1. Haberler
  2. Analiz
  3. 3. Dünya Savaşı: BRICS, Monroe Doktrini’ne Karşı

3. Dünya Savaşı: BRICS, Monroe Doktrini’ne Karşı

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

EMPERYALİZMİN BUDALALARI

Emperyalizmden bahsedenleri eski kafalılıkla suçlayan, çağı ve gelişmeleri anlamaktan yoksun sayanlar, kendilerinin çok akıllı, ahâlinin aptal olduğunu sanıyorlardı. Aslında durum tam tersi ve aptal kendileri. Emperyalizmi bir uydurma, safsatadan ibaret sayan bu budalalar; ABD’nin açık haydutluğu karşısında bile Venezuela’daki Maduro yönetimin yozlaşmasından, İran’daki muhaliflerin Amerika tarafından desteklenmesinin, aşırı otoriter ve sömürücü bir iktidara karşı demokrasi mücadelesi olduğunu söyleyebilecek kadar muhakeme yeteneğinden yoksunlar. Şaşırtıcı değil, çünkü varlık koşulları Batı ve Amerikancılık.

EMPERYALİZMİN SUÇ İKRARI; NATOCULUĞUN İFLÂSI

Trump’ın Venezuela’ya yönelik haydutça girişiminden sonra, Grönland’ı işgal etmeye yelteniyor olması, konvansiyonel ve ekonomik savaş dâhil tüm araçları kullanarak yeni bir paylaşım savaşı başlattığını gösteriyor. Bir önceki yazımda döne döne vurguladı. Bu bir Üçüncü Emperyalist Paylaşım Savaşı. Beyaz Saray’ın gözü dönmüş… Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Batı adına uluslararası hukuk ve regülasyon üretmek için kurulan tüm örgütler Beyaz Saray tarafından baypas ediliyor. NATO da buna dahil. Danimarka NATO ve AB üyesi, Trump’ın ”Bize vereceksiniz, yoksa zorla alırım” dediği Grönland, Danimarka’ya bağlı özerk bir yönetim. Böylece pratikte bir NATO üyesinin bir başka NATO üyesine saldıramayacağı şeklindeki Kuzey Atlantik Savunma Örgütü hukuku ortadan kalkıyor.

Suriye’nin fiilen bölünmesi ve İsrail tarafından işgali, İran’ın, içerisindeki haklı muhalif tepkilerin ABD tarafından İran’ı yıkmaya yönelik bir operasyona dönüştürülmesi, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun kaçırılması, Kolombiya ve Küba’nın açık tehdit altında olması, bizim usanmadan söylediğimiz emperyalizm ve NATO gerçeğini dünyanın gözü önüne serdi.

Türkiye’deki NATO’cuların ”NATO’dan çıkarsak ABD’nin açık hedefi oluruz” şeklindeki argümanın ne kadar yersiz olduğunu kanıtladı.

HAZAR’DAN KIZILDENİZ’E SÖMÜRÜ KORİDORU

Türkiye zaten ABD’nin hedefinde… Güneydoğu Akdeniz’den, Batı Trakya’dan, Ortadoğu’dan ülkemize namlularını uzatıyor.

Zengezur geçidi ve Somaliland üzerinden Hazar’dan Kızıldeniz’e bir büyük hat inşa etmeyi amaçlıyor ve Türkiye ile İran ulusal devletlerini bu hedefin en büyük engeli olarak görüyor.

Türkiye’nin en büyük düşmanı ABD… bu gerçek ülkemizdeki Batıcıların da inkâr edemeyeceği noktaya geldi.

GRÖLAND, İKLİM KRİZİ VE YER ALTI KAYNAKLARI

2 milyon metrekare toprağı olan Grönland’da sadece 52 bin kişi yaşıyor; ancak altın, uranyum, petrol kaynakları ve gaz yatakları açısından büyük bir potansiyel barındırıyor. Ve… son 100 küsur yılda 2 dereceye yaklaşan küresel ısınma nedeniyle, dünyanın en büyük adası olan Gröland bir yeni yaşam alanı olarak tasarlanıyor.

ABD’deki ünlüler, aralarında Robert de Niro da var, oradan arazi satın almaya başladılar.

İnşaatçı Trump, Grönland’ı yeni yaşam plantasyonları üzerinden bir rant alanına çevirmeye hevesleniyor. Aynısını Gazze için düşündüğünü gizlememişti. Danimarka satın alma teklifini reddetti. Trump, askerî planlarını devreye sokmaya hazırlanıyor.

BRICS, MONROE DOKTİRİNE KARŞI

ABD, pratikte 3. Dünya Savaşı’nı başlattı; çünkü dünyanın en borçlu ülkesi ve tepetaklak gidiyor. BRICS’in varlığı ve BRICS artının oluşumu ile dolar uluslararası ödeme aracı olma tekelini kaybediyor. Çin’in borcu değil fazlası var; yapay zekâ başta olmak üzere 43 teknoloji alanının 37’sinde ABD’den önde. Bu nedenle Beyaz Saray 1823’teki Monroe doktrinini yeniden canlandırma çabasında.

“Latin Amerika benim, başka hiçbir sömürücü güç benim sömürü alanıma giremez” diyor. Yani kendisinden farklı olarak, kapitalizmi devlet eliyle yöneten Çin’i ne Venezuela ne de diğer Latin Amerika ülkelerinde istiyor. Tehdit, Rusya ve Avrupa Birliği için de geçerli.

DOLAR EGEMENLİĞİNİ KAYBEDİYOR

ABD’nin yıllık bir trilyon dolar borç yükü var. Bu rakam çevrilebilir olmaktan uzaklaşıyor. Enflasyonist yöntemle borcu çevirme ayrıcalığını koruyabilmesi içi doların rezerv para olarak hegemonyasını sürdürmesi gerekiyor. Dolar değişim aracı olma özelliğini kaybediyor, koşar adımlarla borçlanma kapasitesi ve halkının tüketim düzeyini koruyamayacağı, ordusunu finanse edemeyeceği noktaya gidiyor.

ABD müflis tüccar olmak üzere, bu nedenle savaşa mecbur; 1. ve 2. Dünya Savaşları, dünyadaki kaynak paylaşımının yeniden tasnifi üzerine yapılmıştı.
3. Dünya Savaşı’nın bundan bağımsız olması düşünülemez.

Savaş olmamalı; emperyalizmin yeni paylaşım savaşını durdurmak gerekiyor; işte tam bu nedenle Türkiye’nin yeri kendi ulusal devleti ve BRICS ile yükselen Küresel Güney’in yanında olmalı.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!