Diyanet İşleri Başkanlığı’nda, kamuoyunda tepki çeken açıklamalarıyla bilinen İmam Halil Konakcı ile ilgili süreç, kurum içindeki idari bir krizi ve yönetimsel çelişkiyi gün yüzüne çıkardı.
Birgün’den Mustafa Bildircin’in Diyanet kaynaklarına dayandırdığı habere göre, kurum müfettişleri Konakçı’nın ihracını talep etti ancak bu talep Başkanlık makamında takıldı.
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, 7 Ocak tarihinde kurum müfettişleriyle bir “tanışma toplantısı” gerçekleştirdi. Habere göre Arpaguş, bu toplantıda yaptığı konuşmada, teftiş kurullarının önemine vurgu yaparak, hazırlanan inceleme ve soruşturma raporlarının gereğinin vakit kaybedilmeden yapılacağını beyan etti. Arpaguş, müfettişlere hitaben “Raporlarınızda teklif ettiğiniz hususları uygulayacağım” taahhüdünde bulundu. Ancak bu taahhüdün, kurumun en tartışmalı dosyalarından biri olan Konakcı dosyasında karşılık bulmadığı ortaya çıktı.
KONAKCI’NIN İHRACI İSTENİYOR
Atatürk’e yönelik ifadeleri ve muhalefeti hedef alan siyasi söylemleri nedeniyle eleştirilen İmam Halil Konakcı hakkında Diyanet müfettişleri tarafından yürütülen soruşturma Aralık 2025’te tamamlandı. Müfettişlerin, soruşturma neticesinde Konakçı’nın ihracını talep eden bir rapor hazırladığı belirlendi.
Eski Başkan Ali Erbaş döneminde “muhafazakâr çevreyi rahatsız etmemek” gerekçesiyle işlem yapılmadığı iddia edilen Konakcı hakkında, yeni yönetimin de benzer bir tutum sergilediği görülüyor. Arpaguş’un, müfettişlere verdiği “uygulayacağım” sözüne rağmen, ihraç talepli raporu 3 aydır imzalamadığı ve dosyanın başkanlık masasında bekletildiği kaydedildi.
‘GEREĞİNİ YAPARDIM’
Kurum kaynakları, Safi Arpaguş’un göreve gelmeden önce eski yönetim ve Halil Konakcı hakkında eleştirel bir tutum takındığını hatırlatıyor. Arpaguş’un İstanbul Müftüsü olduğu dönemde, Halil Konakçı’ya ve liyakat tartışmalarıyla gündeme gelen Ali Erbaş’ın damadı Muhammet Likoğlu’nun Beykoz Müftüsü olarak atanmasına tepki gösterdiği, yakın çevresine “Gereğini yapardım” dediği öne sürülüyor.
Diyanet içinden kaynaklar, mevcut tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
“Şimdi gereğini yapmasını bekliyoruz. İhraç önerisi üç aydır masasında bekliyor. Konakcı’nın ihracı konusu, Arpaguş için bir samimiyet testi niteliğinde. Yetki de sorumluluk da kendisinde.”
NE OLMUŞTU?
Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, geçen hafta Atatürk düşmanı imam Halil Konakcı’yı Diyanet İşleri Başkanlığı’na şikayet etmişti.
Dikbayır, bugün yaptığı açıklamada Diyanet İşleri Başmüfettişi İbrahim Öztürk ve Müdür Yardımcısı Hüseyin Akdağ’ın kendisini ziyaret ettiğini duyurmuştu.
Diyanet’in idari soruşturma başlattığını söyleyen Dikbayır, şikayete konu olan tüm belgeleri dosya halinde yetkililere teslim ettiğini ve gerekli bilgilendirmeyi yaptığını söylemişti.
HALİL KONAKCI’NIN CUMHURİYETİ, LAİKLİĞİ VE KADINLARI HEDEF ALAN AÇIKLAMALARI
Cumhuriyeti ve laikliği açıkça hedef alan açıklamalarıyla bilinen imam Halil Konakcı, yaptığı bir konuşmada, iş yaşamında olmaları ve giydiği kıyafetleri üzerinden kadınları hedef almış, kadınların eşlerine de “Hiç mi kıskanmıyorsun lan?” diye seslenmişti. Konakcı, kadınları kıyafetleri nedeniyle “kasap dükkanı, et pazarı” diye nitelemişti.
HİLAFET ÇAĞRISI YAPMIŞTI
Konakcı, başka bir açıklamasında da hilafet çağrısı yaparak, “O makam hala başımızda olsaydı ne başörtüsüne ne çarşafa ne sarığa ne minareye ne ezana kimse konuşamazdı. Biz o makamı geri istiyoruz arkadaş.” demişti. Konakcı, daha önce de başında takke ile Erzincan Valisi Mehmet Makas’ın makamında ağırlanmıştı.
AKP’Lİ BELEDİYENİN PROGRAMINDA KONUŞMACI OLMUŞTU
Konakcı, 14 Ocak’ta ise AKP’li Gebze Belediyesi’nin ev sahipliğinde Gebze Kültür Merkezi’nde “imanın yeniden inşası” konulu programda konuşmacı olmuştu.

HATAY’IN İŞGALİNİ ÖVMÜŞTÜ
Konakcı, 13 Ağustos’ta Fransız işgalinde yapılmayan zulmün Cumhuriyet döneminde yapıldığını öne sürmüştü.
Hilafetçi imam vaazında, “Hatay’ın çoğunluğu Arap’tır. Kürt ve Arap kardeşlerimiz var orada. Hala da öyle. O zaman da öyleydi. 1938’e kadar Fransız işgalindeydi. Sınırın içinde mi kalsın dışında mı kalsın tartışmaları vardı. Ezan yasağı 1932’de geldi. Fransızlar, ezanı Hatay’daki Müslüman köylerinde, camilerinde yasaklamadılar. Yine Fransız işgalindeki Hatay merkezinde, köylerinde ezan ‘Allahü ekber’ diye okundu 1938’e kadar. 1938’de Hatay Türkiye topraklarına katıldığında ilk yapılan iş ezanın yasaklanması oldu. Yani Fransız’ın yapmadığı zulmü bu topraklarda yaptılar” ifadelerini kullanmıştı.