BURAKHAN BAŞARAN/VERYANSIN TV
Tokat merkeze bağlı Günçalı’da köylüler, siyanürle altın çıkarılması amacıyla Çal Baba ormanında yapılmak istenen madencilik faaliyetlerine karşı mücadele başlatmışlardı.
HLC Kıymetli Madenler ve Yatırım Anonim Şirketi tarafından yapılması planlanan maden arama faaliyetlerine karşı direnişini sürdürüyor.
Günçalı köylüleri, şirket yetkilerinin sondaj faaliyetlerini engellemiş, maden ruhsatının iptali için ikinci kez Tokat İdare Mahkemesi’ne başvurulmuştu.
İkinci itirazın da reddedilmesi üzerine köylülerin gönüllü avukatı ve Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Atal, Samsun Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etmişti.
Samsun Bölge İdare Mahkemesi, itiraz üzerine emsal niteliğinde bir karara imza atmış, mahkeme, HLC Madencilik’in arama ruhsatını iptal etmişti.
Ruhsat iptal davasıyla ilgili karar çıkmadan önce Tokat Valiliği Mera Komisyonu’nun köyün mera alanını maden şirketine vermesine yönelik de iptal davası açılmıştı.
MAHKEME KARARINI VERDİ
Tokat İdare Mahkemesi, bugün davayı karara bağladı. Mahkeme, istinaf yolu açık olmak üzere aldığı kararla, şirkete açılan mera alanlarını iptal etti.
KÖYLÜLERİN AVUKATI ATAL’DAN DEĞERLENDİRME
Günçalı köylülerinin gönüllü avukatı ve Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Atal, karara ilişkin Veryansın Tv’ye değerlendirmelerde bulundu.
Çalbaba’ya ilişkin konuşan Atal, şunları söyledi:
“Çaltepe’yi sadece Alevi inancına sahip yurttaşlarımız değil, yöredeki Sünni köyler de kutsal olarak gördükleri için ziyaret etmekte, kurban kesmekte. Aynı mekân, farklı inançlara sahip toplulukların bir araya gelip toplumsal bağlarını güçlendirdiği bir yer olarak da hizmet etmektedir. Alevi-Sünni köyler arası ilişkilerin düzenlenmesine katkı sağladığı ve topluluklar arası kültürel köprü görevi gördüğü rahatlıkla söylenebilir.”
‘AÇILIM’ VURGUSU
Türkiye’de en fazla cemevinin Tokat’ta olduğunu vurgulayan Atal, projenin AKP’nin planladığı yeni açılımlarla ilişkili olduğunu savunarak, “Çalbaba ibadet alanına sömürge madenciliği kurumu MAPEG’in 4 tane siyanürlü altın madeni ruhsatı vermesi emperyalizmin ve ortağı AKP’nin yeni açılımlarla yıkmaya-federasyona götürmeye çalıştığı laik-demokratik-üniter devlete fiziksel ve felsefi olarak sahip çıkan Türkmen Alevilerin yaşam alanlarını-ibadet ve inanç merkezlerini bilinçli olarak yok etme çabasının sonucudur.” dedi.
GÜNÇALI DİRENİŞİ
Tokat merkeze bağlı Günçalı köyü sırtlarında Çal Baba Ormanı, köylüler tarafından kutsal olarak kabul ediliyor.
Ormandan tek bir kuru dalı dahi dışarı çıkarmayan köylüler, on yıllardır cem törenlerini de bu alanda yapıyor.
Her bir ailenin birer ağacı koruduğu orman, köylülerin evi olarak görülüyor ve kimse ağaçlara zarar vermiyor.
Veryansın Tv’ye konuşan Günçalı Köyü Muhtarı Salman Görgülü, maden sahasının Güzelce Barajı’nı da kapsadığını ve yaklaşık 30 köyün su kaynaklarının tehdit altında olduğunu söyledi. Görgülü, “Maden şirketinin seçim bittikten sonra köyümüze çökeceklerini düşünüyoruz. Ama şirketi daha önce nasıl kovduysak yine kovacağız“ diyerek tehlikeye işaret etmişti.
Olası bir maden inşasıyla köyün yakınındaki Güzelce Barajı’na karışabilecek siyanürün yalnızca Çalbaba ormanını değil, bölgedeki yaşam kaynaklarını yok edebileceği belirtiliyor.
HLC’YE OPERASYON
HLC’nin de aralarında bulunduğu İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) AŞ ve ilişkili şirketlerin yetkilileri hakkında hileli yollarla devlet desteği alarak örgütlü şekilde kamu zararına yol açtıkları iddiasıyla başlatılan soruşturmada 21 kişi gözaltına alınmıştı.
Şirketlerin ithal ettiği altın madenini ülkede bulunan altın ocaklarında erittiği, eritilen altının, asit solüsyonlarla karıştırarak işlenmiş olarak gösterildiği, bu şekilde ortaya çıkan kıymetli maden bileşenlerinin, yurt dışına yasal olarak çıkarıldığı, bunun üzerinden döviz kazancı sağlandığı tespit edilmişt.


Ayağına taş değmesin Gazi İsmail Hakkı abi