Mustafa Özgür Sancar yazdı…
İran’ın siyasal zaferi, Pakistan’ın arabuluculuğunda yapılan müzakere ile somutlaştı. Beyaz Saray’ın canhıraş ateşkes talep ediyor olması yenilginin ABD-İsrail adına kaçınılmaz olduğunu kanıtlıyordu.
İran’ın barış için müzakerelerde koyduğu 10 şartın tartışılabilir bulunması siyasal zaferi perçinledi.
Saldırmazlık, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki kesin kontrolü ve İran’ın uranyum zenginleştirme çalışmalarının kabulü, 10 maddelik şartın en önemli 3 unsurunu oluşturuyor.
İslamabad’ta başlayan görüşmelerde, 15 günlük ateşkesi bir barış antlaşmasına çevirme olasılığı çok yüksek.
İran çok zayiat verdi; ama kusursuza yakın direniş gösterdi; ABD’nin tek kutuplu dünya tasarımı temelden sarsıldı.
Bu hâliyle Türkiye başta olmak üzere ABD tehdidi altında bulunan tüm ülkelere yönelik planları bertaraf etmiş oldu.
YENİLGİNİN AĞIR FATURASI: YALITILMIŞLIK, İTTİFAK SİSTEMİNİN ÇÖKMESİ. GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR
Beyaz Saray yalnızlaşmaya, hatta yalıtılmışlığa doğru koşar adımlarla ilerliyor. Bu durumu sadece Trump’ın irrasyonel politikası ya da söylemleri ile açıklayamaz. ABD ve AB’nin temsil ettiği Atlantik sistemi çöküyor; İran’a yapılan saldırıda Avrupa’nın tüm müttefiklik ilişkilerini askıya alacak ölçüde mesafeli duruşu, sistemin kendi içerisinde çözüldüğünün işareti oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, daha önce, ”Beyin ölümü gerçekleşti sözüyle dile getirdiği” NATO çözülmenin başlangıç noktasını oluşturuyor.
Türk siyasal tarihinin en batıcı partisi AKP’de bile Türkiye’nin NATO’daki varlığı tartışılıyor. Bu, Washington’un yenilgisinin ne denli ağır ve kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Olgular yan yana dizildiğinde İran direnişinin salt bir egemen ülkenin bağımsızlık mücadelesi olmadığını tüm dünyayı etkileyen tek kutuplu sistemin çok kutupluluğa yenildiğini gösteriyor. Tam da bu nedenle Türkiye’nin savuması İran’la başlıyor ve devam ediyor. İran’ın bağımsızlığı, Türkiye’nin bağımsızlığıdır.
ÇİN’İN İNCE STRATEJİSİ, İRAN’IN SAVUNMA TAHKİMATI
Dünya bundan böyle eskisi gibi olmayacak. Çin Halk Cumhuriyeti, ince bir stratejik yol izledi. İran’ın savunma tahkimatı özel yöntemlerle güçlendirdi.
Çin’in İran’a yönelik katkısının en somut bölümü füze programında ortaya çıktı. Pekin yönetimi, İslam Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri’ne karbon fiber, dioktil sebakat ve çeşitli üretim ekipmanları sağlıyor. Bu malzemeler, katı yakıtlı balistik füze motorlarının üretiminde kritik önemde. Bu destek sayesinde İran’ın sadece kayıplarını telafi etmekle kalmayıp üretim kapasitesini büyütüyor.
Wall Street Journal (WSJ) tarafından yayımlanan kapsamlı bir araştırma daha anlaşılır veriler sunuyor. Buna göre ABD’nin İran ekonomisini felç etmek amacıyla başlattığı ”azami baskı” stratejisinin, Çin merkezli devasa bir yaptırım savuşturma ağı sayesinde işlevsiz kaldığını ortaya çıktı.
WSJ’nin ulaştığı resmi belgeler, iddianameler ve uzman görüşlerine göre Pekin; paravan şirketler, gölge tanker filoları ve yerel bankalar aracılığıyla İran’ın nükleer programı ve askeri operasyonlarını finanse eden petrol gelirlerini güvence altına aldı. Böylece savaşa karşın kendini konsolide eden bir ekonomik direnç noktası oluştu. Hiç kuşku yok ki, ekonomik darboğaz ve saldırıların doğuracağı altyapı ve iletişim sorunları nedeniyle, İran’da, özellikle rejime muhalif olanların, başkaldıracağını hesap eden ABD, Çin’in kusursuz strateji ile boşa çıkmış oldu.
Rusya ise saldırılar konusundaki tutarlı karşı duruşu ile Batı lehine işleyen tek kutuplu dünyanın geçerliliğini yitirmiş olduğunu ilân etti.
‘MAGA DOKTRİNİ’, ABD’NİN YENİLMEZLİĞİ DÜŞÜNCESİNİN ANTİ TEZİ OLDU
ABD bir hainlik daha yapıp, 15 günlük ateşkesin sonunda saldırsa dâhi, sonuç değişmeyecek; çünkü Batı’nın temsil ettiği tek kutuplu dünya çözüldü. Beyaz Saray, Avrupalı müttefiklerini savaşa sokamadı. Amerikan devlet politikası ile İsrail ve İsrailliler küresel ölçekte istenmeyen unsur hâline geldiler. Bununla ilgili her gün, dünyanın değişik yerlerinde ortaya çıkan yüzlerce yeni video bulabilirsiniz.
Trump’ın Make America Great Again (MAGA) ”doktrini”ni ABD’nin defolarını gün yüzüne çıkardı ve yenilmezlik efsanesi yerle bir oldu. Amerikan güvenlik şemsiyesi işe yaramıyor. Amerika yenildi. Tek kutuplu dünya sona erdi. Beyaz Saray’ın sadece Avrupalı müttefikleri ile arasına mesafe girmedi, Orta Doğu’da vekil tayin ettiği Körfez ülkeleri üzerindeki mutlak egemenliğini de kaybetti.
TÜRKİYE’NİN YERİ KÜRESEL GÜNEYDE
Tek kutuplu dünyanın sonu, Türkiye’nin devrimler ve ilerleme çağına yürüyen Küresel Güney’deki doğal yerini berraklaştırıyor. Rusya ve Çin ile stratejik işbirliği her zamankinden daha büyük önem arz ediyor. Küresel ekonominin dörtte birinden fazlasını ve dünya nüfusunun yarısını oluşturan BRICS Artı, işbirliğinin en kapsamlı çerçevesini oluşturuyor.
İnsanlık çok kutuplu yeni bir dünyaya uyanırken, Türkiye; Cumhuriyet, ulusal devlet ve Atatürk’ün Altı Ok’una sahip çıkacak millî hükümet olanaklarına kavuşuyor.