Bölücü açılım süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından sürecin yeni aşamasında oluşturulması planlanan kurullara ilişkin ayrıntılar ortaya çıktı.
T24 Yazarı Murat Sabuncu, “‘Çerçeve’de vekillerin dışında siviller de yer alacak mı, yeni kurullar gündemde mi?” başlıklı köşe yazısında, devlet yetkilileri ve milletvekillerinin yanı sıra sivillerin de yer alabileceği alt kurullardan birinin “Barış ve Siyasallaşma Kurulu” adını taşımasının planlandığını, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın da belirli bir “statü” ile bu kurulda yer alabileceğini belirtti.
Sabuncu’nun yazısının ilgili bölümü şöyle:
“7595 Sayılı ‘Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’ Resmi Gazete’de yayımlandı. İlk adım niteliği taşıyan bu yasanın maddeleri de uygulanmaya başlıyor. Yasada biri cumhurbaşkanı yardımcısına bağlı diğeri Meclis’te oluşacak iki kuruldan bahsediliyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kendisine bağlı kurulun ilk toplantısının 24 Ağustos günü yapılacağını söyledi. Yılmaz, ayrıca PKK’nın silah bırakma ve fesih sürecinin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulacak alt komisyonların da toplantının gündeminde olacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın bahsettiği alt komisyonlar ya da kurullar sadece devlet yetkilileri ve vekillerden mi oluşacak? Yoksa sivillerden oluşan yeni kurullar da oluşacak mı? 2013-2015 arasında ‘akil insanlar’ denen yapıya tam benzemese de toplumun değişik kesimlerinden isimler de sürecin toplumsallaşması için devrede olacak mı?
Bu soruyu sormamın nedenine gelince… Süreci takip eden gazetecilerden biri olarak zaman zaman İmralı’da yapıldığı söylenen görüşmelerle ilgili notlar ulaşıyor. Ancak notların iletildiğini düşündüğüm, çoğu siyasetçi olan isimlerle, kimi hassas noktaları teyit etmeden de yazmıyorum. Biri temmuz sonu biri ağustos başına işaret eden notlardan anlayabildiğim (ve sorabildiğim) kadarıyla yeni kurullar gündemde. Sivillerin de devlet yetkililerinin de olacağı farklı kurullar bunlar. Bu kurullardan birinin adının ‘barış ve siyasallaşma kurulu’ olması bekleniyor. Öcalan’ın da belli bir ‘statü’ ile bu kurulda yer alabileceği belirtiliyor.
‘ÖCALAN KURUCULAR KURULU HAZIRLIĞI YAPILMASINI İSTEDİ’
Görüşmelerde izleme kurullarında ‘kadın kotası’ ile kadınların da yoğun olarak yer alması çağrısı var.
Bu arada Öcalan’ın siyaset zemini için İmralı’ya kendisini ziyarete gelenlerle, kimi isimleri de zikrederek (isimler var ama kendilerine teklif yapıldı mı, ne yanıt verdiler bilmediğimden yazmayacağım) kurucular kurulu hazırlığı yapılmasını istediğini de söyleyebilirim. Şimdilik isim için ‘Demokratik Toplum ve Cumhuriyet Hareketi’ kullanılıyor. (Yeni oluşum için Eylül’deki DEM Kongresi erken bulundu. Avrupa’dan gelecekler ve hapisten çıkacakların da katkısı-varlığı için 2027 içinde olağanüstü kongreden bahsediliyor.)
Görüşmelerde Öcalan, tarihteki önemli sol isimlere de vurgu yaparak (Mustafa Suphi- Dr.Şefik Hüsnü Deymer) ‘Kürtlerin ve solcuların cumhuriyete katılımından’ bahsediyor. Öcalan ‘devletin sağlam ayağı’ olunacağına vurgu yaparak, bu şekilde ‘devletin kapılarının açılacağını çünkü en stratejik halkın devletin müttefiki haline geleceğini’ belirtiyor. Teyit edebildiklerimden özetleyebileceklerim şimdilik bu kadar.”
