Gezi Parkı olaylarına ilişkin yargılandığı davada menajer Ayşe Barım’ın tahliye edilmesine yapılan itiraz, bir üst mahkemece kabul edildi.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, Barım’ın “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme” suçundan yargılandığı davada tahliye edilmesine yönelik duruşma savcısının yaptığı itirazı inceledi.
İtirazı kabul eden mahkeme, Barım hakkında yeniden tutuklama kararı verdi.
HASTANEDE TEDAVİSİ POLİS EŞLİĞİNDE SÜRÜYOR
Öte yandan, Oksijen’in haberine göre; Barım’ın tekrar cezaevine girmesi beklenirken, sağlık sorunları için tedavi görmesi nedeniyle tedavisine hastanede devam edilmesine izin verildi. Amerikan Hastanesi’nde yatan Barım’ın doktorunun, planlanan tetkikler yapılmadan Barım’ın bırakılamayacağını belirtmesinin üzerine bu karar alındı.
Barım’ın hastanede yatmasının nedeni doktoru tarafından planlanan ve yapılmasının hayati önem taşıdığı Transözofageal Ekokardiyografi işlemi olduğu belirtildi. Bu işlem kısaca kalp endoskopisi olarak biliniyor. Bu işlemde kalp içeriden görüntüleniyor ve izlenecek tedavi yöntemi belirleniyor.
Barım’ın tedavisi polis nöbeti eşliğinde sürüyor.
CHP’Lİ BAŞARIR’DAN TEPKİ
CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile Ayşe Barım hakkında verilen yeniden tutuklama kararına tepki gösterdi.
Başarır, Ayşe Barım ile hastane odasında gerçekleştirdiği görüntülü görüşmeden bir kareyi paylaşarak, “Daha üç saat önce görüntülü konuştum; utanmaz, sıkılmaz, arsız insanlar! Bu halde bir insanı tekrar tutukluyorsunuz! Bu yaptıklarınızın hesabını mutlaka vereceksiniz!” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 Ekim’de gerçekleştirilen duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Barım’ın beyin ve kalp rahatsızlığına ilişkin dosyada var olan raporlarda anevrizmaya ilişkin yapılan tespitler, Adli Tıp Kurumu’nun raporundaki sonuç kısmında yapılan tespitler, önerilen tedavi ve işlemler ile tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında tutuklamadan beklenen faydanın adli kontrolle de sağlanabileceği gerekçesiyle sanığın, “konutu terk etmeme” ve “yurt dışı çıkış yasağı” şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vermişti.
Duruşma savcısı Barım’ın tahliyesine itiraz etmişti.
Bu itirazı kabul etmeyen İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı bir üst mahkeme olan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermişti.