TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl’ün başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu’nda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçeleri görüşüldü.
Oturumda söz alan DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, İmralı’ya gitmeyen CHP’yi hedef alarak “Komisyon dışında bu konuşmayı yapan hem Yeni Yol’daki hem de CHP’deki arkadaşlarımız bu sürece ne kadar önem ve kıymet verdiklerini söylüyorlar. Ama pratik adım atmaya gelince bu adımı atmaktan da imtina ediyorlar” diye konuştu.
Öcalan şunları söyledi:
“Burası yürünülecek, muhalefet edilecek, siyaset devşirilecek bir alan değildir. İktidar, risk almıştır; diğer partiler risk almıştır. Neyin riskini almıştır? Seçim kaygısıyla hareket etmemişlerdir. Kürt meselesi, seçim kaygıları içerisinde sıkıştırılacak bir mesele değildir. Bunun önünde büyük adımlar atılmıştır ve bu adımları da takdir etmek lazım.
‘SİYASET DEVŞİRMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ’
Biz birçok defa aile görüşü adı altında görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Cumhuriyet Halk Partisi’nden bahsedildi. Ulusallık ve ulusal değerler nedir, ulusallığa kıymet vermek ve anlam biçmek ve ulusal değerleri savunmak lazım. Ama ne yapıyorsunuz? Buradan siyaset devşirmeye çalışıyorsunuz. Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ilişkisini çözemeyenler, Kürt-Türk ilişkisini çözemezler. 1071’deki ortaklığını analiz edemeyenler, tarihi okuyamayanlar, buradan günlük siyaset devşirirler.
‘ANA MUHALEFET PARTİSİ ROLÜNÜ OYNAMALIDIR’
İstanbul’daki kayyıma karşıyız. Kayyımdan en çok çeken DEM Parti’dir. En büyük zulüm bu partiyi yapıldı. Bu partinin seçme, seçilme hakkı elinden alındı. Milyonlarca seçmen iradesi gasp edildi. Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi haklıdır. ‘Seçimle gelen seçimle gider’ bu iktidarın mottosudur. Ama 2016’dan itibaren kayyum üstüne kayyum, tutuklama üstüne tutuklama, eş genel başkanlarımızdan tutuklama milletvekillerimizden belediye başkanımızdan. Çok çektik, çok bedel ödedik. Halen belediye eş başkanlarımız ve eş genel başkanlarımız ve birçok siyasi irade, cezaevlerinde, halkımızdan insanlar, cezaevinde bunlara çözüm üreteceğimize buradan bir hamasetle yürümenin çok yanlış olduğunu düşünüyoruz. Bu sürecin en yüklenici partisi ana muhalefet partisi olmalıdır. Ana muhalefet partisi bu noktada rolünü oynamalıdır. Bu noktada inisiyatif almalıdır.”