1. Haberler
  2. Gündem
  3. Kemal Öztürk için gözaltı kararı

Kemal Öztürk için gözaltı kararı

Gazeteci Kemal Öztürk hakkında, bir televizyon programında Suriye’deki Arap Alevilerine ilişkin sözleri nedeniyle Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldığı, bu kapsamda Öztürk hakkında gözaltı kararı çıkarıldığı öğrenildi.

featured

Adalet Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Öztürk hakkında NTV yayınında Suriye’deki Arap Alevilerini kastederek sarf ettiği sözler nedeniyle Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında Öztürk’ün gözaltına alınarak yarın SEGBİS üzerinden mevcutlu olarak hazır edilmesi amacıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na talimat yazıldı.

NE OLMUŞTU?

Öztürk, NTV yayınında “Afrin’de, İdlib’de, Halep kırsallarında öylesine korkunç ifadeler dinledim ki kurşuna dizmeden çocuk ölümüne kadar. Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor ama bakın intikam almadılar, o toplu infazları yapmadılar” demişti.

Gelen tepkilerin ardından bir açıklama daha yapan Öztürk sosyal medya hesabından paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı:

“Merhabalar, Kemal Öztürk ben. Dünden beri yaptığım bir konuşma üzerinden süren bir tartışma var, hatta bu bir kampanyaya da dönüştü. Bu kampanyayı yapanları aşağı yukarı hepimiz tahmin edebiliyoruz, görüyoruz; ben de çok yakından tanıyorum. Bu isimler Türkiye’de çözüm sürecine, Suriye’de entegrasyona şiddetle karşı çıkan, bozulması için uğraşan; Paris’in, Viyana’nın kafelerinde, İstanbul’un kafelerinde tweetler atıp ‘Diren Rojava’, ‘Suriye’de Alevi katliamı var’ diye yalan kampanyalar yapan ekipler.

Bu insanlarla iletişim kurmak, diyalog kurmak, konuşmak neredeyse imkansız. Güçlü Türkiye, üniter Suriye yapısına inanan kişilerin bunlarla anlaşmaları pek mümkün değil. Ayrıca bu süreçte oldukça sağduyulu ve bana destek açıklaması yapan meslektaşlarım var, dostlarım var; onlara da bir teşekkürü borç biliyorum.

Ancak videoyu, bu videoyu çekmemin asıl sebebi bunlar değil; bu sabah yaşadığım bir olay. Adana’da yaklaşık 30 yıldan beri tanıştığım, sevdiğim, fikirlerini önemsediğim Nusayri bir dostum var. Bu sabah beni aradı ve şöyle dedi: ‘Senin bir katliam çağrısı yapmayacağına şahitlik edecek kişilerden biriyim, uzun yıllardan beri tanıyan birisi olarak. Yapılan kampanyanın da oldukça acımasız ve haksız olduğunu da görüyorum, düşünüyorum. Fakat yine de senin açıklamandan gönlü kırılan, üzülen, ürken, tedirgin olan, travmaları tetiklenen insanlar olmuştur.’ dedi. ‘Bunları da düşünmelisin, bunlarla ilgili de bir düzeltme yapmanı isterim.’ dedi.

Son derece sağduyulu, son derece içten bir telefon görüşmesiydi bu ve şöyle dedim: ‘Tabii ki, kimin gönlünü kırdıysam derhal düzeltirim. Niyetim, amacım, yapmak istediğim şeyden bağımsız olarak böyle bir şeye neden olmuşsa bu cümleler, tabii ki düzeltirim.’ dedim. O nedenle bu videoyu çekiyorum.

Türkiye’deki çözüm sürecini, terörsüz Türkiye sürecini, Suriye’deki entegrasyon sürecini neredeyse iki yıldan beri, neredeyse haftada üç dört kere televizyon ekranlarında anlatan birisi olarak bugüne kadar hiç başıma böyle bir şey gelmedi. Ama bu konuşmadan dolayı gönlünü kırdığım, üzdüğüm Alevi kardeşlerim, Nusayri kardeşlerim olmuşsa onlardan özür diliyorum. Böyle bir amacımın olmadığını beni tanıdıklarında daha iyi fark edeceklerdir.

Fakat benim de bir küçük ricam var kendilerinden; çok hassas bir dönemden geçiyoruz. Bu hassas dönemin bozulması için, akamete uğraması için çalışanlar var. İşte ben de bu kampanyanın kurbanı olarak böyle bir tablonun içerisindeyim. Sizden istirhamım; bu tür kampanyalara, bu tür art niyetli insanlara, bu tür korkutan, ürküten, ayrıştıran, bölen insanlara lütfen kulak asmayın. Diyalog içerisinde, konuşarak, sorarak birbirimizi anlamaya çalışmalıyız. Adana’daki kardeşim gibi, arkadaşım gibi beni arayarak, bana ulaşarak, fikirlerimi tekrar sorarak, anlamak için sorarak bir zemin oluşturabiliriz.

Bir arada yaşamak zorundayız; bu ülkede ya da Suriye’de ya da Irak’da fark etmez. Kürtlerin, Arapların, Türklerin, Sünnilerin, Alevilerin, Nusayrilerin, Şiilerin bir arada huzur içerisinde, barış içerisinde yaşamak için çok önemli bir fırsat yakaladık. Gelin bu coğrafyayı birlikte inşa edelim, birlikte kuralım. Hatalarımız olduğunda da düzeltelim ama birbirimizi anlamaya çalışalım ve art niyetli insanlara da lütfen kulak asmayalım. Hepinize saygılar sunuyorum.”

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!