T24’e konuşan Buldan, PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın CHP’ye yönelik değerlendirmelerini aktardı. Özgür Özel’in sürece verdiği desteğin “kıymetli” olduğunu ancak bunun yeterli görülmediğini ifade eden Buldan, “CHP sürece katkı sunuyor ama Sayın Öcalan daha cesur adımlar atılması gerektiğini düşünüyor” ifadelerini kullandı.
Buldan ayrıca, CHP’ye yönelik baskılardan Öcalan’ın rahatsız olduğunu belirterek, bu konunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmelerde de gündeme getirildiğini söyledi. Buldan, Erdoğan’ın bu eleştirilere karşı sessiz kaldığını dile getirdi.
‘BAHÇELİ’YE İLİŞKİN ÇOK ÖZEL DEĞERLENDİRMELERİ VAR’
Öcalan’ın MHP lideri Devlet Bahçeli hakkında ise dikkat çekici değerlendirmelerde bulunduğunu aktaran Buldan, Bahçeli’nin geçmişteki sert tutumundan bugünkü noktaya gelmesini “çok özel” bulduğunu ifade etti:
“Sayın Bahçeli’yi bir kere hamlesinden dolayı, atmış olduğu adımdan dolayı çok özel bir yere koydu. Bunu istisnasız her görüşmede ifade ediyor. Ama Sayın Erdoğan’ın da hakkını veren bir yerden söz kuruyor. Sonuçta bu ülkenin Cumhurbaşkanı, sürecin bir tarafı, devletin başı. Sayın Cumhurbaşkanı çok konuşmuyor biliyorsunuz bu süreçle ilgili. Daha bir mesafeli, ketum. Söylemleri, yaklaşımı Sayın Bahçeli kadar değil ama sonuçta bir irade var ortada. Sayın Öcalan bu iradeye saygı duyuyor. Sayın Bahçeli için farklı şeyler söylüyor ama Sayın Erdoğan’ın da bir irade ortaya koyduğunu söylüyor. Sahip çıkmasının önemli olduğunu ifade ediyor. Ama tabii sürecin başından beri Sayın Bahçeli’ye ilişkin çok özel değerlendirmeleri var.
Tarihsel olarak nereden nereye geldik. Sayın Bahçeli elinde iple dolaşıyordu, “idam edilmeli” diyordu. Yani o noktadan bu noktaya gelmesine büyük bir kıymet biçiyor. Çok özel değerlendiriyor.”
‘ÖCALAN’A HUKUKİ STATÜ’ TALEBİ
Röportajda en dikkat çeken başlıklardan biri ise Öcalan için talep edilen “hukuki statü” oldu. Buldan, Öcalan’ın sürecin “baş müzakerecisi” olduğunu savunarak, bu rolün resmi olarak tanımlanması gerektiğini söyledi.
“Öcalan bu sürecin yürütücüsü. Bu durumun adı konulmalı” diyen Buldan, “baş müzakereci” ya da “baş aktör” gibi bir sıfatın yasal veya resmi metinlerde yer alabileceğini ifade etti.
Buldan, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Öcalan bu sürecin defacto yürütülmesini istemiyor. Kendi pozisyonuna ilişkin de doğal olarak hukuki bir statü istiyor. Baş müzakereci olabilir, baş aktör olabilir. Ya da başka bir şey olur… Birlik ve kardeşlik sürecinin baş müzakerecisi. Ya da “Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözümü sürecinin baş aktörü” ya da baş müzakerecisi ya da başka bir şey.”
‘ÖCALAN’IN POZİSYONUNA BELGELERDE YER VERİLEBİLİR YA DA YASANIN İÇİNE KONULABİLİR’
Buldan, “Belgelerde olabilir, yasanın içerisine konulabilir. Yani birçok yolu var aslında, önemli olan kendisinin hukuki bir statüsü olsun” diyerek, bu statünün yasayla ya da resmi belgelerle tanımlanabileceğini belirterek, sürecin daha hızlı ilerlemesi için Öcalan’ın “özgür çalışma ve iletişim koşullarına” sahip olması gerektiğini savundu.
DEVLET HEYETİYLE ‘STATÜ’ KONUŞULDU
“Öcalan’la devlet heyetinin bir biçimde müzakere ettiği son görüşmede kendisinin sıfatı gündeme geldi o halde değil mi?” şeklindeki soruya Pervin Buldan “Evet. Konuşuldu elbette” yanıtını verdi.
Buldan, devlet tarafının ‘statü’ konusundaki hissiyatın ilişkin ise “Tabii karar alıcı değiller. Muhtemelen kendi aralarında tartışıyorlar. Henüz bize bir şey söylenmedi” dedi.
“Mekân, yer, konut. Artık bunun tartışmasının yapılmaması gerektiğini düşünüyorum” diyen Buldan, şu ifadeleri kullandı:
“Özgür çalışma koşulları oluşturulmalı. İletişim hakkından bahsediyoruz. Kendisini topluma anlatmak istiyor. Diyor ki; “Ben bir isyan sürecini de yönettim. PKK’yi var ettim, belli bir noktaya getirdim silahlı mücadeleyle. Artık buna ihtiyaç olmadığını gördüm, tespit ettim. Şimdi başka bir yönteme ihtiyaç var. O yüzden benim kendimi birebir topluma anlatmam lazım. Gazetecilerle görüşmem lazım.”