1. Haberler
  2. Analiz
  3. Zafere doğru Kanlı Köprü ile taçlanan gün: 29 Ağustos

Zafere doğru Kanlı Köprü ile taçlanan gün: 29 Ağustos

featured

Jale Ak Altunel yazdı…

26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruzdan bir gün sonra Türk ordusu Afyon’a girmiş, Başkomutan Mustafa Kemal de 28 Ağustos’ta karargâhını Afyon’a taşımıştı. Başkomutan, o günlere ait anılarını şöyle anlatır:

“29/30 Ağustos gecesi sabaha karşı Garp Cephesi Harekât Şubesi Müdürü Tevfik Bey (Bıyıklıoğlu), âdet üzere o saate kadar çeşitli karargâhlardan ve her taraftan gelen raporlara göre harita üzerinden tespit ve işaret ettiği genel durumu Cephe Komutanı İsmet Paşa’ya (İnönü) göstermiş, o da ‘Derhal Paşa’ya göster!’ emriyle Tevfik Bey’i yanıma göndermişti.

Afyonkarahisar’da Belediye Dairesi’nde bana ayrılan odada yatmakta idim. Beni uyandıran Tevfik Bey’in gösterdiği haritaya baktım. Hemen yataktan fırladım. Haritada gördüğüm şu idi ki, ordularımız, düşmanın önemli kuvvetlerini kuzeyden, güneyden, batıdan çevirmeye uygun bir durum almış bulunuyorlardı.

Şu halde, düşündüğümüz ve büyük sonucu temin edeceğini ümit eylediğimiz durumlar gerçekleşiyordu.

– Derhal Fevzi (Çakmak) ve İsmet Paşaları çağırınız, dedim.

Üçümüz toplandık. Durumu bir daha gözden geçirdik. Kesinlikle hükmettik ki, Türkün gerçek kurtuluş güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün şaşaasıyla doğacaktır.”

***

Ve bugün, Yıldırım Kemal şehitliğinde güne gözlerimizi açıp, sıkı bir kahvaltı sonrası, oradan Selkisaray, Hamur, Yayla ve Kütahya Dumlupınar yolu üzerinden Kanlı Köprüyü de ziyaret edip, Zafertepe’ye bir tırmanış gerçekleştirdik. Sürüşümüz 33km’lik kısa bir sürüş olmasına karşın, eğimi oldukça dik rampalar içeriyordu. Şikâyetçi miyiz? Hayır. Zira bisiklet ve sürüş, o kadar ikinci plânda kaldı ki. Önceliği taarruzun detaylarına ve rotanın çok özel hikâyelerine verdik.
Yarın burada Zafertepe’de 30 Ağustos anma töreni gerçekleşecek ve biz de bu törende yer alacağız, tıpkı diğer beldelerdeki ve Kocatepe’deki törenlerde bulunduğumuz gibi. Bugün buraya erkenden ulaştık ve gökyüzü Türk Yıldızlarımızın prova uçuşlarıyla inledi bir müddet. Yarınki törenin ses provaları halen ara ara sürmekte. Tören için heyecanlıyız. Rotamız aşağıdaki gibiydi:

KANLI KÖPRÜ HAKKINDA

Büyük Taarruz rotası üzerinde şu an kimseciklerin uğramadığı Kanlı Köprü mevkiine uğradık dostlar. Zaten amacımızın da bu olduğunu Osman Kutlu sık sık anımsatıyordu bize. Bilinmeyen, hatta unutturulmaya çalışılanları bizlere göstermeyi şiar edinmiş bir Komutan. 2023’te beni bu uzun ve zorlu turu yapmaya sevk eden de bu olmuştu. Güzergâhı görüp, yöre halkıyla konuşup, o dağın taşın derenin tepenin yani kısaca coğrafyanın büyüklüğünü kavrayıp Ordumuzun neler yaptığını yerinde görme isteği. İnanın bana zorluğu zahmeti çok daha iyi tahayyül ediyorsunuz görünce. Göz alabildiğince vatan, uçsuz bucaksız dağ tepe yolları. Kamp attığımız yerlerde rüyalarıma giriyordu olup bitenler. Sanki kamp attığımız yere düşman baskını olacak, bizim de her an hazır, teyakkuzda bulunmamız gerekiyormuş gibi. Hep tetik hep tedirgin uyudum rota boyunca. Dün bahsettiğim gibi sadece Yıldırım Kemal Şehitliğinde huzurlu ve sakince uyumuştum.

Kanlı Köprü, 30 Ağustos sabahı düşmanı Çalköy’de sıkıştırma ve çembere alma harekâtından sonra akşam 18.00 suları Mehmetçiğin düşmanı süngü savaşına zorladığı bir yer. Gerek düşmanın imhası gerekse esir edilmesiyle sonuçlanmıştır ve düşmana pek çok zayiat verdirmiştir. Birkaç bin asker zaten korku ve panik haldeyken, üstelik de Türk Askeri şahlanmışken düşmanın kaybı çok büyük olmuştur bu mevkide. Öyle ki günlerce köprünün altından akan suyun kırmızı renkte aktığı söyleniyor. Ama bu kez akan kan bizim değildi. Yani bizim galibiyetimizle sonuçlanmış, bizim için acı hatırası olmayan bir yer Kanlı Köprü. Orada bizim çok az şehidimiz vardır. Birkaç şehit ve az sayıda yaralı. Allah rahmet eylesin nur içinde yatsınlar.

Bisiklet, Büyük Taarruz rotasını iyice kavramak için biçilmiş kaftan bir araç. Çünkü arabayla gittiğinizde pek çok şeyi kaçırıyorsunuz. Mesafe kısalıyormuş gibi oluyor ve olayın ruhundan kopabiliyorsunuz. Zaferle taçlanmış olan Kanlı Köprü Mevkiini görmenizi isterim.

O dönemi anlatan bazı edebi eserlerde Kanlı Köprü, Kanlı Dere gibi ele alınmış burası. Günlerce kırmızı kan aktığı için biliniyor. Yine Kanlı Sırt, Kızıl Taş Vadisi gibi ad alan bazı bölgeler de mevcut. Ama oralara ve Kanlı Köprü Mevkiine, ne bir yol ne bir iz ne de bir tabela var. Sanki gizleniyormuş gibi bir durumda buralar. Bisikletle gitmek bu yüzden elverişli. Hiçbir ayrıntıyı kaçırmıyorsunuz. Büyük Taarruz rotasındaki bu özel yerlerin Açıkhava müzesi gibi tabelaları, yolu izi olması gerekir. Aşağıdaki fotoğraf bu köprü üzerinde çekildi:

Rotamız üzerinde Selkisaray’daki anıt ağaçlar da görülmeye değerdir. Ağaçlı yola girdiğinizde tüm ihtişamlarıyla size kucak açar bu ağaçlar. Bu kutlu taarruzu yaşamış görmüşler. Onlar bizi biz onları kucaklarız oradan her geçtiğimizde:

29 Ağustos günü, başarıların ve hataların bir arada yaşandığı kritik bir gün. 2. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa, düşmanın çekilmesi konusunda ikna olmuşsa da, yavaş hareket etmeye devam etti. 61. Tümen Altıntaş-Kurtköy hattına kadar geldi ve yerleşti. Allıören’e doğru ilerleyerek düşmanı çevirmesi yönünde verilen emre uymadı.

Süvari Kolordusu dağılan birliklerini toparlamaya çalışsa da Tümenleri çok zayiat vermiş ve yorulmuşlardı. Altıntaş bölgesinde birliklerini toparlayıp dinlendirdi. 14. Süvari Tümeniyle birlikte Çal Köyü’ne doğru çekilmekte olan düşman birliğine taarruza gitti.

ŞEKİP EFENDİ ŞEHİTLİĞİ

Harputlu Şekip Efendi 1886 doğumludur. 1909’da Teğmen olarak Harp Okulu’ndan mezun olmuş. Balkan Savaşlarına, 1. Dünya Savaşı’na ve Milli Mücadele’ye katılmıştır. Erzurum, Erzincan, Kafkas, Filistin ve Sina cephelerinde savaşmış, başından beri de Milli Mücadele içindedir.

Büyük Taarruzda 14. Süvari Tümeni 3. Alay 2. Bölük Komutanıdır. Kolordu Komutanı’nın emri üzerine 14. Tümen, Çalköy Kuzeydoğu yamaçlarına doğru ilerler. Ancak cephane azlığı nedeniyle rastladığı düşmana taarruz edemez. Sadece Şekip Efendi’nin 2. Bölüğünü öncü olarak gönderir. Düşman bizden de kötü durumdadır.

Şekip Efendi düşmana taarruz eder. Düşman birliği fazla bir direnç gösteremeden teslim olmaya başlar. Yaklaşık 1000 kadar esir alınır. O sırada topçu ateşine maruz kalan bölükten Bölük Komutanı Şekip Efendi ve birkaç er şehit olur. Çıkan karışıklıkta esirler kaçar. Havanın da kararmasıyla 2. Bölük geri çekilir.

Şekip Efendi’nin Şehitliğini Büyük Taarruz bisikletçileri her yıl mutlaka ziyaret eder:

Bugün taarruzun dördüncü günü ve tarihte bugün İngilizler Türk ordusunun taarruzundan ancak haberdar olmuşlar dostlar. İletişimin nasıl kesildiğini, bu harekâtın nasıl bir gizlilikte yürütüldüğünü varın siz düşünün.

29 Ağustos’a dair Reşat (Çiğiltepe) Albay’ın 57. Tümeni Toklusivrisi’ni ele geçirerek Kaplangı Dağı’na ilerleyişi çok epiktir. Bugün bu bahsettiğim rota ve bölgede tam bir kaçma kovalama ve yarma operasyonlarıyla geçiyor. Düşmanın yıldığı bir gün olmalı. Ne yapsalar da olmamış. Düşmanın moral çöküntüsünü, bizim ordumuzun coşkusunu tahmin edebilmek zor değil.

Bugün Zafertepe’deyiz:

Kaynak1: Kurtuluş yolunda adım adım Büyük Taarruz / Osman Kutlu
Kaynak2: Strava kayıtları: Barış Yahşi

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!