Ali Necip Bakşi yazdı…
15 Temmuz’da “Darbeyi NATO yaptı” dediniz, bugün NATO’ya Sarılıp PKK açılımı yapıyorsunuz!
Soruyorum: 15 Temmuz’dan hemen sonra iktidar medyası hangi manşetleri attı?
“NATO müdahalesi!”
“Darbe İncirlik’ten yönetildi!”
“Arkasında ABD’li komutan var!”
“CIA cuntacılara para gönderdi!”
Bunlar bizim sözlerimiz değil. Yeni Şafak’ın, Sabah’ın ve Saray’a yakın yazarların kendi manşetleri!
O gün İncirlik’e “içimizdeki ur”, ABD’ye “darbelerin ve terör örgütlerinin merkezi” diyordunuz. NATO’yu 15 Temmuz’un arkasındaki güç olarak gösteriyordunuz. Bugün ne oldu da NATO’yu övüyorsunuz? NATO zirvesi için Ankara’yı cilalalayıp, Türk halkına kapatıyorsunuz, olur da bir eylem büyür NATO’ya karşı tepkiye dönüşür diye madencileri, öğretmenleri coplarla susturmaya çalışıyorsunuz. Amerika’nın vereceği yeni görevlere talip oluyorsunuz!
Hangisi gerçek? O gün söyledikleriniz mi, bugün yaptıklarınız mı?
İki ihtimal var: Ya 15 Temmuz’dan sonra Türk milletine yalan söylediniz ya da bugün darbeyle suçladığınız merkezlerin kapısında yeniden sıraya girdiniz! İkisinin de adı riyakârlıktır!
FETÖ elebaşı yıllarca hangi ülkede yaşadı? Amerika’da!
Darbenin İncirlik, NATO ve yabancı istihbarat bağlantılarını neden bir Meclis soruşturmasıyla aydınlatmadınız? İncirlik kullanıldıysa, ABD’li komutanlarla ilgili kendi gazetelerinizin yayımladığı iddiaların üzerine neden gitmediniz? Neden hala yabancı askerler, yabancı üsler cirit atıyor ülkemde?
2014 ve 2015 YAŞ kararlarını neden soruşturmadınız? Darbenin kilit kadrolarını terfi ettiren siyasi ve askeri sorumluluk zincirini neden açıklamadınız?
FETÖ’yle gerçekten mücadele ettiyseniz kamuoyunda “FETÖ borsası” diye anılan para, nüfuz ve pazarlık iddiaları nasıl ortaya çıktı? FETÖ’den boşalan devlet kadrolarına başka cemaatler ve tarikatlar nasıl yerleşti?
Fakat mesele yalnızca FETÖ de değildir!
Bir kişinin veya topluluğun FETÖ’cü olmaması, onu kendiliğinden yerli, milli, namuslu, temiz, püri pak insan yapmaz.
Cumhuriyet’e, anayasal düzene, laikliğe, üniter devlete, Türk milletinin egemenliğine ve Atatürk Devrimlerine düşman bir ideolojinin adının FETÖ, tarikat, cemaat veya PKK olması sonucu değiştirmez!
Tabelalar değişir, hedef değişmez!
FETÖ dini kullanarak yurttaşı şeyhin müridi hâline getirmek ve devleti cemaat üzerinden ele geçirmek istedi. Şimdi PKK da etnik kimliği kullanarak Türk milletini parçalamak, üniter devleti federasyon ve özerklik talepleriyle tasfiye etmek istiyor.
Biri dini, diğeri etnik kimliği kullanıyor. Biri devleti cemaatlere, diğeri etnik yapılara bölmek istiyor. İkisinin de hedefinde Cumhuriyet, milli egemenlik ve Atatürk’ün kurduğu laik, üniter devlet var!
PKK terör örgütü asla Kürt yurttaşlarımızın temsilcisi değildir. Aksine vatanına bağlı Kürtlerin bebeklerinin başını kesmiş, yakmış, patlatmış, yurdundan göç ettirmiş, bölgesine öğretmen, doktor, fabrika, yatırım gelmesini engellemiştir. Kürt yurttaşlarımız bu Cumhuriyet’in eşit ve onurlu yurttaşlarıdır.
Bizim karşımızda olan bir halk ya da etnik kimlik değil, silahlı bölücülük, onun siyasi programı ve onu destekleyen başta ABD/İsrail olmak üzere emperyalist merkezlerdir!
Şimdi adına “Terörsüz Türkiye”, “demokrasi” veya “yeni süreç” diyerek bebek katili Öcalan’ın ve PKK’nın siyasi taleplerini Meclis’e ve anayasa masasına taşırsanız terörü sona erdirmez, bölücülüğü meşrulaştırırsınız! Silah bırakmak pazarlık kozu değildir. Terör örgütü silahı koşulsuz bırakır, kendisini fesheder ve hukuk önünde yaptıklarının hesabını verir.
Cumhuriyet’in kurucu ilkeleri, üniter devlet ve Türk milletinin egemenliği terör örgütüyle müzakere edilemez!
FETÖ’ye karşı olduğunu söyleyip PKK’yla anayasal düzen pazarlığı yapanlar Cumhuriyet’i savunmuş olmaz!
Dün FETÖ’yle devleti paylaştınız. Bugün PKK’nın siyasi hedeflerine kapı açarsanız değişen yalnızca masaya oturduğunuz örgüt olur!
Üstelik PKK’nın Irak ve Suriye uzantılarını yıllardır silahlandıran, eğiten ve koruyan kim? NATO müttefikiniz Amerika ve yavrusu İsrail!
FETÖ’nün Amerika, İsrail ve NATO bağlantılarını araştırmayacaksınız, ABD’nin bölücü yapılara verdiği desteği görmezden geleceksiniz, sonra da hem NATO’cu hem terörle mücadele ediyor olacaksınız!
Geçeceksiniz o işi!
Meclis bombalandı. Siz ne yaptınız?
Bombalanan Meclis’i güçlendirmek yerine yetkilerini budadınız, tek merkezli başkanlık düzenini kurdunuz. Şimdi de aynı Meclis’i Öcalan’ın ve PKK’nın taleplerinin tartışılacağı bir pazarlık zeminine çevirmek istiyorsunuz!
Sonra 15 Temmuz’a “Allah’ın lütfu”, “kurucu dönüm noktası” diyorsunuz.
Neyin kurucu dönüm noktası?
Cumhuriyet’in mi, Cumhuriyet’in tasfiyesinin mi?
Milli iradenin mi, keyfi yönetimin mi?
Tam bağımsızlığın mı, NATO’ya daha fazla bağlanmanın mı?
FETÖ’yle AKP yıllarca aynı Amerikancı iklimde büyüdü. Birlikte Cumhuriyet’in kurumlarını hedef aldılar, Türk ordusuna kumpas kurdular, laikliği tasfiye ettiler. Çıkar kavgası vs diyorlar fakat nedense ABD’ye, NATO’ya bağlılıkları hiç değişmedi!
AKP’si, MHP’si, CHP’si…
NATO’yu savunacak, Amerika’nın bölgesel projelerine uyum sağlayacak, sıcak para ve özelleştirme düzenini sürdürecek, Cumhuriyet’in kurucu ilkelerini pazarlık konusu yapacaksınız, sonra bize “yerli ve milliyiz” diyeceksiniz!
Yerli ve milli olmak, Washington’un desteklediği örgütlerden birine karşı çıkıp diğerinin siyasi hedeflerine kapı açmak değildir!
Cumhuriyetçi, Vatansever, Türk milleti ne istiyor?
15 Temmuz’un dış ayağı bütün belgeleriyle açıklanacak!
FETÖ’nün de PKK’nın da bütün siyasi ve dış bağlantıları ortaya çıkarılacak!
2014 ve 2015 YAŞ kararları bağımsız yargı tarafından soruşturulacak!
İncirlik dahil yabancı askeri üsler kapatılacak!
Yabancı ordular ülkeden çıkarılacak!
NATO’yla bütün askerî ve siyasi bağımlılık ilişkileri sonlandırılacak!
Devlet cemaatlerden, tarikatlardan, yabancı istihbarat ağlarından ve etnik bölücülükten arındırılacak!
Meclis yeniden milli iradenin merkezi yapılacak!
Anayasa’nın Cumhuriyet’i, laikliği, üniter devleti ve milli egemenliği koruyan hükümleri pazarlık konusu yapılmayacak!
15 Temmuz’un hesabı yalnızca tankın içindeki darbecileri cezalandırarak sorulamaz. O ihaneti devletin içine yerleştiren ekonomik ve siyasi düzenle, darbecileri koruyan dış merkezlerle ve aynı Cumhuriyet düşmanlığını bugün başka örgütler üzerinden sürdürenlerle hesaplaşmadan 15 Temmuz dosyası kapanmaz!
Türk milletinin bu buhrandan çıkışı FETÖ’yü de PKK’yı da besleyen, ülkeyi çok uluslu şirketlere peşkeş çeken neoliberal sömürgeci emperyalist düzeni, NATO boyunduruğunu ve Cumhuriyet’i tasfiye etmeye çalışan yeni açılım siyasetini tarihe gömmektedir.
Bu düzen kendiliğinden sona ermeyecektir!
Türk milleti örgütlenecek, Cumhuriyetçiler ayağa kalkacak, 1946’dan beri başımıza geçirilen ABD/NATO çuvalı yırtılacak, tarikatların, cemaatlerin ve bölücü örgütlerin, küresel şirketlerin devletteki bütün dayanakları sökülüp atılacak!
Sayımızla hiç ilgilenmiyoruz, bizler, Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde, yüreğimizle, inancımızla, Cumhuriyeti yeniden yükseltmek, yarım kalan Türk Devrimi’ni tamamlamak için yola çıktık!
YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!