Duhok’ta düzenlenen Irak Başbakanı Sudani, Dışişleri Bakanı Caferi, Kürdistan Bölgesi Devlet Başkanı Neçirvan Barzani ve Başbakanı Mesrur Barzani ile eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da katıldığı Ortadoğu Barış ve Güvenlik Forumu (MEPS2025) başladı.
Forumun ikinci gününe programda görünmemesine rağmen PKK’nın Suriye kolu PYD’nin çatı örgütü SDG’nin elebaşı Mazlum Abdi de katıldı.
Forumda ilk günde konuşan Davutoğlu, ikinci gün programa katılmayarak Erbil’e geçti.
PKK AÇILIMI: ‘CİDDİYET VAR’
Forum’da konuşan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, PKK açılımı hakkında sorulan soruya yanıt verdi. Barzani, Ankara’daki toplantılarında, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da gördüğü kadarıyla bu sürecin “çok ciddi” olduğunu ancak, kırk yıllık bir sorunun bir gecede çözülemeyeceğini, sabır ve tahammül gerektiren bir süreç olduğunu söyledi:
“Sürecin yıllar alabileceğini tahmin ediyorum. Ancak bugüne kadar süreçte gördüğümüz, Ankara’da atılan adımlar ve diğer taraflardan gördüğümüz kadarıyla, süreç çok yavaş olabilir ama bence ciddi bir süreçtir ve hepimizin bu sürecin sonuca ulaşmasına yardımcı olmaya değer. Barış süreci çok ciddi bir süreç, ancak bir gecede tamamlanacak bir süreç değil, zaman alacak. Sürecin sonuca ulaşması için hepimizin yardımcı olması gerekiyor.”
KANDİL’E GİDEN HEYET…
Hükümetinin Kandil’e giden heyete her türlü kolaylığı sağladığını ve yardımcı olma rolünü üstlendiğini belirten Barzani, “Ankara’da sürecin uygulanması gerektiğine dair çok ciddi bir kararlılık var. Sayın Öcalan’dan da bu sürecin çözülmesi gerektiği vurgusunu yapıyor” diye konuştu.
Türkiye’deki açılımın Fırat’ın doğusunu nasıl etkileyeceği sorusu üzerine Barzani, “Bu Kürtler için fırsattır. Mazlum Abdi ve SDG neyi bekliyorlar anlamıyorum, gidip Ahmed Şara ile anlaşsınlar” dedi.
“Şam’da Suriye’de bir gerçeklik var. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın orada bulunmasının Suriye’nin barış ve istikrara dönmesi için büyük bir şans olduğuna inanıyoruz. Biz Suriye’deki kardeşlerimize ilk günden itibaren iki şey söyledik: Şam’a gidin dedik. Suriye’nin yeni bayrağını taşıyın, kimseden davet beklemeyin. Bu sizin ülkeniz, sizin milletiniz, sizin yeriniz. Sizler Suriye’nin geleceğinde aktif bir rol oynamalısınız’ dedik. SDG ve Mazlum Abdi’nin Ahmed Şara ile anlaşmaması SDG’nin hatasıdır, neyi bekliyorlar anlamıyorum. Ahmed Şara ile SDG’nin anlaşmasını engelleyen Türkiye değildir, bizim okumamıza göre bu işin önünü tıkayan Türkiye değildir.
‘MERKEZİYETÇİ SİSTEM DOĞRU DEĞİL’
Ama buna rağmen şöyle bir gerçeklik de var. Bu güçler (Mazlum Kobani ve SDG) terörle mücadele ve güvenlik meselesinde hem Suriye’de hem de Kürdistan ve Irak’ı etkileyen konularda büyük bir rol oynadılar. Biz Suriye’de merkeziyetçi bir sistemin doğru bir yönetim sistemi olduğuna inanmıyoruz. Suriye çok uluslu, çok dinli ve çok kültürlü bir ülkedir. Biz Suriye’nin merkezi ve güçlü bir şekilde yönetilmesinin Suriye’yi hiçbir sonuca ulaştırmayacağına inanıyoruz.
‘KÜRTLER FIRSATI KAÇIRMAMALI’
Bir model üzerinde düşünülmesi gerekiyor. Biz asla şu an Kürdistan Bölgesi’nde sahip olduğumuz modelin orada kopyalanmasını savunmuyoruz. Biz bunu söylemedik. Biz, Suriye’nin kendine özgü durumu ve kendi koşulları doğrultusunda, Suriye’deki gerçekliğe uyum sağlamaları gerektiğini söyledik. SDG’nin Suriye ordusuna entegre olurken kendi varlıklarını koruma talebi gerçekçi değil. Ama bireysel olarak orduya katılmak da pratik değil. Başka bir formül bulunmalı. Irak ordusu kurulurken ABD bizi “ Dağ Askerleri” adıyla oraya dahil etmek istedi, biz buna Peşmerge dedik. Suriye’deki durum her geçen gün değişiyor ve Kürtler bu fırsatı kaçırmamalı.