1. Haberler
  2. Gündem
  3. Adı belgelerde geçiyor… 18 yaşından küçük kızlar otelinde eğitildi mi? Fettah Tamince’den Epstein açıklaması

Adı belgelerde geçiyor… 18 yaşından küçük kızlar otelinde eğitildi mi? Fettah Tamince’den Epstein açıklaması

ABD’de kamuoyuna açılan Jeffrey Epstein belgelerinde, Rixos Otelleri’nin sahibi Fettah Tamince’nin adının geçtiği e-mailler ortaya çıktı. CHP lideri Özgür Özel’in “18 yaşından küçük kızlar” iddiasına Tamince, "Özel'i Allah'a havale ediyorum. Yarın dava açacağım, ispata davet ediyorum" yanıtını verdi. Tamince, otele gelenlerin çocuk olmak ihtimalini 'kesin' olarak reddederken, dijital arşivlerinin ve herhangi bir kaydın olmadığını da kabul etti. Tamince'nin açıklamasının hangi resmi belgeye dayandığı sorusu yanıtsız kaldı.

featured

ABD Adalet Bakanlığı’nın, çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla tutuklandıktan sonra 2019’da cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein’e ilişkin 3 milyondan fazla belgeyi kamuoyuna açması, dünya genelinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Açıklanan belgeler arasında yer alan 2017 tarihli bir e-mail trafiğinde, Dubaili iş insanı Sultan Ahmed bin Sulayem’in, Rixos Otelleri’nin sahibi Fettah Tamince’den, Epstein’in özel spa’sında çalışan iki kadının Türkiye’de eğitim almasını talep ettiği görülüyor. Yazışmaların, Tamince’nin asistanı üzerinden yürütüldüğü, iki kadının Rixos Premium Belek’te iki hafta eğitim aldığı ifade ediliyor.

ÖZGÜR ÖZEL: 18 YAŞINDAN KÜÇÜK KIZLAR EĞİTİLDİ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş’ta yaptığı konuşmada söz konusu belgeleri gündeme taşıyarak, Tamince’yi sert ifadelerle suçladı. Özel’in, “Bu kişinin oteline o Epstein’ın geldikleri, orada 18 yaşından küçük kızları eğittikleri, oradan yurt dışına götürdükleri, getirdikleri bu adamın onlarla işbirliği içinde olduğu ortaya çıkıyor” sözleri üzerine Halk TV yazarı İsmail Saymaz Tamince’yi aradı. Tamince, Saymaz’a CHP liderinin sözleri üzerine “Özel’i Allah’a havale ediyorum” diyerek tepki gösterdi ve “Yarın dava açacağım, ispata davet ediyorum” dedi.

Epstein’i hiç tanımadığını, kendisini ilk kez Netflix belgeselinde gördüğünü söyleyen Tamince, “İğrendim heriften” ifadelerini kullandı.

Tamince, talebin Sultan Ahmed bin Sulayem’den geldiğini, bu nedenle sorgulanmadığını belirterek şunları savundu:

“Spa’larımız çok iyi olduğu için iki terapistin gönderilmesi istenmiş. Eğitim Türk hamamı üzerinedir. Gelenler yetişkindir. Bunun aksini iddia etmek iftiradır.”

KAYIT YOK

Ancak Tamince’nin açıklamalarında dikkat çeken nokta, eğitime gelen kişilerin kimliklerine ve yaşlarına dair herhangi bir belgenin bugün itibarıyla bulunamadığını kabul etmesi oldu. Dijital arşiv olmadığını söyleyen Tamince, kayıtların tespit edilemediğini ifade etti.

Tamince, “Çocuk olma ihtimali var mı?” sorusuna ise “Kesinlikle yok” yanıtını verirken, bu kesinliğin hangi resmi belgeye dayandığı sorusu yanıtsız kaldı.

BURAK OĞRAŞ DOSYASI YENİDEN GÜNDEMDE

Özgür Özel’in konuşmasında, 2011 yılında Rixos Oteli’yle bağlantılı bir lojmanda şüpheli şekilde hayatını kaybeden Burak Oğraş dosyasına da atıf yapması, tartışmayı büyüttü. Tamince, bu dosyanın siyasete malzeme edilmesine tepki göstererek, “Bir babanın acısı üzerinden siyaset yapılıyor” dedi ve kendisinin de bu dosyanın aydınlanmasını istediğini savundu.

İsmail Saymaz’ın Tamince’ye soruları ve yanıtlar şöyle:

Sizden Epstein’le ilgili talepte bulunan kişi kim? Neden böyle bir talepte bulunuyor?

Sultan Ahmet Bin Sulayem bizim arkadaşımız. Dubai’de önemli bir işadamı, dünya çapında bir şahsiyet. Kendisi, ailesi ve arkadaşları bize tatile geliyor. Suleyam’den bize talep geliyor. “Spa’larınız çok iyi, bir arkadaşımın iki terapisti var, gönderebilir miyiz?” diye. E-mail bundan ibaret. Asistanım “Yardımcı olayım” diyor, bizim yetkililerle tanıştırıyor. Pasaportları geliyor. İki hafta eğitim görüyorlar.

Nereye geliyorlar?

Rixos Premium Belek’e.

Gelenler yetişkin değil mi?

Yetişkin olmama ihtimali var mı!

Çocuk olmadıklarını düşünüyorsunuz.

Kesinlikle öyle.

Neye göre söylüyorsunuz?

Benim orada çalışanlarım var. Aradım, sordum. “Hatırlıyoruz, geldiler, eğitim verdik, gittiler” dediler.

Ne eğitimi verdiler?

Türk hamamı, onun için geliyorlar.

Gelenlerin yaşlarını ortaya koyacak bir evrak var mı?

İsimlerini bilmiyoruz, İsmail Bey.

Kayıtlarda yok mu?

Nasıl bakacağım, ne diyeceğim? Bulsak en azından gayriresmi olarak diyeceğiz ki “Bunlar bu.” Otelin hafızasında öyle bir bilgiye ulaşamıyoruz. Dijital arşiv yok. Bizim IT bakıyor. Herkesin elinde tek bir belge var: Epstein’in gönderdiği e-mail. Adamlar onun üstünü çizerek dünyaya vermiş. Bu e-maili de bulmaya çalışıyoruz.

E-mail size gönderilmiş ama asistanınız cevap vermiş.

Bana gelen kurumsal e-mailler asistanıma da düşüyor. O gün yurt dışında seyahatteyim, asistanım cevap vermiş benim yerime.

Sulayem, e-mailde arkadaşı Epstein’den söz ediyor.

Biz Sulayem’den geldi diye dikkate alıyoruz açıkçası. Gerisine bakmıyoruz. Epstein’i tanımıyoruz. O dönem öyle birini ne biliyoruz ne duyuyoruz.

Asistanınız daha sonra Epstein ile yazışıyor.

Epstein, asistanıma yazıyor. Kuvvetle muhtemel Sulayem, asistanıma yazarken, onun e-mail bilgisini Epstein’e attı. Bu sefer adam direkt asistanıma yazıyor.

Asistanınız “Bu adam kim?” diye sorgulamamış mı?

Sorgulama yapmaz, çünkü Sulayem, bizim çok itibar ettiğimiz bir şahsiyet. Dolayısıyla Epstein’in kim olduğunu sorgulamıyor. Ya İsmail Bey, bugün bir şey ifade ediyor. O gün Epstein veya Albertos dese ne ifade eder? Tanımadığımız, bilmediğimiz bir adam.

E-mail trafiğinin olduğu 2017 yılı itibarıyla Amerika basını ve kamuoyu Epstein’i biliyor.

Epstein, direkt yazsaydı o zaman bakardık kimdir, necidir diye. Ama bizi itibarlı bir adam arıyor ve referans kendisi.

Bu durumu Sulayem ile konuştunuz mu?

Yok, benim e-mailden haberim yok ki. E-maili yeni gördüm.

Eğitim verildiğini de bilmiyordunuz, öyle mi?

Hiçbir şeyden haberim yok. Bu normal bir prosedür. Bir ricada bulunulmuş, o da yönlendirmiş. An itibarıyla dünyada iletişimde olduğum tonlarca önemli adam var. Bir noktadan sonra onları kurumlarımızla tanıştırıyoruz. Onayımı gerektiren, bilmem gereken bir konuysa beni arıyorlar, yoksa diyorum ki “Siz çözün.” 50’ye yakın tesisim var, uğraşma imkanım yok.

Epstein ile tanışmış mıydınız?

Hiç konuşmadım, tanışmadım. İki yıl önce o Netflix’te belgeselini izledim. İğrendim heriften. Bu belgeselle tanıdım.

Vicdanı ve aklı olan biri e-maili okuyunca bu işte gayri hukuki ve gayri ahlaki hiçbir şeyimizin olmadığını çok net görür. Şimdi o e-maili yüz bin şekilde yorumlayıp yazanlar, değiştirerek sunanlar, iftira atanlar var.

E-mailde ‘spa’ bahsinin geçmesi insanları böyle düşündürmüş olamaz mı?

Benim için restoran, mutfak, oda, lobi, resepsiyon ne kadar kutsalsa spa da o kadar kutsal. Spa deyince insanların aklına ne geliyor bilmiyorum ama bizim aklımıza gururla işlettiğimiz, birçok kardeşimizin şerefiyle çalıştığı yer geliyor. ‘Anti-aging’ (yaşlanmayı geciktirme) deyince daha mı farklı olacak?

CHP lideri Özel, Epstein’la ilgili değerlendirme yaparken, 2011’de şüpheli şekilde ölen Burak Oğraş’a değindi. Ne düşünüyorsunuz?

Bir babanın acısı üzerinden siyaset yapmak, insanları karalamak son derece yakışıksız. Dört evladım var. Evladını kaybetmiş babanın acısını onun kadar hissedemem ama empati kurmaya çalışıyorum. Bu cinayetin aileyi tatmin edici şekilde ortaya çıkmamasının en büyük mağdurlarından biri de benim. Bu evladımız otelde değil, otelin kiraladığı lojmanda, ki bu lojman sadece bize ait değil, başka müşteriler de kalıyor, ölüyor. Savcılık soruşturma başlatıyor, insanlar tutuklanıyor, bırakılıyor. Özel, bunun nasıl olması gerektiği ile ilgili öneride de bulunabilir mi? Ne yapmamı istiyor?

Özel, konuşmasına şöyle devam ediyor: “Bu kişinin oteline o Epstein’ın geldikleri, orada 18 yaşından küçük kızları eğittikleri, oradan yurt dışına götürdükleri, getirdikleri bu adamın onlarla işbirliği içinde olduğu ortaya çıkıyor.”

Özel’i Allah’a havale ediyorum. İftira atmaktan, karalamaktan biraz hicap duyması lazım. Özel’e yarın dava açacağım. Ben çocuk eğitiyormuşum da küçük yaşta da… İspata davet ediyorum. Siyasi olunca aklına her gelen iftirayı mı atacak? Nasıl bir genel başkan çıkar, bunu kürsüde söyler? Türkiye’yi yönetmeye aday bir insan. Ben siyasetçi değilim, rakip değilim, hırsız değilim, soysuz değilim. O zaman mahkeme kursun Özgür Bey, beni de çağırsın.

Ben ne yapabilirim? Babayı davet ettim. Oturdum avukatların huzurunda. Gittik, dava açtık. Savcılık yine bir soruşturma başlattı. Benim de bilgime başvurdu. Herkesi tekrar çağırdı. Bir Allah’ın kulu çıksın, desin ki “Bu olayın kapanmasıyla ilgili talepleri ve görüşmeleri oldu.”

Babanın acısını anlıyorum ama siyasi olarak bunu her defasında ortaya çıkarmayı Allah’a havale ediyorum.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!