VERYANSIN TV
Açılım sürecini başlatan MHP lideri Bahçeli’nin avukatlarının şikayetinin ardından tutuklanan emekli albay Orkun Özeller bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.
Orkun Özeller’e destek olmak üzere çok sayıda kişi geldi İstanbul’daki Adalet Sarayı’na geldi. Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Genel Başkanı Serkan Öz, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Şehirlioğlu, İstanbul Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Pakize Akbaba, emekli astsubay Taner Baş, emekli tümgeneral Ahmet Yavuz, emekli astsubay Oktay Yıldırım, Tarihçi Dr. Selim Erdoğan, Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin basın sözcüsü Sevgi Erenerol, Tuzla Piyade Okulu’ndan ihraç edilen teğmenler ve Veryansın Tv yazarı Eray Çelebi gibi çok sayıda isim de destek için gelenler arasında yer aldı.
‘PAYLAŞIMIN AMACI GERÇEĞİ ORTAYA KOYMAKTI’
Özeller, savunmasında şu ifadelere yer verdi:
“Ben 14 yaşında annemin babamın yanından ayrılıp devletin yetiştirdiği, beslediği büyüttüğü ve devletin adına, devletin bekası ve kamu güvenliğini sağlamak için devletin komutanlarının verdiği emirleri yerine getirmiş emekli bir albayım. Müşteki, 12 Eylül 2025 tarihinde Sabah gazetesine verdiği röportajda şu ifadeyi kullanıyor: ‘Barış tek kanatlı bir kuş değildir. Barışı uçurabilmek için ikinci kanadın da olması gerekir. Ne kadar tesellilmiş ve silahlar bırakılmıştır; birlikte yaşayabilmenin şartlarına gelinmiştir.’ Şimdi bu ifade, gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü PKK terör örgütü o tarihte ne silah bırakmıştır, ne de teslim olmuştur. Bunu nereden biliyoruz? 30 Eylül 2025 tarihinde Anadolu Ajansı’nda yer alan haberde, TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un sözleri açıkça bunu ortaya koymaktadır. Kendisi diyor ki, ‘Ümit ediyoruz ki örgüt silahlarını bıraksın, üyeleri de kendilerini tamamen teslim ettiklerini ilan etsin.’ Yani açıkça görülüyor ki örgüt hâlâ silahlıydı. Ayrıca müşteki, 21 Eylül 2025 tarihli grup toplantısında kendi sözleriyle terör örgütü PKK’ya ‘lağvedilmiştir’ diyerek hitap etmiştir. Aynı konuşmada, örgütün henüz kendisini feshetmediğini, ama feshetmesi gerektiğini de dile getirmiştir. Yani kendi beyanları bile çelişkilidir.
Aradan yalnızca birkaç gün geçtikten sonra, ben 27 Eylül 2025 tarihli bir gazetede, örgüt mensuplarının ellerinde silahlarla ülkeyi terk ederken çekilmiş fotoğraflarını gördüm. Bu fotoğraflar, örgütün silah bırakmadığının en somut kanıtıdır. Peki, bu neden önemli? Çünkü geçmişte de defalarca ‘örgüt silah bırakıyor’ denilmiş, ‘artık barış geldi’ algısı oluşturulmuştur. Ancak bu sözlerin ardından, özellikle 2009 ve 2013 yıllarında örgüt tekrar güçlenmiş, yeniden teşkilatlanmış, mühimmatını toplamış ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne saldırmıştır. O dönem çok sayıda güvenlik görevlimiz şehit olmuştur. Ben bunları bizzat sahada yaşamış birisiyim. Bu nedenle, eğer bugün de ‘örgüt silah bıraktı’ şeklinde yanlış bir bilgi yayılırsa, toplumda ve güvenlik birimlerinde bir rehavet oluşur. Ve bu rehavet, yeniden şehit haberlerinin gelmesine neden olabilir. İşte bu endişelerle, ben kamuoyuna yanlış aktarılan bir durumu düzeltmek amacıyla bir paylaşım yaptım. Paylaşımımın amacı, terörü meşrulaştırmak değil; tam tersine, gerçeği ortaya koymaktı. Çünkü bu toplumun bir kez daha aynı hataya düşmesini istemedim. Paylaşımlarım anayasal haklarımdan olan ifade özgürlüğü kapsamında yapılmıştır.”
‘BU CÜMLENİN ÖZNESİ BAHÇELİ DEĞİL, BAHÇELİ’YE KULU GİBİ BİAT EDENLERDİR’
Paylaşmındaki, “Devlet Bahçeli’ye onun kulu gibi biat edenlerin de PKK terörist başına biat eden apoculardan hiçbir farkı yoktur. Türk değildir, kafirdir” cümlesi hakkında konuşan Özeller, savunmasına şöyle devam etti:
“Bu cümlenin öznesi, Bahçeli’ye kulu gibi biat edenlerdir. Yani onu Tanrılaştıran, taparcasına bağlanan, bir lideri ilahlaştıran kişilerdir. Ben bu kişilere ‘Türk değildir, kafirdir’ demişim. Neden? Çünkü Türk’ün töresinde kula kulluk edilmez. Türk, inancı ne olursa olsun, sadece Allah’a eğilir. Bir kula tapan, bir beşeri kutsallaştıran kişi dinen de ahlaken de doğru bir yolda değildir. Bu sözümün dini temeli de vardır. Kur’an-ı Kerim’in Bakara Suresi 165. ayeti, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi mealinde şöyle der: ‘Allah’tan başka varlıklara, ister put, ister lider, ister mal-mülk olsun, Allah’ı sever gibi bağlananlar vardır. Bu şekilde şirke sapanların kurtuluş ümidi yoktur. Allah’ın azabı şiddetlidir.’ Benim sözümle bu ayetin anlamı birebir örtüşmektedir. Ben bir kişiyi hedef almadım; bir davranışı, bir zihniyeti eleştirdim. Dolayısıyla, sözümün dini ve ahlaki temeli açıktır.
Üniformam şehit kanıyla, onurla bezenmiştir. Bu yüzden PKK’lılar beni sevmez. FETÖ’cüler sevmez. Amerikan emperyalizminin uşakları sevmez. Kosova’da Türk askerinin onurunu korumak için Alman askerine kafa tutmuş biriyim; NATO’da bile beni sevmezler. Ama bunların hepsi benim için birer şeref nişanesidir. Beni kimler sever biliyor musunuz? Gazilerimiz sever. Şehit yakınlarımız, silah arkadaşlarım, komutanlarım ve en önemlisi aziz Türk milleti sever. Bugün burada bulunma nedenim de budur. Benden şikâyetçi olan makam burada; sizler ise Türk milleti adına karar vereceksiniz. Ben inanıyorum ki, Türk milleti de sizin vereceğiniz kararı vicdanında en doğru yere koyacaktır. Ben görevimi yaptım, sözümü söyledim. Gerisi artık yüce mahkemenizin ve Türk milletinin takdiridir.”
BİR SUÇTAN CEZA VE TAHLİYE
İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi kararında Özeller’in “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan beraatına “kamu görevlisine görevinden dolayı sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile alenen hakaret” suçundan ise cezalandırılmasına hükmetti. Hükmün açıklanması geri bırakıldı. Özeller hakkında tahliye kararı verildi.
NE OLMUŞTU?
Emekli albay Orkun Özeller, MHP lideri Devlet Bahçeli’yi sosyal medya hesabından eleştirmesi üzerine, MHP’ye yakınlığıyla bilinen birçok kişi tarafından tehdit ve hakaretlere maruz kalmıştı.
Sinan Ateş cinayeti davasının sanıkları arasında yer alan Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Burak Kılıç, Özeller’i, “Bu kuduz itin başına her şey gelebilir. Ağzından köpükler saçarak havlayan bu itin durması toplumun huzur ve sükunun sağlanması açısından çok mühimdir yetkililer bu doğrultuda önlem almalıdır. Yoksa her neredeyse bulup bu piçi seve seve susturmanın yolu bize çocuk oyuncağıdır!” ifadeleriyle hedef almıştı. Bahçeli’nin basın danışmanı Yıldıray Çiçek de “ya gerçekten tedaviye muhtaç ya da birileri tarafından kaosun kurbanı olması için kullanılıyor” demişti.
Yaşananların ardından Bahçeli’nin avukatları, Özeller hakkında ‘Hakaret’, ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’, ‘Kamu görevlisine hakaret’ suçlamalarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen Özeller, Ordu Adliyesi’ne giderek teslim olmuştu. ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ iddiasıyla gözaltına alınan emekli albay Orkun Özeller tutuklanmıştı.
Özeller, geçen ay Ordu Cezaevi’nden Silivri’ye sevk edilmişti. Özeller’in avukatı Doğukan Kozan, “Ne yakınlarına ne de vekili olarak bize bilgi verilmemiştir” diyerek duruma tepki göstermişti. Cezaevinden mesaj gönderen Özeller ise “Ülkemizi felakete götürdüğüne inandığım, terör örgütünün muhatap alınarak devletimizin itibarının zedelendiği malum sürece büyük engel olduğuma ben de inanıyorum artık” sözlerini kullanmıştı.
Hangi gerekçe ile tutukldınız, hangi gerekçe ile bıraktınız, TCK vs yok mu bu ülkede. Kafanıza göre mi …
Geçmiş olsun komutanım, ilahi adalet mutlaka tecelli edecektir.
Ne mutlu Türküm diyene!