Mehmet Alper yazdı…
Çöken Hegemonya krize girmeden İsrail en çok istediği şeyi almaya çalışıyor. Yangından mal kaçırır gibi İran’ı güçsüzleştirmek için tarihte görülmemiş bir baskı uyguluyor. ABD’nin bir ekonomik kriz eşiğinde olduğunun bilincinde ve bunu geciktirmek için finans gücünü kullanıyor. Ancak İran 2025’te beklenildiğinden fazla tepki verince savaşı erteleyip geri çekildi yağmacı güçler.
Uzmanlar, İran’ın balistik füze kapasitesinin İsrail’in hava savunma sistemlerini (Demir Kubbe, Arrow 3) “doyurma” (saturation) saldırılarıyla delebildiğini Haziran 2025’teki savaşta teyit etti.
Bu seferde İsrail başka bir riski gördü. Her geçen gün İran daha çok füze üretiyor.
Ayrıca İran, GPS bağımlılığından kurtulmak için Çin’in Beidou konumlandırma sistemine geçmiş ve Çin’den anti-stealth (hayalet uçak avcısı) radar sistemleri (YLC-8B) alarak ABD’nin teknolojik üstünlüğünü engelledi.
En kısa zamanda mevcut güçlerle hesaplaşmak İsrail’in çıkarına olacak. Hiçbir uluslararası plan tutmadı ve haklı bir tarafının olmadığı ortaya çıktı. İsrail karşıtlığı da büyüyor her geçen gün. Mağduru oynama stratejisi artık tutmuyor.
Acaba 2025’teki savaş ABD’nin stratejisini değiştirmiş olabilir mi? İran rahatlıkla uçak gemisini hedef almış ve bunu bir tehdit olarak kullanmış olabilir mi? Artık hipersonik füzelerle armadalar gücünü yitirmiş olabilir mi? Uçak gemileri birer çöp oldu ve tarihin raflarına kaldırıldı demek istemiyorum . Ancak körfez ve sığ denizlerde açık hedef haline geldiği için ve yüksek maliyeti nedeniyle eski gambot diplomasisinde kullanılma zamanı geçmiş olabilir mi? Cem Gürdeniz bu satırları yazdıktan sonra aşağıda alıntıladığım yazısını paylaştı.(****)
“Ancak bugün suyun altı hariç denizde tüm dengeler değişiyor. Yirminci yüzyılın tartışmasız deniz hâkimiyet aracı olan uçak gemisi, yirmi birinci yüzyıla girerken kendi varlık sebebini sorgulatan yeni bir teknoloji dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Özellikle hipersonik silahların, hassas güdümlü balistik ve seyir füzelerinin, yapay zekâ destekli keşif–gözetleme ağlarının ve insansız sistemlerin yaygınlaşması, “Uçak Gemisi Darbe Grubu” kavramını ve uçak gemisi merkezli deniz doktrinlerini temelinden sarsmış durumda. Buna rağmen, “uçak gemisi tamamen öldü” demek için henüz erken; fakat aynı rol ve önemde, aynı risk–getiri oranıyla varlığını sürdürüyor, demek de artık gerçekçi değil.”
İran lideri Hamaney, Şubat 2026’da yaptığı konuşmada “ABD Donanması batırılabilir” diyerek bu tehdidi açıkça dile getirmiştir. Bu olası senaryoya
Prof. Dr. Hasan Ünal da Youtube yayınında benzer şeylere dikkat çekmiştir. (*)
“İran Hürmüz Boğazını kapatabilir mi? İran Amerikan gemilerinden birini
ikisini vurabilir mi? Ki vurma kabiliyeti e gayet belirgin bir şekilde var…
…Diyelim ki şöyle sana bir örnek vereyim. İran füzeleri bir iki füze Amerikan uçak gemisini vurdu veya Amerikan uçak gemisinin etrafındaki gemilerden bir ikisi batırıldı. Amerikan uçak gemisi batmayabilir ama hızla bölgeden uzaklaşmak zorundadır. Amerikan uçak gemisi uzaklaşırken ötekilerin de uzaklaşma mecburiyeti ortaya çıkabilir.
Bu arada çok sayıda Amerikan denizcisi askeri hayatını kaybedebilir Amerikan personeli.
Şimdi bu nasıl bir etki yaratabilir?
Olasılık1 **
Amerikan halkı lanet olsun İran diye bir ülke bunu bize yaptı. Nasıl yapar? Nükleer
silah kullanalım İran’ı. Cehenneme gönderelim. 90 milyonsa 90 milyon da
ölsün mü der ,
Olasılık2 **
Yoksa %70’i zaten savaşa karşı olan bu halk yeter be yani İsrail Amerika’yı işgal etmiş durumda. İsrail’i mutlu edeceğiz diye yaptığımız bu savaşlar Amerika’nın halkının elindeki refahı alıyor. Yani bize harcanması gereken para oralarda işte Amerikan
silah şirketlerinin kasasına gidiyor, başka şeylere gidiyor ama para bize gelmiyor. Bizim paramız oralarda çarçur ediliyor diye mi tepki verecektir?
Bunu şu anda kestirmek zor.”
Ben durumu farklı şekilde okuyorum. Savaşın doğası ve paradigması değiştir. Uçak gemileri hantal ve vurulabilir hedefler haline geldi. Bana kalırsa bu hamle lobileri susturmak ve İran üzerinden finansal kazanç sağlamak üzerinden planlı bir feda hamlesi.
Ukrayna savaşında dronlar tankları bitirdi. Husi lerin savunması da gemileri bitirdi en azından karaya yakın denizlerde. Gürdeniz,
“Bu asimetrinin en tipik örneği Kızıldeniz’de yaşandı. USS Truman uçak gemisi 28 Nisan 2025 tarihinde Husi füzelerinden kaçınma manevrası sırasında bir F/A 18 Hornet savaş uçağını (tanesi 70 milyon dolar) ve çekici vasıtasını denize düşürdü. Bu olaydan kısa süre sonra Trump uçak gemisini sahadan geri çekti. Kısacası denizde savaşın karakteri değişti. Füzeler, menzilleri uzadıkça, gemilerden daha önemli hale geldi. Bugün savaş gemisi olmayan Ukrayna ve Husiler gemi batırabiliyor. Bu durum caydırıcılığın karakterini değiştiriyor.” (****)
Fransızların nükleer uçak gemisini de biz sanırım dümen kilitleyip etkisiz hale getirmiştik. Özetle bir paradigma değişimi içersindeyiz ve savaşın kuralları değişiyor. Milyarlarca dolarlık uçak gemileri neredeyse açık denizler dışında kullanılmayacak. Bu da günlük maliyetleri bir milyon dolar olan gemilerin tartışılmasını daha çok öne çıkaracak.
Tramp uçak gemilerini neden gönderdi ve kullanmadı. Benim kafama takılan soru bu. Önce yaptığı sahte düello etkisini kaybetti ve İsrail lobisi Epstein ile baskıyı arttırdı. Dikkat ederseniz bu baskı sonucu bir gemi daha gönderdi ve bu gemi saldırı pozisyonu aldı. Irak savaşında 5 gemiyle savaşırken şimdi yanılmıyorsam 2 uçak gemisi sahnede. Bu görüntü başka bir şeyin mümkün olabileceğini gösteriyor.
Tahminim o ki , Tramp İsrail’in baskılarıyla bu gemileri gönderdi. Bu gemilerin yenisi yapılmıyor. Birkaçı ömrünü tamamladı. Batırılıp ya da hasar alıp çekilmeye mecbur bırakılarak faturanın bir düşmana kesilmesi gerekiyor.
İran ile yeni bir düello tertip edildiğini düşünüyorum. Sahte nükleer tesis vurulması konusu hala hatıralarda ve bu İsrail’i çok kızdırdı.
Bu gemilerden biri batırılıp ya da hasar verip İran’ın bombardıman altına alınarak savaş tamtamlarının çalması gerekiyor. USS Gerald Ford olmayabilir yara alacak gemi. Bu gemi zaten Akdeniz’e konuşlandı. Kara güvenliği de sağlanan bir yerden operasyona katılacaktır. İsrail ordusu teyakkuza geçti. Verilmiş bir söz var muhtemelen. Gemilerden birini gözden çıkardı. Bölge üslerinden çekileceği için bölge üslerini de boşalttı. İran’ın bir doyurma saldırısı yapacağı net. Binlerce füzeyle önleyici saldırıyla kendini savunacak.
Tahminim o ki ABD İsrail’in oyununa gelirse Tahran’ı hedef alacak. Buradaki hükümet binalarını vurarak gazzeleştirme çalışması yapacak. Sonra da anlaşma gereği ölen (öldüğü söylenen) bir lider sonrasında ambargoları kaldıracak. İran’da %3 nükleer anlaşmasına uyacağını taahhüt edecek. Tahran’ın su sorunundan dolayı taşınması gündemdeydi hatırlarsanız.
Yukarıdaki durum ve benzeri bir durum Hasan Hoca’nın beklentisi olan “OLASILIK 2” ortadan kalkmış olur. Tramp bu olasılığı istemez. Savaş bakanlığı yapıp barışçılara boynunu mu uzatacak. Yine bu ve benzeri bir durum “OLASILIK 1” i de ortadan kaldırır. “13 milyar dolar uçak gemisinin parasını verecek İran. Çine petrol satarken bana danışacak ve nadir toprak elementlerini benle ortak çıkaracak ben de ambargoyu kaldırdım” demesi Tramp’ın masadan karlı kalktığını gösterecek. Nükleer kullanalım lobisini susturacak ekonomik kazanımlar. “İsrail’e de başkenti vurdum bak daha ne yapayım cevap veremediler sen de hasarlarını sineye çek. Onlardan daha fazla kişi öldü.” Şeklinde bir T. çıktı öngörüyorum.
Sanki Trump matematiği bu şekilde işliyor. 5000 kişnin çalıştığı bir filoyu poker çipi olarak görmek. Bu elindeki gücü de zayıf bir güç karşısında kaybedecekken erken önlem olarak sahaya sürmek. Henüz el açılmadan eli yükseltmek anlamına geliyor. Uçak gemisini alt edecek zayıf gücü Gürdeniz şöyle açıklıyor;
“Örneğin bir uçak gemisinin üzerine 1000 adet sürü SİHA yaklaşırsa bu uçak gemisi grubunda 4 refakat hava savunma muhribi olduğunu farz edersek hava savunma füze ve top mermi stokları kolayca tükenebilir ve ikinci dalgada 14 milyar dolarlık uçak gemisi savunmasız kalabilir. Çin’in 17 Ekim 2025 tarihindeki zafer kutlamaları sırasında Liuyang’da aynı anda 16 bin İHA ile hava gösterisi yaptığını hatırlatalım.”
Neden bu poker benzetmesini kullandım ve el yükseltmek dedim, bir gemi yetmedi ikincisini gönderiyorum şeklinde hareket ediyor. Donanmanın gözbebeğini de getirdi sahaya sürdü. “Neden benimle savaşı göze alıyorlar anlamıyorum.” diyor şimdi. Amerikan kamuoyunu manipüle etme ve ekonomik çıkarları göz önüne sererek kazandığını gösterme olasılığı çok yüksek .
Bölgeyi polymarkete dönüştürdü.
Polymarket, geleneksel anketlerin aksine katılımcıların tahminleri üzerine maddi risk aldığı, gelecekteki olasılıkların ticaretinin yapıldığı yenilikçi bir tahmin platformudur. Sistem, gerçek dünyadaki olayların gerçekleşme ihtimalini “evet” veya “hayır” hisseleri üzerinden fiyatlandırarak toplumsal beklentiyi anlık bir veri setine dönüştürür.
Bilge Özşar Youtube’da konuyu bir kısa videoda özetlemiş.
“Şu an ABD’de tahmin piyasası insanlar gerçek hayattaki olayları tahmin etmeye çalışıp paralarını yatırıyorlar bunun önce normal şeylerle başladı nispeten mesela bu ay enflasyon %3’ü geçer mi evet hayır hangi aday kazanır seçimde vesaire sonra ilginç şeyler olmaya başladı. Gramy sunucusu ekrana bakıp patates dedi durduk yere eğer paranızı buna yatırdıysanız şu an milyonersiniz dedi sonra neden çünkü bir olayın yaşanma ihtimali ne kadar düşükse o kadar fazla para kazandırıyor belki gerçekten bir arkadaşını zengin etti ve bu bir suç.
Beyaz Saray’ın basın toplantısı kaç dakika sürerdi iddia açıkken sözcüleri Caravan Leit saniyeler kala birden kürsüden kaçıyor.
Super Ball’da bir adam sahaya atlayıp koşturmaya başlıyor sahaya biri atlar mı iddiası açıkken bu adam her şeyini evete basıp kendi fırlamış olamaz mı olabilir
Uzay misyonu iptal olup içerisindeki insanlar gittiğinde para kazananlar olacak İsa 2027’de geri dönecek mi iddiası var ama bu ihtimal %5’te kalır mı diye açılan başka bir iddia var.
Bunu yerinde tutan bu şirketler haftada 10 milyarlarca dolar kazanıyorlar böyle olunca Trump hemen kendi sitesini açtı millet oradan oynasın diye bu şirketler New York’da market açmaya başladı ve her şey bedava ev mutfak alışverişini gidip yapabiliyorsun neden bedava bilmiyoruz.
Tüm bu sistem alt ve orta ekonomik sınıfın varlığını iyice zenginlere aktarmak için bence çünkü dünyada ya da ülkede olayların nasıl seyredeceğini kontrol eden insanlar bunlara göre iddialardan para kazanıyorlar daha zengin bir geleceğe ulaşma ihtimali gittikçe düşen insanlarda kalan parasını iyice zenginlere akıtmış oluyor böylece çok az şeyin tesadüfen olduğu dünyada paranı bu insanlara daha da fazla böyle akıtmak yapılabilecek en üzücü şeylerden biri bence” (***)
“Polymarket, geleneksel anketlerin aksine katılımcıların tahminleri üzerine maddi risk aldığı, gelecekteki olasılıkların ticaretinin yapıldığı yenilikçi bir tahmin platformudur. Sistem, gerçek dünyadaki olayların gerçekleşme ihtimalini “evet” veya “hayır” hisseleri üzerinden fiyatlandırarak toplumsal beklentiyi anlık bir veri setine dönüştürür.”
Ocak ayında, bir kullanıcı yeni bir hesap oluşturdu ve Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ay sonuna kadar iktidardan düşeceğine 32.000 dolar bahis yaptı. Birkaç saat içinde Trump, devlet başkanını kaçırmak için bir operasyon başlattı ve kullanıcı 436.000 dolarlık bir kazanç elde etti.
“Bu hafta saldıracak, sonraki haftaya kaldı. Ramazanda saldıracak, ilk füzeyi kim atacak…” Tartışmaların geldiği seviye burası olması üzücü. Buna alışkın olmayan medyamızda konuyu eski dünya argümanlarıyla ciddi ciddi incelemeye alıyor. Nasıl almasın diyeceksiniz savaş başlıyor diye CNN ekipleri bölgeye canlı yayına gidiyor… Super Ball oyununa çevirip kararların önceden bilinmesini ranta dönüştürerek zenginlerin fakirlerden çalmasının yeni bir yolu. Gemilerin orada kalmasının siyaset dışında bir anlam taşıması ve insanların maç skorları üzerine iddiaya girmesinden sonra artık dünya eski dünya değil. Üç ay daha kalır ve gemiler bir gün nedensiz şekilde “patates” diyerek İran’a saldırabilirler. Sonra roman yazsan ne fayda.
(*)ABD halkı savaş istiyor mu?
CGTN Türk / Hasan Hoca’ya soruyorum .20.02.2026
(**) Benim konuşmaya eklediğim kelime
(***) https://youtube.com/shorts/TnBIcjW2jcQ?si=F1EB_JXqnLoU2qq2
Erşim tarihi 23.02.2026 , Hipersonik Çağda Uçak Gemilerinin Zayıflayan Konumu