Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesindeki Nevruz Parkı’nda yapılan “Nevruz” mitingi yine skandallara sahne oldu. DEM Parti’nin düzenlediği mitingin birçok noktasında teröristbaşı Öcalan’ın pankartı açılırken, polislerin müdahale etmemesi dikkat çekti.

Mitinge DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük ve yurt dışından davetliler katıldı.
Nevruz kutlamalarında yayımlanan videoda PKK açılımı kapsamında teröristbaşı Öcalan’ın sözde silah bırakma çağrısı yaptığı 27 Şubat çağrısındaki sözleri yer aldı.
Öte yandan mitingte, TUSAŞ saldırısını gerçekleştiren PKK’lı teröristlerin fotoğrafları pankart olarak açıldı.
‘ANAYASAL GÜVENCE, ANADİLDE EĞİTİM, EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYORUZ’
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yaptığı konuşmada bölücü talepleri bu kez Diyarbakır’dan gündeme getirdi.
Kürtlerin kimliğinin tanınmasını, anadilde eğitim ve anayasal güvence isteyen Bakırhan, şunları söyledi:
“Bu meydanda, sizlerin huzurunda taleplerimizi net bir şekilde ifadeye etmeye çalışacağım: Kürtler ne istiyor, diyorlar ya. 2026 Nevruz’unda Kürtlerin ne istediğini hep birlikte tekrar edelim: Kürtler, Türkiye’de kimliğinin tanınmasını istiyor, anadilinde eğitim istiyor, anayasal güvence istiyor, yerel demokrasi istiyor. Kürtler, eşit yurttaşlık istiyor. Cumhuriyet kurulurken cephede Kürtler vardı, Çanakkale’de, Urfa’da, Kurtuluş Savaşı’nda Türkiye’nin dört yanında Kürtler vardı, Meclis kurulurken Kürtler vardı. Bu ülke birlikte kuruldu, bedel birlikte ödendi. Felakette ve acıda ortak olduk, saadette neden ortak olamıyoruz? Bu sorunun ağırlığını gelecek nesillere bırakmak istemiyoruz, bu kaderi değiştirmek istiyoruz.”
‘ÖCALAN’IN HALKIYLA BULUŞMASININ ÖNÜ AÇILMALI’
Öcalan için statü talebinde bulunan Bakırhan, “Sayın Öcalan’ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır.” dedi.
Bakırhan şu ifadeleri kullandı:
“Bu alanda herkesin bir yakınının cezaevinde, bir yakınının dağda, bir yakınının sürgünde olduğunu çok iyi biliyorum. Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli, sürgündekiler evlerine dönebilmeli, demokratik siyasete katılabilmelidir. Halkın iradesini gasbeden kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeli teminat altına alınmalıdır. Sayın Öcalan’ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır.
“Bugün özellikle Ankara’nın önünde tarihi bir fırsat var. Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur. Bu fırsatı değerlendiren Ankara, Türkiye’de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman, harcanacak başka bir nesil yok. Yeterince gençlerimizi, yeterince nesillerimizi kaybettik. Unutmayalım, günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder. Herkesi, şahsi siyaset yerine ilke siyasetini, geçmişin ağır yükü yerine geleceğin umudunu konuşmaya davet ediyoruz. Türkiye’nin geleceği Kandıra Cezaevi’nde, Edirne Cezaevi’nde, Silivri mahkeme salonlarında, Amed zindanlarında değil Mecliste, meydanda ve demokrasi zemindedir.”
BABACAN’DAN MESAJ
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, kutlamalara bir programı nedeniyle katılamadığını belirterek şu mesajı yolladı:
“Nevruz, Mezopotamya’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada; baharı, yenilenmeyi ve umudu müjdeler. Nevruz, birlik, dayanışma ve barış içinde yaşama arzusunun güçlü bir sembolüdür. Bizler; adaletin, eşitliğin, demokrasinin, özgürlüğün ve toplumsal huzurun hâkim olduğu; gençlerimizin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, alanı dolduran Diyarbakırlı hemşehrilerimizin şahsında Nevruz’u kutlayan tüm vatandaşlarımızın bayramını tebrik ediyorum. Ülkemize ve tüm dünyaya sağlık, barış ve huzur diliyorum. Cejna Newroz pîroz be.”
ÖZEL’DEN PYD’YE SELAM: ‘SURİYE’DEKİ KÜRTLERİN…’
Mesaj gönderenler arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel de vardı. Özel’in “Suriye’deki Kürtler” vurgusu dikkat çekti. Özel şu ifadeleri kullandı:
“Bir ağacın yeniden yeşeren yaprakları gibi, yeniden doğuşun ve dirilişin hayat bulduğu bugünde hep beraber Newroz’u kutluyoruz. Bugün yakılan her ateşte, durulan her halayda, tutulan her elde; dünün acılarını unutmadan, yarının umudunu kalplerimizde yeşertiyoruz.
Direnmekten değil ama çatışmalardan, düşmanlaştırmalardan, ötekileştirmelerden yorulmuş olan halkımızın üstündeki kara kışın yükünü atmak için artık tek çare barıştır.
Geçen yıl bu alana gönderdiğim mesajda, “Bir yandan zalim Dehak’larla mücadele ederken, bir yandan baharın müjdecisi Newroz’u kutluyoruz” demiştim. Çünkü Newroz, çetin kışın bittiğinin ve zalimin yenildiğinin müjdecisidir.
Elbette zalim zulmünden vazgeçmez, geçmeyecektir. Ama biz bir arada durdukça, barışa ve adalete sıkı sıkı sarıldıkça, zalimin kaderi mutlak yenilgidir.
Bu yılın Newroz’u Ramazan Bayramı’yla birleşmiştir. Ramazan orucu, komşusu açken tok yatmayı reddeden bir inancın ifadesidir. Komşusu ağlarken gülen, kardeşi zulüm ve bombardıman altındayken mutluluk naraları atanlar bu irfana sahip değildir. Suriye’deki Kürtlerin gözyaşına gülen, acısına sevinenler de bizden değildir.
Cumhuriyet Halk Partisi şiddetin karşısında, çözümün ve barışın yanındadır. Kürtleri ve Türkleri birbirine kırdırmaya niyet eden anlayışın bizim nazarımızda hükmü yoktur.
Bilin ki; kendi siyasi menfaati için, bu milleti bölen, kutuplaştıran, düşmanlaştıran kim varsa o sizden değil, zalim Dehak’lardan yanadır.
1 yıl önce, 19 Mart 2025’te yapılan sivil darbe yalnızca CHP’ye karşı yapılmamıştır. Bu ülkenin barışı ve çok partili demokratik sistemi hedef alınmıştır. Bu darbeyle; Kürtlerin belediye meclislerinde kendi kimlikleriyle temsil edilmelerini suç sayan Kent Uzlaşısı davaları hala sürmekte, kayyım uygulamaları hala devam ettirilmektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi; eşitliğin, adaletin ve çok partili siyasi rekabetin sonuna kadar yanında durmaya devam edecek, Kürtlerin barış umutlarının siyasi pazarlık konusu yapılarak heba edilmesine de asla izin vermeyecektir.
Eşitlik içinde, onurlu yurttaşlar olarak bu ülkede hep beraber yaşayacağız!
Bizim baharımız, bizim Newroz’umuz budur!
Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Newroz pîroz be!”
Bu chp, cumhuriyetin kurucusu, Atatürk’ün partisi değildir, düşman tarafından işgal edilmiş, gasp edilmiş, sahte chp’dir. bu kendisine Atatürkçü süsü vermiş gerçekte ise bölücü, terörist yardakçısı partiye asla oy yok.
kürtkler kürtler kürtler diyorsunuz da taptığınız öcalan yakalandığında ilk sözü benim anam da TÜRK dedi. Bunu napacanız!