1. Haberler
  2. Analiz
  3. Nihat Genç gibi yaşamak

Nihat Genç gibi yaşamak

featured

Eren Kalpakcı yazdı…

4 Temmuz’da bedenen aramızdan ayrılışının ilk yıl dönümü yaklaşırken, Nihat Genç gibi bir ismi birkaç satırla anlatmanın mümkün olmadığını biliyorum. Naçizane, ona duyduğum sevgi, saygı ve vefa borcuyla, kendi tanıklığımın değdiği yerden anlatmak isterim.

2000’li yılların başında SKY Türk ekranlarında yaptığı programlar hâlâ hafızamdadır. Daha 12-13 yaşındaydım. Evimizde annemle babamla birlikte onu her fırsatta misafir ederdik. Çocuk yaşımda şehitlerimizi, Kuvâ-yı Milliye’yi, vatansever duyguları, Yunus Emre’yi ve nicelerini anlattığı; kalbimi sızlatan, içimi titreten o haykırışlarını hatırlıyorum. Arkamı döndüğümde benimle birlikte gözleri dolan ailemi hatırlıyorum.

Bir yandan anlattığı hikâyelerle, fıkralarla kahkahalar attığımız günleri de anımsıyorum. Üniversite sınavına hazırlandığım yıllarda ART TV’ye geçmişti. Türkiye’nin bölünmesine yönelik açılım politikalarının yürütüldüğü, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla FETÖ’nün iyice azdığı dönemlerde, tehlikeyi en erken işaret edenlerden biriydi.

Üniversiteye hazırlandığım 2008-2009 yıllarında, dershaneden çıktığım bir gün başımı kaldırdığımda elleri cebinde, derin düşünceler içinde önüne bakarak tempolu adımlarla yürüyen birini gördüm. Üzerinde o meşhur deri ceketi vardı. Koşarak arkasından, “Nihat Abi!” diye seslendim. “Abi, bir imza alabilir miyim?” dedim. Yanımda taşıdığım tek şey matematik test kitabımdı. Gülümsedi, “Oğlum, başka kitap yok mu?” dedi ve imzasını attı. Ardından Sakarya Caddesi’ne doğru yürümeye devam etti.
Üniversite yıllarım boyunca Ergenekon ve Balyoz tertipleri bütün hızıyla sürerken gözüm de kulağım da hep onun üzerindeydi. Bizler de alanlarda Ergenekon ve Balyoz kumpaslarına, Birinci Çözüm Süreci’ne karşı gençlik gruplarıyla elimizden geleni yapmaya çalıştık. Sonra mezuniyet, iş hayatı ve herkes gibi hayatı idame ettirme telaşı içinde günlük koşuşturmaların arasında savrulduk. Ta ki Altılı Masa süreci ve Sinan Oğan-Ümit Özdağ ekseninde yaşanan kırılmalara kadar. İşte her şey, “Bir şeyler yapmalıyım” iradesiyle burada yeniden oluştu.

Mesaimizi başlatan hikâye; 2023 Genel Seçimlerinden sonra, yaz aylarına doğru, Türk milletinin iki seçenek arasına sıkıştırıldığına, iradesinin gasp edildiğine, satışların hız kazandığına, ihanet ve iş birliğinin ayyuka çıktığına dair yaptığı tespitlerle birlikte, Veryansın TV’de 12 Ağustos 2023 tarihli “İşgale Karşı Vatanseverlere Çağrı” ve akabinde Vatanseverler TV’de 25 Ağustos 2023 tarihli “Gençler! Yola Çıkıyoruz” çağrılarıyla başladı.

Ben de bu çağrılara kayıtsız kalamadım ve karargâhın ilk adresi olan Veryansın TV’ye, herkesle tanışmak için gittim. Sanki yıllardır görmediğim insanların sıcaklığı ve samimiyetiyle karşılaşmıştım; ben de bu mücadeleye dâhil olma irademi ortaya koydum.

Bu zaman içinde, Nihat ağabeyin bu ve önceki çağrılarının karşılık bulduğu kadrolarla birlikte, 29 Ekim 2023 tarihinde dile getirdiği “Cumhuriyet’i savunacak bir parti şarttır” sözü, Cumhuriyetçi Vatanseverler Hareketi’nin ilk toplantısına damga vurdu ve bizi partiye giden sürecin eşiğine taşıdı.

Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’nin bir hareketten siyasi partiye dönüşen sürecinde, onunla aynı listede ve Kurucular Kurulu’nda yer alma onurunu yaşamak kadar, dava arkadaşı olmanın yüklediği sorumluluğu taşımak da benim için büyük bir şeref ve gurur vesilesidir.

Bu sıralarda yayınlarına ara vermişti. Bizler de sürekli, “Abi, hadi yayın yap” diyerek onu sıkıştırıyorduk. Çok da sevmezdi ama bizi kıramayacağını, er ya da geç döneceğini biliyorduk. Sonra dönüş kararı aldı. İlk programını yaptıktan sonra, “Haftaya da seninle yapalım” dedi. Böylece kıymetli Nihat ağabeyle Kurt serisinin son beş programını birlikte yapma şansım oldu. Benim için tarifi imkânsız, maneviyatı bambaşka günlerdi.

İlk programda kişisel bir soru sormuştum: “Nihat Genç sağcı mı, yoksa solcu mu?” diye. O da sözü 70’li yıllardan başlatarak, bütün birikim ve tecrübelerinin neticesinde reçetenin Cumhuriyet olduğunu, kendisinin de Cumhuriyetçi olduğunu söylemişti. Bu, bence çok önemli bir kesittir; kendisiyle ve tarihiyle barışık bir insanın, adeta bir bilgenin olgunluğuyla hayatını ve mücadelesini özetlemesidir.

Son programlarımızda yaşadığı rahatsızlığın basit bir üşütme olduğunu düşünmüştük. Ancak geçen zamanda toparlanamaması, sanki bir şeylerin yolunda gitmediğine işaret ediyordu. Sonrası; teşhis, tedavi süreci ve derin bir hasret…

Çocukluğumun uzun saçlı, deri ceketli, eyvallahsız; Anadolu’nun tertemiz ruhunu, millî şuurunu, örfünü ve geleneklerini her yazısında, her konuşmasında yaşatan o efsane isimle aynı safta mücadele etme imkânı bulmak, hayatımın en onurlu günleri arasında yer alacaktır.

Aydın kişiliğiyle yıllar önce yaptığı yayınlarda bugünü işaret etmiş, son programlarında da milletimizi bekleyen tehlikelere dikkat çekmiştir. Tarihi doğru okuması ve çağını aşan öngörüleri, onu aramızdan ayrıldıktan sonra da konuşturmaya devam edecektir.

Kocatepe Camii’ne gelen on binlerce insan, onun gönüllere işlediği Türk milletinin evladı olma bilincinin karşılığıydı. O, Türk milletinin öz evladıydı ve son yolculuğunu da Türk milletinin omuzlarında yaptı. Tam da ona yakışır şekilde…

Yaşamı boyunca doğruları söylemekten vazgeçmeyen, kimseye eyvallah etmeyen, ambargolara ve yalnızlığa mahkûm edilmek istenen Nihat Genç, Cumhuriyet şövalyeliğinden asla taviz vermedi. Bizler, romanlardaki o eğilmeyen, bükülmeyen kahramanların gerçek hayattaki karşılığını tanıma bahtına eriştik. Şerefiyle ve onuruyla yaşamanın, paraya pula tevessül etmemenin ne demek olduğunu yaşayarak gösterdi.

Bizlere binlerce yazı, yüzlerce program bırakmanın yanında, bir de “Nihat Genç gibi yaşamak” diye bir miras bıraktı.

Bugün bedenen aramızda değil; fakat sesi, fikri ve ruhu daima bizimle. Geride bıraktığı Veryansın TV, Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi ve en önemlisi, “Cumhuriyeti yaşatın” vasiyeti bizlere bırakılmış büyük emanetlerdir. Bu emanete layık olmaya, korumaya ve büyütmeye, onun evlatları ve dava arkadaşları olarak mücadeleyi sürdürmeye gayret edeceğiz.

Bizleri bir araya getiren, sofrasında yer veren, sevgisini ve güvenini esirgemeyen, yalnız bırakılmış bu ülkenin Cumhuriyetçi Vatanseverlerini buluşturan kıymetli ağabeyimi büyük bir özlem, sevgi, minnet ve saygıyla anıyorum.

İyi ki bu çağda yaşadın Nihat Ağabey. İyi ki seni tanıdık.

Sözümüz söz; evlatların, kardeşlerin ve dava arkadaşların olarak kurduğun Veryansın’ın ve Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi’nin çatısı altındayız. Senin gibi, son nefesimize kadar Cumhuriyetçi yaşayacağız!

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!