ABD Başkanı Donald Trump, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda bir konuşma yaptı.
Rusya ile Ukrayna arasındaki durumu değerlendiren Trump, “Şu anda bir araya gelip bir anlaşma yapabilecekleri bir noktaya geldiklerine inanıyorum ve eğer yapmazlarsa aptaldırlar. Bu ikisi için de geçerli ve aptal olmadıklarını biliyorum.” dedi.
Trump, iki ülke arasında bir anlaşmaya “makul derecede yakın” olunduğunu ifade ettiği konuşmasında, cephede yaşanan drone savaşında her hafta “binlerce insanın öldüğünü”, bunun bir an önce durdurulması gerektiğini belirtti.
“Bu, bir kelime kullanmak gerekirse, kan banyosu. Korkunç.” diyen Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy arasında “muazzam bir nefret” olduğunu söyledi.
ABD Başkanı, “Bu, anlaşmalar için iyi değil. Anormal bir nefretle karşı karşıya olduğumuzu biliyoruz. Bununla birlikte, Rusya’nın bir anlaşma yapmak istediğini düşünüyorum. Ukrayna’nın da bir anlaşma yapmak istediğini düşünüyorum ve bir anlaşma yapmaya çalışacağız.” ifadelerini kullandı.
‘ORTA DOĞU’DA BARIŞ SAĞLANDI’
ABD Başkanı Trump, Orta Doğu’da, bazı sorunların henüz tam olarak çözülmemiş olmasına rağmen genel anlamda bir barışın tesis edildiğini ifade etti.
Trump, “Orta Doğu’da barış olduğunu düşünüyorum. Hamas gibi bazı küçük durumlar var ve Hamas silahlarını bırakmayı kabul etti. Biliyorsunuz, onlar ellerinde silahla doğdular, bu yüzden bunu yapmak kolay değil.” değerlendirmesinde bulundu.
Hamas’ın anlaşmayı kabul ettiğine değinen Trump, yaklaşık üç hafta içinde bu konunun netleşeceğini belirtti.
ABD Başkanı, aksi durumda, Hamas’ın “çok hızlı bir şekilde yok edileceğini” vurguladı.
‘İRAN’I VURMASAYDIK ORTA DOĞU’DA BARIŞ SAĞLANMAZDI’
Başkan Donald Trump, ABD’nin İran’ın nükleer tesislerine düzenlediği saldırılar sayesinde Orta Doğu’da barışın sağlandığını öne sürdü.
“Yani, işimizi yaptık. Bunu yapmasaydık, Orta Doğu’da asla barış olmazdı.” diyen Trump, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkelerin “asla hiçbir şey imzalayamayacaklarını” savundu.
İran’ı “karanlık bir bulut” olarak tanımlayan Trump, konuşmasında “Eğer onları ortadan kaldırmasaydık, nükleer silaha sahip olacaktı. İki ay içinde nükleer silaha sahip olmaya çok yakındılar. Biz onlara sert bir darbe indirdik ve bu tam bir yok etme operasyonuydu.” ifadelerine yer verdi.
Trump, “Bir zorba vardı, zorba İran’dı, Orta Doğu’da yıllarca zorba olarak anılıyordu, artık Orta Doğu’nun zorbası değiller.” dedi.
Grönland konusunda mesajlar veren Trump, ulusal güvenlik gerekçeleriyle bu bölgeye sahip olmaları gerektiğini savunarak, bu konuda Danimarka ile görüşmeye hazır olduklarını belirtti.

ABD Başkanı, “Muhtemelen aşırı güç kullanmaya karar vermedikçe Grönland konusunda bir şey elde edemeyeceğiz, bu durumda açıkçası durdurulamaz olurduk. Ancak bunu yapmayacağım. Zor kullanmak istemiyorum, zor kullanmayacağım.” diyerek bu konuda askeri seçeneği düşünmediğini ifade etti.
Rusya ve Çin’e atıf yapan Trump, Grönland’ın sadece ABD için değil Avrupa’nın da güvenliği için önemli olduğunu kaydederek, bu sebeple kendilerine ait olması gerektiğini vurguladı.

DANİMARKA İLE MÜZAKERELERE BAŞLAMA ÇAĞRISI
Danimarka ile bu konuda görüşmeye hazır oldukları mesajını veren Trump, “Bu nedenle, tarihimiz boyunca birçok başka bölgeyi satın aldığımız gibi ABD’nin Grönland’ı satın almasını görüşmek üzere (Danimarka ile) acil müzakereler yapılmasını talep ediyorum.” dedi.

Trump, “Dünyayı korumak için bir buz parçasını (Grönland) istiyoruz ama vermiyorlar. Şimdi onların bir seçeneği var. ‘Evet’ diyebilirler ve biz çok minnettar oluruz, ya da ‘hayır’ diyebilirler ve biz bunu unutmayız.” şeklinde konuştu.
Grönland’ın ABD’ye geçmesinin NATO’ya zarar vermeyeceğini savunan ABD Başkanı Trump, NATO’nun bu durumda daha da güçlü olacağını savundu.
Trump şunları söyledi:
“1 yıl önce ABD ölü bir ülkeydi ama şu anda dünyadaki tüm ülkeleri geride bıraktık. Ben Avrupa’yı seviyorum. İyi bir noktaya gitmesini istiyorum ama gitmiyor. Bizi takip edin. Bizi takip ederseniz başarılı olursunuz.
İnsan tarihinin görmediği bir ölçekte göç akımı gerçekleşti. Liderler bunun ne kadar tehlikeli olduğunu anlayamıyor. Anlasa bile bir şey yapamıyor. Avrupa’daki bazı yerler artık tanınmaz hale geldi.
Her yıl 1 trilyon dolar boşa kaybediyorduk ancak biz 1 yıl içinde enflasyon yaratmadan açığımızın yüzde 70’ini kapattık. Doğru adımlar attık. Tarifelerle ticaret açığımız kapandı.
‘UYKUCU BİDEN ZAMANINDA BÖYLE DEĞİLDİ’
Benim liderliğimde doğalgaz üretimi hiç olmadığı kadar yüksek seviyelerde. Uykucu Biden zamanında böyle değildi.
‘VENEZUELA’DAN 50 MİLYON VARİL PETROL ALDIK’
20 yıl önce Venezuela harika bir ülkeydi, artık değil ama biz onlara yardımcı oluyoruz. Uzun vadede Venezuela harika bir ülke olacak. Şimdiye kadar çok iyi bir işbirliği içindeyiz. Onlardan 50 milyon varil petrol aldık. Venezuela önümüzdeki 6 ayda çok para kazanacak.
Rüzgar gülleri her yeri mahvediyor. Biz nükleer enerji dünyasına yakınız. Avrupa’daki elektrik fiyatları absürd seviyelerde. Rüzgar gülleri kaybettiriyor. Ben Çin’de 1 tane bile rüzgar türbini tarlası görmedim. Rüzgar türbinleri var ama kömür kullanıyorlar. Aptal insanlara bunları satıyorlar.
‘ABD HARİCİNDE HİÇBİR ÜLKE GRÖNLAND’A SAHİP OLMAMALI’
Biz Avrupa’nın güçlü olmasını istiyoruz. Grönland’la ilgili birkaç söylememi ister misiniz? Aslında bu konuyu konuşmamın dışında tutacaktım ama söyleyeyim.
Benim Grönland ve Danimarka halkına çok büyük saygım var. Hiçbir ülke ABD haricinde, Grönland’a sahip olmamalı. ABD haricinde hiçbir ülke Grönland’ı güvende tutamaz. Biz II. Dünya Savaşı’nda Grönland’ı kurtardık ve Danimarka’ya geri verdik. Ne kadar aptalmışız.
‘GRÖNLAND’I SATIN ALMAK İSTİYORUZ’
Grönland’ın nadir elementlerine ihtiyacımız yok. Bizim Grönland’ı istememizin sebebi nadir elementler değil. Orası çok stratejik bir alanda ABD ve Çin arasında. Bizim orayı II. Dünya Savaşı’ndan sonra geri vermememiz gerekiyordu.
Grönland’ı satın almak istiyoruz. Bu NATO’ya bir tehdit olmamalı. Bu NATO’yu güçlendirecek bir adım.
Rusya-Ukrayna Savaşı hiçbir zaman başlamamalıydı. Bir önceki ABD Başkanlık Seçimi’nde bildiğiniz gibi oylarım çalındı ve kaybettim. Onlar yargılanacak göreceksiniz. Bizim daha adil bir basına ihtiyacımız var.
Ben Başkan seçildiğimde ABD çok kötü durumdaydı. Korkunç bir tablo kucağımdaydı.”
