmış durumda.” diye konuştu.
Bir halk yok olduktan sonra vicdanı soğutma faaliyeti.
Halkın bu faaliyetlere karnı tok.