Banu Temel yazdı…
Hollywood’daki kariyerlerinin ilk dönemlerinden itibaren Reagan ve John Wayne hem sinemada hem de siyasette harika bir dostluk geliştirmiş ve hep “iyilerin!” tarafında olmuşlardı. Dünya, onların gözünde iyiler ve kötüler ya da daha doğrusu komünistler ve komünizm karşıtları olarak ikiye ayrılmıştı. Amerikan tarihi içinde gişe rekorları kıran filmleriyle vahşi batının kovboyu, Amerika’ya yapılan resmi ziyaretlerde Beyaz Saray davetlerinin en çok boy gösteren ünlüsü, Amerikan halkının en çok güvendiği aktör ve Amerikan Deniz Piyadelerinin “Amerikalı” sözcüğünü en iyi tasvir eden adam olarak nitelendirdiği John Wayne işte bu siyasi çekişmelerin ortasında sahne alır. Cumhuriyetçiler ile anlaşarak antlaşmalara karşı televizyonda bir kampanya başlatacağı dedikodusu yayılır. Reagan alt edilebilir ancak John Wayne asla!
Başkan Carter, Torrijos ile temasa geçerek, John Wayne’in ikna edilmesi konusunda bazı tavsiyelerde bulunur. Kanal antlaşması tarihi haksızlıkları onaracaktır, her iki tarafın menfaatlerine uygun şekilde düzenlenmiştir, bir Panama milliyetçisi olan Torrijos’un tek amacı 1903 yılında yapılan antlaşmayla sömürge durumunda olan halkını kurtarmaktır ve ABD ile dostluk ve iş birliği içerisinde ülkesinin toprak bütünlüğünü yeniden kazanmaya çabalamaktadır. Bunlar John Wayne gibi doğrucu bir adamı ikna etmeye uygun açıklamalardır.
Ancak Başkan Carter’ın bilmediği bir kozu vardı Torrijos’un. John Wayne’in ilk aşkı Panama’nın Los Angeles Başkonsolosu’nun kızıydı. Josephine Alicia Sáenz, Wayne ile tanıştığında henüz 15 yaşındaydı ve babasının tüm itirazlarına karşı gelerek altı yıl süren nişanlılık döneminden sonra 1933 yılında evlenmişlerdi. John Wayne’nin ilk aşkı, ilk karısı ve Panama tarihiyle ilk karşılaşması bu şekilde olmuştur.
1972 yılında Orta Amerika ve Karayipler Oyunları Komitesi’nin davetlisi olarak John Wayne Panama’ya gelir. Bu davet sırasında genç bir Panamalı iş adamı olan Arturo McGowen ile tanışır. McGowen, onu Torrijos’un Farallón’da bulunan evine götürür ve Pasifik manzaralı terasta âdeta üç eski dost gibi sinemadan, siyasetten ve kadınlardan konuşarak hoş vakit geçirirler. Geçmişten gelen tüm bu ayrıntılar Torrijos’un hemen McGowen üzerinden John Wayne’e ulaşmasını kolaylaştırır. Panama’nın kanal müzakerelerinde bulunan ekiple birlikte McGowen, John Wayne’in Kaliforniya’daki evine gider. Günlerce bütün detaylar üzerinde konuşulur. Bu esnada bir grup Amerikalı gazeteciyi Torrijos, Farallón’da bulunan evinin terasında ağırlamakta ve sordukları çok sayıda soruya cevap vermektedir. Nihayet esas soru sorulur: “John Wayne’in Kanal Antlaşmalarının lehinde olduğu ve bu konuyu savunmaya hazır olduğu doğru mu?” Torrijos, Wayne’i aramalarını ve cevabı bizzat Wayne’in vermesinin doğru olacağını belirtir. “Evet” der Wayne.
Ertesi gün Amerikan basınında bomba patlar ve Wayne’in açıklamalarıyla ortalık karışır. Senatörlerden Wayne’e kararını eleştiren, kınayan ve bu yanlıştan dönmesini isteyen mektuplar yağmaya başlar. John Wayne ve ekibi, 100 senatöre gerekçelerini anlatan resmî bir yazışma ve Wayne tarafından her senatörün şahsına hitaben yazılmış kişisel ikna mektuplarını yollarlar. 1978 yılının ocak ayında Amerikan Senatosu’ndan 15 kişilik Dış lişkiler Komisyonu üyeleri Panama’nın siyasi durumunu incelemek ve General Torrijos ile görüşmek üzere ülkeye gelirler. John Wayne’nin sürpriz bir şekilde bu toplantılara eşlik etmesi ve Torrijos ile yakın temasları senatörlerin oldukça olumlu izlenimlerle ABD’ye dönmesini sağlar. John Wayne, en büyük hayal kırıklığının en yakın dostu Ronald Reagan’ı ikna edememek olduğunu, kendisine çok sayıda mektup yazdığını açıklar. Wayne, ABD’ye döndükten sonra da basın açıklamaları yapar, makaleler yazar, mektupları cevaplar ve senatörleri ikna turlarına devam eder. Ancak John Wayne mide ve bağırsak kanseridir ve durumu gittikçe kötüleşmektedir. Nihayet 18 Nisan 1978 tarihinde ABD Senatosu 68 kabul, 32 ret oyuyla antlaşmaları onaylar.
1979 yılının Haziran ortalarında, ABD Kongresi anlaşmaların uygulanmasına ilişkin yasaları ve bütçeyi oylayacaktır. Başkan Carter senatörlerin oylarını alma konusunda yine zorluklarla karşılaşır. Kongre üyelerinin büyük bir kısmı, lehte oy vermeleri durumunda Kanal’ın Panama’ya devredilmesine büyük ölçüde karşı çıkan seçmenler nezdinde siyasi geleceklerinin tehlikeye gireceğinden endişe etmektedir. McGowen, bu sırada, kanseri son safhaya gelmiş ve her dört saatte bir morfin iğnesi yapılan John Wayne’in hastanedeki odasındadır. Ailesinin tüm itirazlarına karşın, “artık sonuna geldik burada bırakmak olmaz” diyen John Wayne tarafından tüm senatörlere yeniden mektuplar hazırlanır ve oylamaya ilişkin hassasiyet açıklanır. 10 Haziran’da telegramlar gönderilir, 11 Haziran sabahı John Wayne vefat eder. 21 Haziran günü ABD Kongresi Kanal Antlaşması’na ilişkin yasaları ve bütçeyi onaylar. Böylelikle 1977 yılında imzalanan Torrijos-Carter Antlaşmaları kesin olarak tamamlanır.
Kasım 1980 seçimlerini kazanan Ronald Reagan, 20 Ocak 1981 günü ABD Başkanı olarak göreve başlar.
General Torrijos’a dönersek, Panama Hava Kuvvetleri’ne ait Kanada yapımı Twin Otter marka uçağı ile 31 Temmuz 1981 günü öğle saatlerinde Coclesito bölgesine giderken radardan kaybolur. Uçağının Marta dağına çarparak patladığı ancak ertesi günü anlaşılır. General ile birlikte uçakta bulunan toplam yedi kişi can verir. Kaza kırım raporları temiz çıkar ve kötü hava şartlarından dolayı uçağın düştüğü ifade edilir.
Haziran 1980 tarihinde Bolivya’nın seçilmiş Başkan yardımcısı Jaime Paz Zamora’nın uçağı alevler içinde yere inmiş ve oldukça ağır yanıklarla uçakta tek kurtulan kendisi olmuştur. Mayıs 1981 tarihinde Ekvador Cumhurbaşkanı Jaime Roldós şaibeli bir uçak kazasında ölür. Haziran 1981 tarihinde Peru Genelkurmay Başkanı General Luis Hoyos Rubio bir helikopter kazasında ölür. General Torrijos’un yakın dostu yazar Gabriel García Márquez”in dediği gibi: “Bu kadar çok peş peşe gelen felaketin tesadüf olduğuna inanmak kolay değildir.”
Ne yazık ki Omar Torrijos, Panama tarihinde daima tamamlanamayan bir dönem olarak kalacak.
Ufak bir not ile artık bitirelim. Bugün Ankara’da, Portakal Çiçeği Vadisi’nde, Panama’ya, Panama Kanalı bölgesi üzerinde tam egemenlik tanıyan, toprak bütünlüğünü yeniden teyit eden, yıllar süren müzakereler ve General Torrijos’un kişisel çabalarıyla elde edilen başarıyı temsil eden, 13 Temmuz 2023 yılında açılan bir “Torrijos-Carter Antlaşmaları Parkı” bulunmaktadır.
Kaynakça: MARTINEZ de VEGA, Zoilo G., “Las Guerras del General Omar Torrijos, La reconquista del Canal de Panama”, Editorial Planeta Mexicana, Ciudad de México, Diciembre 2020.
GREENE, Graham, “Generali Tanımak”, Hece Yayınları, Ankara, Haziran 2018.