Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (CVP), Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’ne ilişkin açıklama yayımladı.
Partiden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün NATO artık yalnızca bir askeri ittifak değildir. NATO, küresel sermayenin güvenlik aygıtı, Atlantik emperyalizminin askeri organizasyonu ve ABD’nin dünya hâkimiyetini sürdürme mekanizmasıdır. Savunma harcamalarının artırılması, silah üretiminin hızlandırılması ve yeni askeri yapılanmaların oluşturulması, insanlığa yeni ölümler, yeni soykırımlar, yeni savaşlar vaat etmektedir.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak bu tabloyu yalnızca bir dış politika meselesi olarak görmüyoruz. Çünkü NATO’nun Türkiye’ye yönelik stratejisi yalnızca askeri değildir. Ege’den Kıbrıs’a, Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e, enerji kaynaklarımızdan madenlerimize, savunma sanayimizden sınır güvenliğimize, gıda, eğitim ve sağlık sistemimizden anayasal düzenimize kadar uzanan çok katmanlı bir kuşatma ile karşı karşıyayız.
Türk milleti, Kore’de Amerikan çıkarları uğruna şehit edilen Mehmetçiği de unutmadı, PKKya, FETÖ’ye verilen desteği de, 4 Temmuz 2003’te Süleymaniye’de Türk askerinin başına geçirilen çuvalı da… Bugün aynı merkezler, Türkiye’yi yeniden kendi savaş planlarının ileri karakolu hâline getirmek istemektedir. Türk ordusunun görevi NATO’nun çıkarlarını korumak değil, Türk milletinin güvenliğini, egemenliğini, bağımsızlığını savunmaktır! Mehmetçik hiçbir küresel gücün paralı askeri, lejyoneri olamaz!
NATO Zirvesi sonrasında yapılan açıklamaları reddediyoruz!
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 8 Haziran 1995 tarihli Casus Belli kararı, herhangi bir hükümetin siyasi tercihi değil, Türk Devleti’nin Ege’deki yaşamsal hak ve menfaatlerini koruma iradesidir. Ege’de tek bir çakıl taşı dahi pazarlık konusu yapılamaz!
Aynı şekilde Kıbrıs da Türkiye’nin vazgeçebileceği bir dış politika başlığı değil, milli güvenlik meselesidir. Enerji bağımsızlığı, yabancı enerji tekellerine dayanılarak kurulamaz. Karadeniz’in doğal gazı, Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları ve Türk milletinin bütün yeraltı zenginlikleri, küresel şirketlerin değil Türk milletinin ortak malıdır!
Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahası ise yalnızca ekonomik değil, stratejik bir güvenlik meselesidir. Türkiye, ham madde ihraç eden değil, yüksek teknoloji üreten bir ülke olmak zorundadır. Bağımsız dış politika ancak bağımsız ekonomiyle mümkündür.
Lozan Antlaşması ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuk temelindeki egemenlik belgeleridir. Lozan da, Montrö de tartışma konusu değildir. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının hukuki temelleridir.
Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehdit yalnızca dışarıdan gelmemektedir. Türkiye’nin güvenliği NATO karargâhlarında değil, Türk ordusunun ve Türk milletinin iradesiyle sağlanır.
Bugün Türkiye’de NATO karşıtı seslerin bastırılmaya çalışılması da ayrıca düşündürücüdür.
NATO’yu eleştirmek suç değil, tam bağımsız Türkiye idealine sahip çıkmaktır. Bütün bu gelişmeler yaşanırken düzen partilerinin tavrı da ibret vericidir! Türk milleti bugün kimin hangi cepheye hizmet ettiğini net bir şekilde görmüştür.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak Türk milletini bir kez daha uyarıyoruz. Türkiye’nin önündeki tercih, yalnızca bir dış politika tercihi değildir. Tercih, tam bağımsız Cumhuriyet ile emperyalizme, köleleşmeye tam bağımlılık arasındadır.
Bizim yolumuz net ve açıktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tam bağımsızlık anlayışı, Cumhuriyet’in kurucu felsefesi ve Türk milletinin egemenlik iradesi…
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi, Ege’de, Kıbrıs’ta, Mavi Vatan’da, Lozan’da, Montrö’de, milli ekonomide, üretimde ve Türk milletinin egemenlik haklarında en küçük bir tavize dahi razı olmayacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği Washington’da, Brüksel’de veya NATO karargâhlarında değil, Türk milletinin iradesinde ve Cumhuriyet Devrimi’nin tam bağımsızlık ülküsündedir. Bu uğurda ya İstiklal ya ölüm demeye razı olan her ferdi birlikte mücadeleye davet ediyoruz!
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi Genel Merkezi”
TÜRKİYE CUMHURİYETİ NATO’NUN SAVAŞ MEVZİSİ, SINIR KARAKOLU DEĞİL TÜRK MİLLETİNİN VATANIDIR!
Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, iktidarın anlatmaya çalıştığı gibi Türkiye’nin uluslararası itibarını artıran bir diplomasi başarısı değildir. Bu zirve, emperyalizmin değişen… pic.twitter.com/i8FzwBl4JI
— Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi (@cvpgenelmerkez) July 10, 2026