Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2021–2024 yılları arasında düzenlenen konserlere ilişkin harcamalarda “kamu zararına yol açıldığı” iddiaları üzerine soruşturma başlattı.
Başsavcılık açıklamasına göre, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği’nin tevdii raporu, MASAK ve Sayıştay incelemeleri ile bilirkişi raporları doğrultusunda, 32 konser hizmet alımında idarenin 154 milyon 453 bin 221 lira 60 kuruş zarara uğratıldığı tespit edildi.
Soruşturma kapsamında “görevi kötüye kullanma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından aralarında belediye görevlilerinin de olduğu 13 kişi gözaltına alındı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2021-2024 yılları arasında düzenlenen konserlere yönelik yapılan harcamaların kamu zararına sebebiyet verdiği iddialarına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında;
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından düzenlenen tevdii raporu, MASAK incelemesi, Sayıştay incelemesi, bilirkişi raporlarına göre 32 adet konser hizmet alımında idarenin 154.453.221,60 TL zarara uğratıldığı tespit edilmiştir.
Soruşturma kapsamında şüpheliler; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eski Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı H. A. B, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili / Eski Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkan Vekili H. E., Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eski Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkan Vekili H. Z, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili A. A. Ç, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili C. A, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili K. B, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon San. Tic. Ltd. Şti sahibi O. E, Universe Production Organizasyon San. Tic. Ltd. Şti. sahibi S. E, Festiva ve Enfest Organizasyon Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ortakları K. A ve S. Ç, Gurudan Turizm Danışmanlık Organizasyon Reklam San. Tic. A.Ş ortağı A. A, Yalınayak Gıda Organizasyon Turizm. San. Tic. Ltd. Şti. ortakları E. D ve L. E hakkında Görevi Kötüye Kullanma ve İhaleye Fesat Karıştırma suçlarından 23.09.2025 tarihinden itibaren eş zamanlı olarak gözaltına alınmalarına karar verilmiş ve şüphelilerin tamamı gözaltına alınmıştır.
Şüphelilerin yakalanmasına ve Cumhuriyet Başsavcılığımıza sevklerine yönelik işlemlere Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce devam edilmektedir.”
CHP’DEN TEPKİLER GELDİ
Yürütülen soruşturma ve gözaltılara ilişkin açıklamalar geldi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, SÖZCÜ TV yayınında soruşturmaya tepki gösterdi.
Başarır, açıklamasında şunları kaydetti:
“2021-2024 yılı arasında belediye tüm açıklamaları ortaya koymuştur. Bugün hiçbir vatandaş kendi parasıyla konser dinleyemiyor. Biz bunu sağladığımız için bundan çok rahatsızlar. Ankara soruşturmalarının ayrı bir yeri var benim için. Melih Gökçek’in tüm yolsuzlukları ortaya konmuşken tek bir gözaltı yok. Eğer biraz utanmanız varsa Melih Gökçek’i bir dakika oturtmazsınız. Gece 12’den sonra herkese hakaret etmeye başlıyor Melih Gökçek. Ona soruşturma yok ama hesabı verilen 32 konsere var. Sanatçıların aldığı ücret belli ama soruşturma var. Toplum da kabullenmiyor bunları zaten.”
‘ADI HUKUK DEĞİL’
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş, bugün düzenlenen operasyona dair iddialar ortaya atıldığından beri kamuoyuna kapsamlı bilgilendirme yaptı; iç denetim ve idari incelemeleri başlattı; kalem kalem harcamaları açıkladı ve kendi eliyle savcılığa da başvuru yaptı. Yani ‘saklama-kaçırma’ değil, ‘şeffaflık ve denetim’ dedi.
Veremeyecek hesabı olmayan bir başkanın özgüveni ve kararlılığı ile ne gerekiyorsa yaptı. ‘Herkes soruşturulsun; ama hukuk, herkese aynı anda ve aynı ölçüde uygulansın’ çağrısı yaptı. CHP’li belediyeler her gün soruşturmalara, gözaltılara muhatap olurken; ‘parsel parsel’ satışların göbeğindeki Melih Gökçek ise operasyonun başlamasından saatler önce, tezahürat eşliğinde olacakları önceden haber verdi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un düzenli olarak ‘Yargı bağımsız’ dediği ülkede oldu bunlar. Söz konusu şahıs Melih Gökçek, kendi partisi tarafından bile zorla istifa ettirildi, Mansur Yavaş, kendisine dair tüm dosyaları yargıya teslim etti; gelin görün ki tek bir işlem bile yapılmadı. Bir tarafta halka her kalemi açık açık anlatan bir başkan, diğer tarafta istifa ettirilen ve yarattığı kamu zararı ortadayken pişkin pişkin belediyemize yapılacak operasyonu müjdeleyen devrik başkan. Adalet, ya herkese var olur ya hiç kimseye. Bugün Ankara’da olup bitenin adı, ‘CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon’ başlığıyla servis edilecek bir siyasi koreografi olamaz. Hukuk; tweet akışlarına, ekranların ajandasına ve partilerin kampanya takvimine göre işlemez. İşliyorsa, adı hukuk değildir.”
ABB’DEN AÇIKLAMA GELDİ
Konuyla alakalı belediyeden açıklama geldi.
Açıklama şöyle:
“Konserlere yönelik yapılan harcamaların kamu zararına sebebiyet verdiği iddiaları adı altında bir takım gözaltılar olduğu kamuoyuna yansımıştır. Bu olayla ilgili daha önce 11.11.2024 tarihinde yaptığımız açıklamada olay ayrıntıları ile izah edilmiştir.
Olay derhal Belediyemiz Teftiş Kuruluna bildirilmiş, konu ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve yapılan incelemede herhangi bir usulsüzlük ve kamu zararı olmadığına dair rapor düzenlenmiştir. Daha sonra Mülkiye Müfettişleri konuyu incelemiş, ardından 9 kişi hakkında soruşturma açılmış ve 6 kişi için soruşturma izni verilmiştir. İlgililer ve savcılığın itirazı üzerine 9 kişi hakkında soruşturma izni verilmiştir. Bu arada savcılığın dosyayı bilirkişiye gönderdiğini öğrenmiş bulunuyoruz.
Normal şartlarda, halen Belediye’de görev yapan çalışanlarımız emniyete davet edilerek ifadeleri alınabilirdi. Ancak alışıldığı üzere olay farklı bir boyuta çekilmek istenmiş “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne operasyon” adı altında kamuoyuna yansıtılmıştır. Oysa bu bahse konu kişiler davet edilseler hepsi de gidip ifade verebilecek durumdadır.
Oysa daha önce kültür dairemizin tüm işlemleri Sayıştay tarafından denetlenmiş herhangi bir bulguya rastlanmamıştır Ayrıca Mülkiye Müfettişlerince 2021-2022 yılları arasında geriye doğru 10 yıllık teftiş yapılmış, ihale usulüyle ilgili herhangi bir tenkit ya da bulguya rastlanmamıştır. Dolayısıyla Kültür Dairesi ihalelerinde herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmamıştır.
Konserlerde en büyük masraf sanatçı ücretlerinden değil, sahne kurulumu ve ses sisteminden kaynaklanmaktadır. Sahnenin nasıl kurulacağı da konser alanının büyüklüğüne göre değişmektedir.
Nitekim idaremiz teftiş kurulu başkanlığı tarafından yapılan soruşturmada kamuoyuna yansıyan konserleri tahkik ettiğinde, bu çapta iş yapabilen bir başka firmadan teklif almış ve aynı çapta konser için 56 milyon TL bedel bildirilmiştir. Yapılacak yargılama sırasında muadili konserlerle ilgili özel veya Kültür Bakanlığının yaptığı Kültür Yolu festivali ve resmi kurumların gerçekleştirdiği konser bedelleri dosyaya intikal ettiğinde, kamu zararı olup olmadığı netleşecektir.
Harcama boyutlarına gelince; AK Parti döneminde 2014-2019 arasında yapılan 80 etkinliğe 33 milyon dolar harcanmış, 2019’dan itibaren 29 Ekim 2024’e kadar ise 426 etkinliğe 30 milyon dolar harcanmıştır.
Olay, kamuoyuna 154 milyon TL kamu zararı olarak yansıtılmıştır. Öncelikle belirtmek isteriz ki ABB bugüne kadar eski döneme ait yaklaşık 100 dosyada, “ihaleye fesat” ve “kamu zararı” iddiasıyla Melih Gökçek ve dönemin yetkilileri hakkında şikâyette bulunmuştur.
Bu dosyalardan:
• 55 tanesinde bilirkişi raporu alınarak takipsizlik kararı verilmiştir.
• 11 tanesinde bilirkişi raporu alınmadan takipsizlik kararı verilmiştir.
• 11 tanesinde ise iddianame düzenlenmiştir.
Ancak hiçbir dosyada adli yaptırım veya tutuklama kararı olmamıştır.
Hâlen 5 dosya derdesttir.
Bunlardan ikisi bizzat Melih Gökçek’in tarafı olduğu dosyalardır ve 5 dosya 6 yıldır hiçbir işlem yapılmadan bekletilmektedir. Beklentimiz; soruşturmaların herkese ayrıcalık tanınmadan eşit şekilde yürütülmesi ve adaletin sağlanmasıdır.
YAKIN ZAMANDA BİR BASIN TOPLANTISIYLA AÇIKLAYACAĞIMIZ üzere, yaptığımız şikâyetlerle ilgili hazırlanan bilirkişi raporlarının hep aynı kişiler tarafından yazıldığı, bu kişilerin hazırladığı raporlarla kapatılan dosyalar ve bu dosyalardaki şüphelilerin siyasi kimlikleri kamuoyu ile paylaşılacaktır. 4 bin bilirkişi arasından hep aynı kişilerin görevlendirilmesi ciddi bir sorun teşkil etmektedir.
Örneğin AK Parti İl Başkan Yardımcısına verilen teleferik ihalesinden kaynaklanan güncel zarar yaklaşık 58 milyon dolar (2,4 milyar TL) olmasına rağmen hiçbir işlem yapılmamıştır.
Yine aynı bilirkişiler; Melih Gökçek’in imzasının bulunduğu makam oluru olmasına rağmen “imzası yok” diyerek bilirkişi raporu hazırlanmış akabinde savcılıkça takipsizlik kararı verilmiştir.
Bir başka örneği de 2015’te Seymen su ile yapılan sözleşme kapsamında hiçbir hizmet alınmadan milyonlarca lira kamu zararı oluşmuştur. İlgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, dosyada 16 kez savcı değişmiş, halen iddianame düzenlenmemiştir.
Bizim beklentimiz; bekletilen bu dosyalarla ilgili soruşturmaların derhal yapılması, şahıslar hakkında gözaltı, ev araması ve tutuklama tedbirlerinin uygulanmasıdır.
Son olarak; operasyondan önce Melih Gökçek’in sosyal medya hesabından bunu duyurması bile olayın siyasi boyutunu gözler önüne sermektedir. Asıl kendisi soruşturulması gereken bu kişinin bu durumu haber vermesini de kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Saygılarımızla…”


“YAKIN ZAMANDA BİR BASIN TOPLANTISIYLA AÇIKLAYACAĞIMIZ üzere,” diye büyük harflerle bağıra çağıra yazmışlar, SEKİZ senedir aklınız neredeydi!? “Dinazorlara 800 milyon dolar harcamış” lafından başka ortada somut hiçbir şey yok.