1. Haberler
  2. Siyaset
  3. AKP’den DEM Parti mesajı: Kullandıkları ifadeler ahlak dışıydı, bu kırmızı çizgi ihlal edilmemeliydi

AKP’den DEM Parti mesajı: Kullandıkları ifadeler ahlak dışıydı, bu kırmızı çizgi ihlal edilmemeliydi

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanları hakkında "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik kullandığı ifadeler son derece ahlak dışıdır." dedi. Çelik söz konusu mesajlar hakkında, "Bu kırmızı çizgi ihlal edilmemeliydi." ifadelerini kullandı.

featured

AKP MKYK toplantısı Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Toplantı devam ederken kameraların karşısına geçen AKP Sözcüsü Ömer Çelik, gündeme ilişkin açıklama yaptı.

Çelik’in “DEM Parti Genel Başkanları geçtiğimiz günlerde aslında Tülay Hatimoğulları ve beraberindeki bir heyetle Ayn el-Arap’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret sonrası siyasi parti liderleriyle bir görüşme kararı aldılar. Yarın da CHP’yi ziyaret edecekler. AK Parti’den bir görüşme talebi oldu mu? Ek olarak İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesi bekleniyor. Buna ilişkin bir takvim var mı?” sorusuna dikkat çeken bir yanıt verdi.

Çelik, şunları söyledi:

“Ömer Çelik: Herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı. Ancak şunu net bir şekilde ifade etmek isterim arkadaşlar: Sayın Cumhurbaşkanımız, burada Başbakanlığı döneminden itibaren Suriyeli Kürt kardeşlerimize nasıl sahip çıktığını açıkça anlatmıştır. Bugün çok konuşanların büyük bölümü, o dönemlerde siyaset meydanında dahi yoktu. Aynı şekilde, son süreçte Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla ortaya konulan “terörsüz Türkiye, terörsüz bölge” vizyonu çerçevesinde sergilenen yüksek basiret ve fedakârlığı herkes görmüştür. Ancak şimdi çıkıp bu isimlerin Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik kullandığı ifadeler son derece ahlak dışıdır. Bakın, net bir şey söylemek isterim arkadaşlar; bu cümleyi kurmak istemesem de, bu konuda sık sık dile getirilmesi gereken bir husus vardır:

Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik bu ifadeleri lanetliyoruz. Onların hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir ve bu kırmızı çizgi açıkça ihlal edilmiştir. Bu ihlali yapanlar, daha düne kadar “terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedefi konusunda hem Sayın Cumhurbaşkanımızın devlet iradesini hem de Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısını defalarca vurguluyorlardı.

Bugün ise “Kürtlere sahip çıkıyorum” söylemi altında, esas ajandası terör örgütlerine sahip çıkmak olanların Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Devlet Bahçeli’yi bu ifadelerle hedef alması, en büyük Kürt düşmanlığıdır. Bunun arkasına “Kürtlerin kazanımlarını savunuyoruz, Kürtlerin değerlerini ve kimliğini savunuyoruz” gibi cümleler eklenmesi ise açıkça yalandır. Bu kırmızı çizgi ihlal edilmemeliydi.”

BÖLÜCÜ AÇILIMA İLİŞKİN MESAJLAR

Bölücü açılım sürecine yönelik mesajlar veren Çelik, “dünyanın içinden geçtiği bu dönemde Terörsüz Türkiye ve Terörsüz bölge kavramlarının ne kadar doğru ve stratejik olduğunu” savundu.

Çelik, “Bu çerçevede Suriye’deki gündem son derece önemlidir. Uzun zamandır biz Suriye’de terör örgütlerinin bir takım bölgelerde diktatöryal vesayetler kurma ve terörist aktiviteleri devam ettirme konusundaki uyarılarımızı devam ettiriyorduk. Burada da tek Suriye, Tek ordu ilkesine bağlılık çerçevesinde tüm etnik, dini grupların, tüm mezhep gruplarının haklarının garanti altına alacağı bir modelin ortaya çıkması gerektiğini ifade ediyorduk” diye konuştu.

Suriye’de IŞİD’le mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğini belirten Çelik, “”DEAŞ denilen katliam örgütünün hiçbir şekilde kendisine alan bulamaması gerekir” dedi.

Açılım süreci kapsamında PKK’nın tüm şube ve uzantılarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiği konusundaki görüşlerini tekrar eden Çelik, Suriye açısından 10 Mart Mutabakatının önemini vurgularken “SDG unsurları bireysel olarak tek suriye ilkesine dayalı bir şekilde bu entegrasyona yöneldiği zaman tüm bunlar çatışmasız biçimde çözülmüş olacaktı. Günün sonunda havaalanlarının, sınır kapılarının, enerji bölgelerinin Suriye devletine devri şeklinde bir durum Suriye’nin kuzeyinde terör devletçiliği kurmak isteyenlerin bu yanlış yaklaşımdan vazgeçmelerinin somut göstergesi olacaktı. Sürekli bunu ifade ettik; Tek Suriye, Tek Ordu ilkesine aykırı bir tutum almanın hem bizim açımızdan hem Suriye aısından milli güvenlik tehdidi olduğunu ifade ettik” ifadelerini kullandı.

‘KÜRT KARDEŞLERİMİZİN NÜFUS CÜZDANI BİLE YOKTU’

Tek bir Suriye iradesinin ortaya çıkması gerektiğini ifade ettiklerini belirten Çelik, “Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara tarafından yayımlanan, Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin haklarını garanti altına alan kararnamenin son derece sevindirici olduğunu ifade etmek isterim” dedi.

Kararnamenin Suriye Kürtleri açısından son derece olumlu olduğunu belirten Çelik, “Esat rejiminin inkar politikası dikkate alındığında, Kürt kardeşlerimizin nüfus cüzdanı bile yoktu. Şimdi devlet düzeyinde bir kararname ile garanti altına alınmasının irade beyanını hem sevindirici hem önemli buluyoruz. Ortadoğuda kimlik kavgaları, mezhep kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Belki de 100 yıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen böyle bir kararname ortaya çıktı Ortadoğu’daki devletlere baktığımızda” ifadelerini kullandı.

Kararnamenin uygulanmasının takibinin gerektiğini, Şara ve ekibinin bu konuda hassas olduklarını söylediklerini belirten Çelik, “Bu çerçevede 10 Mart Mutabakatı’na uyulmayınca söz konusu askeri operasyonlar başladı ve 18 Ocak Mutabakatı ile bir noktaya varılış oldu” dedi.

‘SDG KÜRTLERİ TEMSİL EDİYOR’ HASTALIKLI BİR CÜMLE’

Çelik, “Suriye’de ortaya çıkan son tabloyu bütün Kürtlerin, bütün Arapların, bütün Türkmenlerin kazanımı olarak görmek lazım. Eğer birileri herhangi bir yerde terör örgütünün kazanımını herhangi bir etnik grubun kazanımı olarak görüyorsa burada son derece hastalıklı bir zihniyetin işlediğini ifade etmek lazım. Birileri çıkıp da ‘SDG Kürtleri temsil ediyor’ gibi hastalıklı bir cümle kuruyorsa, bir başkasının çıkıp DEAŞ Arapları temsil ediyor’ gibi hastalıklı bir cümle kurmasından farkı yoktur” diye konuştu.

İran konusunu çok yakından ve endişe ile takip ettiklerini kaydeden Ömer Çelik, İran’a dönük bir dış müdahaleye karşı olduklarını söyledi.

Filistin’deki kalıcı barışın tek yolunun ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve sonrasında 1967 sınırları temelinde, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulması olduğunu belirten Çelik, “Gazze bir emlak değildir. Gazze bir vatandır” dedi.

ÖZEL’İN ‘KOBANİ İÇİN OBAMA TALİMATI’ SÖZLERİ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Kobani’ye yardımlar Obama’nın talimatı ile yapıldı” sözleri sorulan Çelik, “Bunlar Kürt meselesini istismar etmeyi meslek ve kariyer haline getirmiş bazı siyasiler. Bir siyasi okuryazarlık problemi olduğu bir kez daha görüldü. Bizim söylediğimiz şey şudur: Obama bile diyordu ki Kobani düştü, düşüyor. Bu insani duruma dikkat çekmeye çalıştı. O çerçevede cumhurbaşkanımızı da aradı. Cumhurbaşkanımıza ‘şöyle yapın, böyle yapın’ demedi. Bütün bu görüşmeler devlet tutanaklarında var. O çerçevede Türkiye zaten kendi hazırlıklarını yaptı. Oraya yardım götürülmesiyle ilgili bir irade ortaya konulurken PKK bu yardımları engelliyordu. Daha sonra Türkiye örgütün bu propogandasını baypas edecek bir yöntem buldu. PKK’nin sivil kürtler ölsün, propogandası yapılsın şeklindeki barbar yaklaşımı çökertilmiş oldu. Türkiye zaten hem fiziki anlamda hem insani anlamda stratejilerini geliştirmişti” dedi.

Kobani’ye insani yardım yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soru üzerine Çelik, “Kobani’ye tabii ki insani yardımda bulunuyoruz, ilk aşamada 11 tır gitti. Net bir şekilde söylüyoruz; hangi ideoloji altında olursa olsun, bütün terör örgütlerinin karşısındayız. Orada insani bir durum var. Şartlar ne olursa olsun Suriyeli Kürtlerin, Arapların, Türkmenlerin yanındayız. Suriye hükümeti ile birlikte, onların açtığı insani koridorlardan ilk aşamada 11 tır gönderdik. bu yardımlar kesintisiz bir şekilde devam edecek. Oradaki Kürt kardeşlerimizi olumsuz koşullarda bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. 27 Ocak 2026, 01:55

    “PKK’nin sivil kürtler ölsün, propogandası yapılsın şeklindeki barbar yaklaşımı… ” Böyle bir düşünce yapısına sahip bir terör örgütünü muhatap alıp, liderine “kurucu önder” diye hitap etmek neyin nesi? Bir insan açıklamasında bu kadar kendisiyle çelişebilir. Ömer Çelik’e açıklamasını okumasını öneriyorum.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!