Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla beklenen kabine revizyonu gerçekleşti. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya görevlerinden “affını” istedi; boşalan koltuklara yeni isimler atandı. Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yeni Adalet Bakanı ise Akın Gürlek oldu.
Ali Yerlikaya’nın görevden alınmasının ardından Yeni Şafak gazetesi yazarı İsmail Kılıçaslan, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Daha önce Ali Yerlikaya için “Emoji bakan” ifadesiyle gündeme gelen Kılıçaslan, görev değişimi sonrası kendisine “Gözün aydın” mesajı atanlara yanıt verdiği paylaşımında meselenin kişisel olmadığını söyledi.
Kılıçaslan açıklamasında, tartışmanın odağında “mülteci düşmanlığı”, geri gönderme merkezlerindeki uygulamalar ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun kapsamında yürütülen soruşturmalar olduğunu belirtti. 5816’ya muhalefet suçlamasıyla gözaltına alınan kişilere ait plastik kelepçeli ve yüzleri bastırılarak çekilmiş fotoğraflara tepki gösteren Kılıçaslan, söz konusu uygulamaları eleştirdi.
AKP’Lİ YAZARDAN ‘KEMALİST’ÇIKIŞI
İşte Kılıçaslan’ın Ali Yerlikaya’ı “Kemalistlere yaranmak için uğraştığını” söylediği paylaşımı:
“”Gözün aydın” mesajı atan arkadaşlar. Mesele kişisel değildi. Hiç bir zaman da olmadı. Kişisel meselelerimi ekrana, gazeteye taşımamayı öğreneli çok oldu.
Neydi mesele? Mülteci düşmanlığıydı. Geri gönderme merkezlerindeki rezaletti. 5816’ya muhalefet ile suçlanan arkadaşlarımızın plastik kelepçeyle, kafaları bastırılarak paylaşılan fotoğraflarıydı. 28 Şubat artığı danışmandı. Kamalistlere yaranmak için uğraşmanın çirkinliği idi. Teknik olarak benim gözümün aydın olmasını gerektiren bir şey yok yani.
Böyle dertleri olan, böyle şeyleri dert olarak tanımlayan cümlenin gözü aydın. Ankara’da, ötede beride benim bu eleştirilerimi “kişisel” diyerek değersizleştirmeye çabalayan bir mekanizma var, bunun da farkındayım. Gülüp geçiyorum. Yaptığım hiç bir işi, verdiğim hiçbir kavgayı “gölge”de yapmadım. Meydanda, alandayım. Savunma desteğim yok. Vuruşa vuruşa yaşıyorum.”

