CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Ankara’da düzenlenmesi beklenen NATO zirvesi öncesinde Financial Times gazetesinde “Erdoğan’ın demokrasiye yönelik saldırısı, Türkiye’nin müttefikleri için bir tehdit teşkil ediyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Özel, yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhalefete yönelik baskılarının yalnızca Türkiye demokrasisi için değil, NATO müttefikleri ve bölgesel istikrar açısından da risk oluşturduğunu söyledi.
Yazıda, muhalefet belediye başkanlarına yönelik operasyonlar, ekonomik kriz ve yargı süreçleri üzerinden Türkiye’de demokratik rekabetin zayıflatıldığı belirtildi.
‘TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ BASKI ALTINDA’
Özel, Erdoğan’ın gelecek hafta Ankara’da düzenlenecek 36. NATO Liderler Zirvesi’ni “güç gösterisi yapmak için kullanacağını” söyleyerek şöyle yazdı:
“Ancak bu görüntü, daha derin bir kırılganlığı gizliyor: Türkiye’de demokrasinin giderek daha fazla baskı altına alınması. Hükûmet, ülkenin gerçeklerini dünyadan gizlemeye çalışırken barışçıl protestocuların yanı sıra avukatları, gazetecileri ve akademisyenleri de gözaltına aldı. Bu Türkiye için kötü olduğu gibi, başta Avrupa olmak üzere NATO müttefiklerimiz için de bir tehlike oluşturuyor.”
‘STRATEJİK GÜÇ DAHA KARANLIK BİR GERÇEĞİ ÖRTÜYOR’
Türkiye’nin Karadeniz’deki gücü; Suriye, Irak ve İran’la sınırındaki varlığı; Avrupa’nın güvenliğini sınayan çatışma bölgelerine yakınlığı ve NATO’nun en büyük orduları arasında yer alması bakımında stratejik öneminin “tartışmasız” olduğunu yazan Özel, “Ancak bu stratejik güç daha karanlık bir gerçeği örtüyor. Türkiye ekonomisi ağır baskı altında. Resmî rakamlar tartışmalı olsa da enflasyon hâlâ yüzde 30’un üzerinde; tüketici güveni zayıf ve milyonlarca insan kendisini on yıl öncesine göre daha yoksul, daha güvensiz ve daha umutsuz hissediyor. Türkiye ayrıca Avrupa’nın en büyük cezaevi nüfusuna sahip. Bu da devletin giderek rızadan ziyade baskıya dayandığının göstergesidir.” ifadelerini kullandı.
‘ERDOĞAN ARTIK ESKİSİ KADAR POPÜLER DEĞİL’
İç kırılganlığın siyasî sonuçları olduğunu ve Erdoğan’ın “artık eskisi kadar popüler olmadığını” yazan Özel, “2024 yerel seçimlerinde partisi iktidara geldiğinden bu yana en ağır yenilgisini aldı. Benim 2023’ten bu yana genel başkanlığını yürüttüğüm CHP, ülkenin yerel yönetimlerdeki en güçlü siyasi gücü haline geldi. Biz bunu sıradan insanların sorunlarını merkeze alan bir kampanyayla başardık: Kirasını ödeyemeyen emekliler, geleceğini göremeyen üniversite mezunları, çocuklarına sağlıklı gıda alamayan anne babalar… Hem kendi seçmenlerimize hem de kendilerini terk edilmiş hisseden eski Erdoğan seçmenlerine seslendik” diyerek “Erdoğan’ın buna verdiği yanıt ise sisteminin özündeki zayıflığı ortaya koydu: Gerçek bir alternatifle karşılaşınca demokratik rekabeti ortadan kaldırmak için devletin ve yargının gücünü kullandı” diye devam etti.
Bunun için ilk büyük hedefin Ekrem İmamoğlu olduğunu yazan; İBB ve casusluk dosyalarını hatırlatan Özel, kendisinin CHP Genel Başkanı seçildiği kurultayın da iptal edildiğini kaydederek “Mahkeme kararıyla görevden alındım ve Erdoğan karşısında defalarca seçim kaybetmiş eski bir genel başkan yeniden göreve getirildi” diye yazdı.
“Erdoğan, kendisine sadık bir muhalefet yaratmaya çalışıyor” diyen Özel, bunu “seçimlere katılabilen ama iktidarını hiçbir zaman tehdit edemeyecek bir muhalefet” olarak nitelendirdi. Özel, “Bunun nereye varacağı konusunda Rusya ve Belarus açık bir uyarıdır” diye ekledi.
‘MÜTTEFİKLERİMİZ BASKIYI İSTİKRARLA KARIŞTIRMAMALI’
“Müttefiklerimiz baskıyı istikrarla karıştırmamalıdır” diyen Özel, şöyle devam etti:
“Demokratik rekabetin, halk nezdinde meşruiyetin ve hukukun üstünlüğünün bulunmadığı bir Türkiye öngörülebilir ya da güvenilir bir ortak değildir. Böyle bir ortamda dış politika, iç siyasette ayakta kalmanın aracı haline gelir. Erdoğan bugün Washington’a, yarın Moskova’ya, ertesi gün Pekin’e yönelebilir; tek amacı kendi iktidarını güvence altına almak olur. Tek bir kişinin iktidarını sürdürmesi, Türkiye’nin ulusal çıkarlarının önüne konulmaktadır.”
“Vatandaşların seçimler yoluyla değişimin mümkün olduğuna inanmasını engelleyen bir rejim, umutsuzluk ve öfke üretir” diyerek bunu “daha acil bir tehlike” olarak nitelendiren Özel, “toplumsal ve siyasî çalkantı” uyarısında bulundu. Özel, “Bu durum ekonomik kötü yönetim ve derinleşen yoksullukla birleştiğinde toplumsal ve siyasi çalkantı riskini artırır. Böyle bir patlama Türkiye sınırları içinde kalmaz. Avrupa’nın güvenliğini, kritik enerji hatlarını, Orta Doğu’yu ve NATO’nun güney kanadını etkiler” ifadelerini kullandı.
‘KISA VADELİ JEOPOLİTİK HESAPLAR UĞRUNA OTORİTER YÖNETİMLERE MEŞRUİYET KAZANDIRMAK TARİHSEL BİR HATADIR’
“Türkiye’nin müttefiklerinin ülkemizin siyasi geleceğini belirlemesi onların görevi değildir” diye Özel, şöyle devam etti:
“Türkiye’deki demokratlar, demokrasinin dışarıdan ithal edilmesini talep etmiyor. Toplumları dış müdahalelerle yeniden şekillendirme girişimlerinin yarattığı yanılsamaları, beklenmedik sonuçları, hayalleri ve açık başarısızlıkları fazlasıyla gördük. Bu görev Türkiye halkına aittir. Vatandaşlarımız defalarca, baskıya ve korkuya rağmen değişimi barışçıl yollarla istediklerini gösterdi. Oy kullandılar, yürüdüler ve onurlarını savundular.”
Yazısını, NATO Zirvesi mesajıyla bitiren CHP lideri, “NATO Zirvesi’nde Erdoğan kendisini vazgeçilmez bir lider olarak sunacaktır. Ancak hiçbir ülkenin stratejik değeri, demokrasisinin yıkılmasıyla artmaz. Türkiye’nin müttefikleri, Erdoğan yönetiminin kendi çıkarları açısından doğurduğu riskleri açık bir şekilde görmelidir. Kısa vadeli jeopolitik hesaplar uğruna otoriter yönetimlere meşruiyet kazandırmak tarihsel bir hatadır. Bu yaklaşım nadiren istikrar getirir; çoğu zaman ise kaçınılmaz hesaplaşmayı daha da tehlikeli hale getirir.” ifadelerini kullandı.