İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dervişoğlu, TBMM’de kurulan açılım komisyonunun oluşturduğu heyetin İmralı’ya giderek terör örgütü PKK’nin elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmesine tepki gösterdi.
Dervişoğlu, “24 Kasım, uzun yıllardır hayaleti dolaşan habisliğin ete kemiğe büründüğü gündür. AKP–MHP–İmralı ittifakının da resmileştiği gündür 24 Kasım. Artık hiç kimse bana Cumhur İttifakı’ndan falan bahsetmesin. Bu ittifak, Abdullah Öcalan ittifakı olarak tarihe geçecek” diye konuştu.
“Komisyonun yetkilerinizi gasbetmesine, şayet itirazınız yoksa ve Bahçeli’nin ülkeyi sizin yerinize yönetmesine müsaade ediyorsanız sizi bu zilletten kurtaralım” diyen Dervişoğlu, “Getirin anayasa değişikliğini, parlamenter sisteme geçelim bu işin de adını koyalım” ifadelerini kullandı.
Dervişoğlu, “Her an şu ses de kulaklarınızda çınlasın. İhanetin zaman aşımı yoktur. İhanetin yaşı da yoktur zaman aşımı da yoktur. Her geçen gün hesap vermeye bir gün daha yaklaşacaksınız” sözleriyle seslendi.
‘ÖLÜMÜ OLAĞANMIŞ GİBİ EZBERLETİYORLAR’
Dervişoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Biliyorum benden, İmralı aparatlarının yaptıkları, melun ziyarete dair sözler de bekliyorsunuz. Sadece siz beklemiyorsunuz, milletimiz de bekliyor. Onlar da bekliyor…! Hele durun, onlara da sıra gelecek. Aslında bu anlattıklarım ve anlatacaklarım, ihanetin, taşlarının nasıl döşendiğine, Türk milletinin nasıl felç edildiğinin aşamalarına dairdir. O yüzden, bir meseleye daha değinmek istiyorum. Baştaki yapı; milleti, hayatın her alanında yoksulluk ve sefalete zincirlerken; şiddeti, baskıyı ve hatta ölümü olağan işlermiş gibi ezberletiyor. İktidarını da böyle kalıcı yapmak istiyor. Tüm bu yaşananların başlıca hedefi ise kadınlardır! Okuyamayan, iş bulamayan, bulsa bile emeğinin karşılığını alamayan, çocuğunu istediği gibi okutamayan, istediğiyle evlenemeyen, gülemeyen, eğlenemeyen, hatta sokakta yürüyemeyen. Kısaca yaşamdan mahrum edilen kadınlar!..
‘HER ZAMAN NE GEREKİYORSA YANLARINDAYIZ’
Dün, ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’ günüydü. Kadına yönelik şiddet deyince aklımıza ilk olarak, cinayetler geliyor. Derin bir hicap duyuyorum. O yüzden sayıları tekrarlamak ve olağanlaştırmak istemiyorum. Kendi koyduğu yasaları, kuralları çiğnemesiyle bilinen bu iktidarın, en meşhur fecaatlerinden bir tanesi, 6284 sayılı kanunun teminatı olan, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmasıydı. Ancak mesele yasaların konulması değil, uygulanmasıdır. Uygulanırken de her türlü istismarın, keyfiyetin, başıboşluğun önüne geçilmesidir. Bunun için de zihinlerdeki anlayışın değiştirilmesi şarttır. İYİ Parti olarak, kadınların hayatın her alanında eşit ve öncü rollerde olmasının savunucusu ve takipçisiyiz. Teşkilatlarımız, genel merkezimiz her zaman, hangi zorluk altında olursa olsun kadınların yanındadır. Hukuk, sosyal dayanışma, maddi veya manevi destek! Her zaman ne gerekiyorsa yanlarındayız.
‘BUGÜNKÜ ENDİŞE, TÜRKİYE LATİN AMERİKA OLUR MU ŞEKLİNDE’
Türkiye’de bir zamanlar ‘İran olur mu’ ‘Malezya olur mu?’ mukayeseleri vardı. Bugünkü endişe ise, Türkiye Latin Amerika olur mu? şeklindedir. İnsanımız, 250 sene önce elde ettiği dokunulmaz denilen hakları, bugün maalesef tekrar talep etmektedir. Çünkü can ve mal güvenliği gitgide yok olmaktadır. Bu ‘Güvensiz Türkiye’, ‘Terörsüz Türkiye’nin altında yatan acı gerçektir. Biraz evvel söylediğim gibi, yaşadığımız krizlerin ve bitmeyen bu çöküşün tezahürleri çoktur. Ama temelinde yatan husus, suçun ve suçlunun, hırsızın ve yolsuzun, kanunsuzun, tekinsizin övüldüğü bu düzendir. Eşitsizliğin her alanda meşrulaştırıldığı, zayıf görülenin yere düşürüldüğü, yere düşene de bir tekme daha savrulduğu anlayışın, artık gizliden de değil, açıktan kutsanmasıdır. Eşitsiz Türkiye ortadan kalkmadan, Terörsüz Türkiye gerçekleşemez.
‘MİLLETİMİZ YUVASIZDIR, EVSİZDİR’
Aile yılı ilan edilen 2025 yılında, ailenin kurulacağı yuva yoktur. Müteahhitlikle abad olan bu iktidar, her yere beton dökmüş ama ne hikmetse konut sorununu 40 yıl önceki duruma getirmiştir. Bugün evsiz Türkiye sorununu yaratanlar, Terörsüz Türkiye davulunu bu yüzden çalmaktadırlar. Bugün Türkiye’de 24 milyon yurttaşımız kiracı durumundadır. TOKİ, 15 bin kiralık konut yapacağını açıklamıştır. Vatandaşın kurada çıkma ihtimali, 1600’de 1’dir. Bu hal de talihsiz Türkiye’nin fotoğrafıdır. Ev sahibi olanlar daha fazla mülk edinirken, milletimiz yuvasızdır, evsizdir. Zorunlu sosyal kota, boş konut vergisi, çağa uygun sosyal kooperatifler akıllarına gelmemiştir. Bu tedbirsiz Türkiye’yi bizler düzelteceğiz! Ticaret bakanlığının açıkladığı, kurulan şirket sayıları düşerken kapanan şirket sayıları zirve yapmaktadır. Bankalara koyulan tasarruflar değil, icraya düşen banka kredileri rekora koşmaktadır. Bu sebeple Terörsüz Türkiye, Ekmeksiz Türkiye’nin üzerine örttükleri kılıftır.
‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE, KILIFIN İÇİNDEKİ İKBALSİZ TÜRKİYE’DİR’
Cumhuriyetin ikinci yüzyılının en büyük projesi Terörsüz Türkiye, kılıfın içindeki ise ikbalsiz Türkiye’dir. O kılıf, yamandıkça açılmaktadır, ne kadar dikilse iplik ve kumaş yetmemektedir. İkbale erişmemizin yolu, Hainsiz Türkiye’dir. Hainlerin abad değil, tarumar edildiği bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır. Öfkemiz sözde kalmayacak, sözler amaçlara, amaçlar da gerçeklere dönüşecek. Bu devran er ya da geç dönecek! Ne kadar erken dönerse, bu vatana o kadar layık olacağız. Cesurlarız, asla yorulmayacağız, iyileriz, mutlaka başaracağız.”