Bakanlık kaynakları, haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Ankara’da Suriye heyeti ile gerçekleşen üçlü görüşme ve terör örgütü SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonuna yönelik sorular üzerine kaynaklar, şunları kaydetti:
“Malumlarınız olduğu üzere Suriye hükümeti, tüm kurum ve birimleri ile yeniden yapılanmaya, ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik gayretli çalışmalarına devam etmektedir. Bu bağlamda, Suriye’nin güvenlik kapasitesinin artırılması, bölgenin terörden arındırılarak istikrar ve güvenliğin tesisine katkı sağlanması maksadıyla Suriye Savunma Bakanlığı ile olan koordinasyon ve işbirliğimizi artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Kaynaklar, Ankara’da gerçekleşen 3’lü görüşmede, Suriye’nin kapasite inşasının artırılması ve Suriye ile işbirliğinin geliştirilmesine yönelik atılacak adımlar konusunda görüşmeler yapıldığını belirterek, “Suriye’nin istikrarı ve güvenliği doğrultusunda, tek devlet, tek ordu ilkesini desteklemeye kararlıyız. Bu kapsamda SDG terör örgütünün Suriye ordusuna entegre olması kritik öneme sahiptir. Bu konuyla ilgili Türkiye olarak muhataplarımızla gerekli koordinasyonları yapıyor ve süreci yakından takip ediyoruz.” şeklinde konuştu.
ASKERİ HASTANELERİN DURUMU
Bakanlık kaynakları, gündemde yer alan askeri hastanelerin yeniden açılmasına ilişkin sorular üzerine, “Sayın Cumhurbaşkanı’mızın verdiği direktifler doğrultusunda, askeri sağlık sisteminin güncellenerek Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının en iyi şekilde karşılanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.” yanıtını verdi.
GAZZE GÖREV GÜCÜ
Gazze’deki ateşkes sonrası gündeme gelen “Gazze Görev Gücü”nde hangi unsurların yer alacağına dair sorular üzerine kaynaklar, şu ifadeleri kullandı:
“Gazze’de iki yıldır süregelen insani trajedi dikkate alındığında, acil insani yardımın bölgeye ulaştırılması ve yıkılan altyapının yeniden inşa edilmesi öncelikli hale gelmiştir. Bildiğiniz üzere TSK daha önceki barış misyonlarında edindiği tecrübe ile barışın tesisi ve korunmasında kendisine tevdi edilecek her türlü görevi uluslararası hukuk çerçevesinde üstlenmeye hazırdır. Görev gücüne ilişkin çalışmalar devletimizin ilgili kurumları ile koordineli şekilde yürütülmektedir. Konuya ilişkin gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacaktır.”
Kapatanlar hesap verecek mi. Kapattım, açtım çocuk oyuncağı mı bu. Tekrar nasıl o kadroları olusturacaksiniz. Fetö oraya, orduya girene kadar ülkeyi yönetenler ne yapıyordu. İstihbarat ne yapıyordu,komuta kademesi ne yapıyordu. Savaş cerrahisi konusunda uzman doktor olmadığı için şehit olan askerlerin hesabını kim verecek. En önemli olan da hakikaten öbür dünyada hesap verilecek mi, bunu merak ediyorum. Sanki öbür taraf yokmuş gibi kimsenin umrunda değil.
Gata kapatılmadan önce zaten tamamen Fetönün kontrolü altındaydı.Hemen hemen çaycısına kadar.Görevdeyken bir personelim periyodik yapılan fiziki testleri geçemiyordu.Koşu sınavından sürekli kalıyordu.Verilen mesafeyi astsubay kıdemli çavuş olmasına rağmen bir türlü tamamlıyamıyordu.Askeri hastane kalp problemi olduğunu(mesleğe girerken nasıl sağlık raporu alabilmiş şaşıyorum)tespit etti.Gata’ya sevk aldı.Gitti geldi Gata sağlam raporu vermişti.Bu personele 15 temmuz dan sonra Fetöden işlem yapıldı.İşte Gata’nın gerçek yüzü ve işlevi buydu.
.Askeri hastahaneler kapandığında çok sevinmiştim.Evet belki anormal gelebilir ama sevinmiştim.Nasıl yani derseniz.Bu hastahaneler belki büyükşehirlerde donanımlıydı ama taşradakiler donanımsız ve personel sıkıntısı vardı.Gece aciline gittiğiniz de nöbetçi doktor olarak karşınıza veteriner asteğmen çıkıyordu.Muayene sırası askeri hiyeyarşi içinde yapılırdı.Yani astsubay biri önceden gelse bile subay bir hasta veya yakını geldiğinde otomatikmen öne geçerdi ve siz beklerdiniz.Hadi siz alışıksınız ama eşiniz ve çocuğunuzda aynı muameleye tabi tutulur ve siz bunu çocuğunuza anlatamazdınız.
Ne olursa olsun, orduya hizmet veren sağlık personelinin ordu içinde organize olması gerekir. Askeri sağlık sisteminin ordunun işleyişine göre bir işleyişi olmalıdır.