Hürriyet yazarı Hande Fırat, bugünkü yazısında ABD ile İran arasındaki gerilimde Türkiye’nin üstlendiği diplomatik rolü kaleme aldı.
Fırat “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pezeşkiyan ile yaptığı görüşme, Fidan’ın Washington ve Tahran arasındaki mekik diplomasisi, Katar ve Umman’la yürütülen eşgüdüm, Türkiye’nin pozisyonunu netleştiriyor: Ne İran bombalansın ne ABD itibar kaybetsin” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın son telefon görüşmesinin ana gündeminin İran olduğuna dikkat çeken Fırat, “Sorunun diplomasi masasında ele alınmasını önerdi. Cumhurbaşkanı’nın tarafları, yani ABD ve İran’ı Türkiye’nin de bulunduğu en üst seviyede gerçekleşecek üçlü bir görüşmede bir araya getirme çağrısında bulunduğunu da söyleyebilirim. Bunun telekonferans yöntemiyle yapılması gündeme gelebilir. Trump’ın Erdoğan’ın bu önerisine sıcak baktığı belirtiliyor. Bir diğer önemli görüşme ise bu hafta içinde gerçekleşecek. İran Dışişleri Bakanı, Hakan Fidan ile görüşmek üzere Türkiye’ye gelecek” diye yazdı.
Hande Fırat, bugünkü yazısında özetle şunları kaydetti:
“Tüm dünya olası bir ABD saldırısını konuşurken, diplomatik sahnede sessiz ama derin bir hareketlilik var. Ankara, tıpkı geçmişteki 12 Gün Savaşları’nda olduğu gibi devreye girdi. Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan adeta mekik diplomasisi yürütüyor.
Ankara, tırmanan krizi yumuşatmak, tarafları masaya çekmek ve olası bir askeri müdahaleyi önlemek istiyordu. Diplomatik kaynaklara göre, bu temaslar olmasa belki de bölge bugün çok farklı bir gündemi konuşuyor olacaktı. Kriz ertelenmiş ama bitmemişti.
BEYAZ SARAY’IN TALEP LİSTESİ
ABD’nin İran’ı vurmak istemesinin perde arkasında hem nükleer hem de jeopolitik kaygılar var. Beyaz Saray’ın talep listesi oldukça net:
– İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu tamamen ortadan kaldırması ya da teslim etmesi.
– Kalan nükleer tesislerin tamamen kapatılması.
– İran’ın uzun menzilli füze kapasitesinden vazgeçmesi.
– İsrail’e yönelik tehditlerin ortadan kalkması.
Ama asıl gerekçenin dördüncü madde olduğu Ankara’da da biliniyor. Netanyahu’nun seçim takvimi yaklaşırken, İsrail’in bastırdığı en net dosya bu.
“ABD şu an için büyük çaplı değil ama nokta atışı operasyon senaryolarını masada tutuyor”
Yabancı kaynaklara göre, ABD şu an için büyük çaplı değil ama nokta atışı operasyon senaryolarını masada tutuyor. Olası hedefler şunlar olabilir:
– Natanz ve Fordow nükleer tesisleri,
– Devrim Muhafızları’nın füze üsleri ve komuta merkezleri,
– İHA/SİHA üretim altyapısı ve gelişmiş füze depoları,
İran’ın hava savunma sistemleri ve radar kuleleri.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pezeşkiyan ile yaptığı görüşme, Fidan’ın Washington ve Tahran arasındaki mekik diplomasisi, Katar ve Umman’la yürütülen eşgüdüm, Türkiye’nin pozisyonunu netleştiriyor:
‘Ne İran bombalansın ne ABD itibar kaybetsin.’
‘TRUMP, ERDOĞAN’IN ÖNERİSİNE SICAK BAKIYOR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın son telefon görüşmesinin ana gündemi İran idi. Sorunun diplomasi masasında ele alınmasını önerdi. Cumhurbaşkanı’nın tarafları, yani ABD ve İran’ı Türkiye’nin de bulunduğu en üst seviyede gerçekleşecek üçlü bir görüşmede bir araya getirme çağrısında bulunduğunu da söyleyebilirim. Bunun telekonferans yöntemiyle yapılması gündeme gelebilir. Trump’ın Erdoğan’ın bu önerisine sıcak baktığı belirtiliyor. Bir diğer önemli görüşme ise bu hafta içinde gerçekleşecek. İran Dışişleri Bakanı, Hakan Fidan ile görüşmek üzere Türkiye’ye gelecek.”
İran ın oyalanmaya değil saldırıya hazırlıklı olmaya ihtiyacı var.
Domuzdan post emperyalist ten dost olmaz.
Ülkemizdeki nato üşleri İran saldırısında kullanılmamalıdır.
Emperyalist sistemin bizi komsumuzla savaş ortamına sokmasına fırsat verilmemelidir.