1. Haberler
  2. Gündem
  3. Aziz İhsan Aktaş’ın kardeşinden savunma: ‘Örgüt’ iddiasına ne dedi?

Aziz İhsan Aktaş’ın kardeşinden savunma: ‘Örgüt’ iddiasına ne dedi?

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de görülen davanın 11. gününde, Aziz İhsan Aktaş'ın kardeşi Doğan Aktaş’ın savunması alındı. Aktaş, "Örgüt lideri iddia edilen kişi benim ağabeyimdir, biz bir örgüt değiliz, aileyiz. Zaman zaman yaşadığımız sıkıntıları birbirimize anlatırız, mali desteklerde bulunuruz. Ağabeyimin şirketlerim üzerinde yetkisi yoktur" dedi.

featured

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 200 sanık hakkında açılan dava 11. gününde devam etti.

İHA’nın haberine göre; Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri kampüsünde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

“Karalar bana, düzenli ödeme alabilmem için belirli bir miktarın kendilerine ödemem gerektiğini, sürecin Zenger ile yürütülmesini söyledi”

‘KARALAR BANA DÜZENLİ ÖDEME ALABİLMEM İÇİN BELİRLİ BİR MİKTARIN KENDİLERİNE ÖDEMEM GEREKTİĞİNİ SÜRECİN ZENGER İLE YÜRÜTÜLMESİNİ SÖYLEDİ’

İddianamede ismi suç örgütü yöneticisi olarak geçen ve belediyelerde araç kiralama ihalesi yaptığı aktarılan ve 12 Ağustos 2025 yılında tahliye edilen tutuksuz sanık Baki Nugay savunma yaptı.

Nugay savunmasında, “Biz suç kastıyla değil, kamu güçlerini elinde bulunduranların meşru hak edişlerimizi adeta bir rehin gibi tutması karşısında, şirketin uğrayacağı telafisi imkansız zararları önlemek adına atılmış, mecburiyeten atılan adımlardır. Söz konusu ödemeler yeni bir ihale alma veya gayrimeşru bir menfaat temin etmek amacıyla değil, fiilen gerçekleştirilmiş hizmetlerin bedeli olan meşru hakedişlerimizi alabilmek için yapılmıştır. Şayet bu ödemeler iddia edildiği gibi yeni ihale kazanma amacı taşıyor olsaydı, aynı idari yapının sonrasında yönetiminde bulunduğu Adana Büyükşehir Belediyesi’nden de ihaleler alınmış olması gerekirdi. Oysa tek bir ihale dahi alınmamış olması, Seyhan’daki sürecin bir ihale bağlama operasyonu değil, hak edişlerin ödenmemesi tehdidiyle yürütülen bir irtikap süreci olduğunu ve benim bu durumda fail değil, mağdur konumunda bulunduğumu kanıtlamaktadır. Zeydan Karalar bana, düzenli ödeme alabilmem için belirli bir miktarın kendilerine ödemem gerektiğini, sürecin Özcan Zenger ile yürütülmesini söyledi. Bu talebin reddi halinde, şirketimizin finansal olarak bunu telafi edemeyeceğini söyledi. Bu dayatmayı kabul etmek zorunda kaldım. Bu beyanlarım sadece birer iddiadan ibaret değildir. Avukatım tarafından hazırlatılan ve mahkemenize sunulan bilirkişi raporu, HTS ve baz kayıtları üzerinden bu süreci bilimsel olarak ispatlamaktadır. Özcan Zenger, Zeydan Kararlar’ı aradı, 113 saniye görüştüler” ifadelerini kullandı.

‘ESENYURT VE BEŞİKTAŞ BELEDİYELERİNİN BİZİM FİRMAMIZDAN ÖNCE ALDIĞI İHALELERİNE BAKILMASINI MAHKEMEDEN TALEP EDİYORUM’

Savunmasına devam eden sanık Baki Nugay, “Özcan Zenger’e fiziki olarak hakediş ödemesi yaptık. Bu HTS ve baz kayıtlarında mevcuttur. Bizim yaşadığımız süreç, bir rüşvet alma, verme durumu değil, hakkediş ödemesi alma mücadelesidir. İddianamede yer alan makinelerin satışını engelleyerek, maddi menfaat sağladığım iddiası, işimin pozisyonundan dolayı imkansızdır. Örgüt yöneticiliği suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. İddianamede, ihale süreçlerini organize ettiğim ve 15 şirketi yönettiğim öne sürülüyor. Gizli tanık bunları söylüyor. Ancak alınan bilirkişi raporlarında böyle bir durumun olmadığı kanıtlanmıştır. İddianamedeki hususlara göre ben hayalet bir yöneticiyim çünkü iddiaların hiçbiri kanıtlanmamıştır. Özcan Zenger’e biz fiziki olarak hakediş ödemesi yaptık. Bu durum, HTS ve baz kayıtları ile geçerlidir. Bizim yaşadığımız süreç bir rüşvet alma verme durumu değil, hakediş ödemelerimizi alma mücadelemizdir. İddianamede yer alan makinelerin satışını engelleyerek, maddi menfaat sağladığım iddiası, işimin pozisyonundan dolayı imkansızdır. Örgüt yöneticiliği suçlamalarını kesinlikle kabul etmiyorum. İddianamede, bir gizli tanık, ihale süreçlerini organize ettiğimi ve 15 şirketi yönettiğimi öne sürüyor. Ancak bilirkişi raporlarında böyle bir durumun olmadığı kanıtlanmıştır. İddianamede ki hususlara göre ben hayalet bir yöneticiyim çünkü iddiaların hiçbiri kanıtlanmamıştır. Esenyurt ve Beşiktaş Belediyelerinin bizim firmamızdan önce aldığı ihalelerine bakılmasını mahkemeden talep ediyorum, asıl ihaleye fesat karıştırma o kısımda. Bu işlerin içerisinde çok suçlu kişiler var, bunlar yapanın yanına kar mı kalacak?” şeklinde konuştu.

AZİZ İHSAN AKTAŞ’IN KARDEŞİ SAVUNMA YAPTI

Duruşmaya yaklaşık 1 saat ara verildi.

Aranın ardından, örgüt lideri iddiasıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın erkek kardeşi tutuksuz sanık Doğan Aktaş’ın savunması ile yargılama devam etti.

Aktaş, ailelerinin ticaretinin sermayesinin babalarının emeklilik ikramiyesi olduğunu, kendisinin inşaat sektörüyle ticarete atıldığını söyledi.

Hakkındaki “örgüt üyeliği” suçunu reddeden Aktaş “Örgüt lideri iddia edilen kişi benim ağabeyimdir, biz bir örgüt değiliz, aileyiz. Zaman zaman yaşadığımız sıkıntıları birbirimize anlatırız, mali desteklerde bulunuruz. Ağabeyimin şirketlerim üzerinde yetkisi yoktur.” ifadelerini kullandı.

Aktaş, birçok şirketin akaryakıt ihtiyacının kendi şirketleri tarafından karşılandığını, 2022 ve 2023 yılları arasında Beşiktaş Belediyesine hizmet verdiklerini belirtti.

Beşiktaş Belediyesi’nin “2022 Yılı Akaryakıt ve Akaryakıt Katkısı Alımı İhalesi”nde, rekabet ortamının oluşmadığı ve yaklaşık maliyet hesaplamasının gizliliğinin ortadan kaldırıldığı, bu sayede ihaleyi kazandığının iddia edildiğini belirten Aktaş, “Beşiktaş Belediyesi’ne 2 milyon litre yakıt satmışım, ben zarar ettim, kamu zararı oluşmadı. Bir daha da ihalelerine teklif vermedim” beyanında bulundu.

Tutuksuz sanıklardan Fatma Melike Dişbudak da savunmasında, 2017 yılında İçkale Sosyal Hizmetler Taşımacılık İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde finans müdürü olarak işe başladığını, halen aynı şirkette çalışamaya devam ettiğini söyledi.

İmza yetkisi olmadığını, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Dişbudak, “Örgüt üyesi değilim, işini yapan bir firma çalışanıyım. Beraatime karar verilmesini istiyorum” dedi.

Aziz İhsan Aktaş’ın yeğeni tutuksuz sanık Ferhat Aktaş da savunmasında, araç kiralama ve inşaat çatısı altında faaliyet gösteren iki şirketinin bulunduğu, ticari hayatı boyunca hiçbir usulsüz iş ve işlem yapmadığını iddia etti.​​​​​​​

Duruşma, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 17 Şubat Salı gününe ertelendi.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!