YUSUF YAVUZ / VERYANSIN TV
Türkiye Kasım ayında küresel iklim zirvesi COP31’e ev sahipliği yapacak. 9-20 Kasım arasındaki zirvenin ana etkinlik alanı olarak Antalya’daki EXPO alanı seçildi. Karbon emisyonlarını azaltmayı hedefleyen zirve öncesinde Antalya’da bol asfaltlı ihaleler birbirini izliyor. COP31 için 2026 yılı başında başlangıç ödeneği olarak 563 milyon TL ayrılmıştı. Ancak açık kaynaklarda yer alan ihale sonuçlarına göre zirveye yaklaşık iki ay kala yapılan harcamalar 25 milyar TL’yi aşıyor. Bu, toplam 11 gün sürecek COP31 için şimdiden yaklaşık 525 milyar dolarlık bir harcama anlamına geliyor. COP31 organizasyonlarına yönelik doğrudan mal ve hizmet alımlarının Cumhurbaşkanı Kararı ile Kamu İhale Kanunu kapsamından istisna tutulurken, şu ana kadar verilen ihale tutarının yüzde 95’i sadece iki sözleşmeden oluşuyor.

EN BÜYÜK İHALE TUTARI ŞİMDİLİK 14,7 MİLYAR
Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) kayıtlarına göre, Kasım ayında Antalya’da yapılacak olan COP31 için bugüne kadar yapılan ihaleler arasında en yüksek tutar, 24 Nisan 2026 tarihli sözleşmeye göre 14 milyar 705 milyon TL. İhaleyi yapan Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı İklim Değişikliği Başkanlığı. TOKİ’ye bağlı alt şirket olan Emlak Planlama İnşaat Proje Yönetimi ve Ticaret A.Ş.’nin üstlendiği işin konusu, “COP31 Geçici Yapı Sistemlerinin Kiralanması, Kurulumu, İşletilmesi ve Sökümü’ olarak belirtilmiş.
ÖZYAZICI’YA 8,5 MİLYARLIK İŞ VERİLDİ
TOKİ’nin 8 milyar 85 milyon TL’lik ana etkinlik alanı ihalesinin Özyazıcı İnşaat’a verildiği, sözleşmenin 24 Nisan 2026’da imzalandığı ve işin 4 Mayıs–30 Eylül dönemini kapsadığı bilgileri resmi sözleşmede yer alan detaylar arasında. COP31 için Özyazıcı İnşaat’ın aldığı ikinci TOKİ ihalesi ise 19 Ağustos’ta imzalanan sözleşmeye göre 495 milyon 711 bin 861, 26 TL tutarında. Özyazıcı İnşaat’ın aldığı bu ikinci ihalenin konusu, COP31 etkinlik alanı içerisindeki ‘Yeşil Bölge’ için yapılacak olan bitkisel peyzaj, bakım ve onarım işlerini kapsıyor.

DANIŞMANLIK HİZMETİ İÇİN 198,5 MİLYON
İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından COP31 için yapılan bir başka ihale de, 198 milyon 500 bin TL sözleşme bedeli olan danışmanlık hizmet alımı. 18 Mart 2026 tarihli sözleşme bilgilerine göre, bu ihaleyi Doleitte Danışmanlık A.Ş. adını taşıyan firma almış.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNDEN 500 MİLYONLUK COP31 İHALESİ
COP31 alanı ulaşım yolları için Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ihalenin tutarı ise 27 Mart 2026 tarihli sözleşmeye göre, 435 milyon TL. Bu ihaleyi, DNZ İnşaat Nakliyat A.Ş. ile Bilenes İnşaat ortak girişimi almış. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından COP31 için yapılan bir başka ihale de havaalanı ulaşım yollarını kapsıyor. Yaklaşık 63 milyon TL tutarındaki bu yapım işi, 11 Ağustos 2026 tarihli sözleşmeye göre Çankaya Asfalt ve MUSAD Yapı ortaklığına verilmiş. Her iki şirkette aynı aileye ait görünüyor. Şirketin sahiplerinden Musa Düz’ün, 2023 seçimlerinde AKP’den Ankara milletvekili adayı olduğu görülüyor.

RENKLİ YAZICIDAN KAMP ETKİNLİĞİNE
EKAP kayıtlarına göre, COP31 için doğrudan temin istisna kapsamında yapılan birçok başka alımlar var. Antalya Valiliği’nin COP31 ofisi için aldığı renkli yazıcıdan tutun da İklim Değişikliği Başkanlığı’nın İklim Elçileri kampı etkinliğine kadar birçok kalemde mal ve hizmet alımı yapıldığı görülüyor. Ancak iklim zirvesi için şimdiye kadar yapılan ve bundan sonra yapılacak olan kamu harcamalarını kamuoyunun takip edebilmesi mümkün değil. Çünkü COP31 için yapılan kamu harcamalarının şeffaflık içinde paylaşıldığı bir veri portalı henüz yok. Bu nedenle COP31 için bakanlıklar, TOKİ, belediyeler ve diğer kamu kurumlarının ne kadar kamu kaynağı kullandığı şimdilik net olarak bilinmiyor.
ABD’Lİ ŞİRKETLE 3,9 MİLYON DOLARLIK SÖZLEŞME
Örneğin ABD’li Teneo Strategy firması ile yapıldığı belirtilen ve ABD kaynaklarında yer alan 3,9 milyon dolarlık sözleşme Türkiye’deki açık kaynaklarda yer almıyor. Teneo Strategy firmasının, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na iletişim stratejisi konusunda danışmanlık hizmeti vereceği belirtiliyor.
ABD’deki açık kaynaklarda yer alan sözleşme bilgilerine göre, Teneo firması, “COP31 süreci boyunca ulusal ve uluslararası hedef kitlelere yönelik iletişimin bütünsel, tutarlı ve etkili bir şekilde yürütülmesini sağlamak; konferansla ilgili mesajların doğru bir şekilde geliştirilmesine ve iletilmesine katkıda bulunmak; medya ve paydaşlarla ilişkilerin etkin yönetimine destek olmak; ve iletişim süreçlerinin planlı ve koordineli bir şekilde ilerlemesini” sağlayacak.
TENEO’NUN DİKKAT ÇEKEN YÖNETİCİLERİ
Teneo’nun yöneticileri arasında, Azerbaycan’daki COP29’da görev yapmış olan Padraic Riley, eski Reuters editörü/muhabiri Ed Cropley ve Asya/Pasifik ESG sorumlusu Christopher Lauwerys gibi isimlerin yer aldığı belirtiliyor.
HARCAMALAR ŞİMDİDEN 25 MİLYARI AŞTI
COP31’in Türkiye’ye toplam maliyeti henüz netleşmiş değil. Aktardığımız rakamlar, şu ana kadar tespit edebildiğimiz ve sonuçlanmış olan mal ve hizmet alımlarında dayanıyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak alımlar ile bu rakamlar daha da büyüyecek. ABD’li Teneo firması ile yapılan sözleşme hariç, Türkiye’deki açık kaynaklarda yer alan ulaşabildiğimiz belgelere göre şimdiye kadar COP31 için harcanan rakam 25 milyar 139 milyon TL düzeyinde. Güncel dolar kuruna çevrildiğinde, yaklaşık 525 milyon dolar rakamına ulaşılıyor.
COP31 İÇİN ‘ZORUNLU HALLER’ UYGULAMASI
COP31 için yapılan harcamalar dışında dikkat çeken bir başka konu da yapım ihalelerinin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu 21/b uygulamasına tabi olması. İlgili madde, “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen durumlar veya idarece önceden öngörülemeyen olaylar nedeniyle ihalenin ivedilikle yapılmasının zorunlu olması durumları” için mevzuata konulmuş. Ancak yapılacak işler aylar öncesinden belli olmasına rağmen, COP31 için bu istisna maddesinin kullanılması, açıklamaya muhtaç bazı soruları gündeme getiriyor.

MART’TA SERTİFİKA, AĞUSTOS’TA İHALE
Bu durumda COP31’in “öngörülemeyen bir olay” olup olmadığı sorusu ortada duruyor. Eldeki verilere göre süreç özetlendiğinde, 4 Mart 2026 tarihinde COP31.TR SSL sertifikasının, 18 Mart 2026 tarihinde stratejik ve teknik danışmanlık hizmetinin alındığı; 25 Mart 2026’da ise mimari proje hizmeti alındığı görülüyor. TOKİ’nin ana etkinlik alanı için yaptığı ihalenin tarihi, 14 Nisan, geçici yapı sistemi işi için ise 24 Nisan 2026 tarihi kayıtlara geçmiş. Başka bir ifadeyle devlet aylar öncesinden stratejik danışmanlık, mimari proje, etkinlik alanı, geçici yapı ve organizasyon hazırlığı yapmış. Buna rağmen Ağustos’ta yapılan 495,7 milyon TL’lik peyzaj işinde de 21/b’nin “öngörülemeyen olay ve ivedilik” gerekçesi kullanıldığı görülüyor.
AYLAR ÖNCESİNDEN BİLİNEN İŞLERDE ÖNGÖRÜLEMEYEN NEDİR?
COP31 için yapılacağı aylar öncesinden bilinen bir peyzaj ve altyapı işinin neden açık ihale yerine 21/b ile yapıldığı sorusu yanıt beklerken, TOKİ’nin ana etkinlik alanı işinin süresinin 4 Mayıs–30 Eylül 2026 arasını kapsaması, yani 150 gün olması da dikkat çekiyor. Buna rağmen Ağustos’ta ayrıca 75 gün süreli ve 495,7 milyon TL’lik “Yeşil Bölge yapısal ve bitkisel peyzaj yenileme, bakım, onarım ve altyapı” başlıklı bir başka sözleşme daha yapıldığı görülüyor.
AYNI BAŞLIKTA İKİ İŞ FARKLI TARİHLERDE AYNI ŞİRKETE VERİLDİ
İhale edilen ilk işin adı “Etkinlik alanı inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi” olarak kayıtlara geçerken, ikinci iş ise “Yeşil Bölge yapısal ve bitkisel peyzaj yenileme, bakım, onarım ve altyapı” adını taşıyor. Aynı etkinlik alanındaki “altyapı/çevre düzenlemesi” ile daha sonra verilen “peyzaj/altyapı” işi aynı şirkete, Özyazıcı İnşaat’a gitmiş.
ARAÇ KİRALAMADA ACELELİK NEDEN?
Temmuz ayında yapılan bir başka ihale de Kasım sonuna kadar kullanılacağı belirtilen 10 aracın kiralanması. Bu ihalede de aynı şekilde kapsam dışı ve istisna yöntemi kullanılmış. Mart ayından bu yana yapılacağı kesin olan bir etkinlik için, Temmuz ayında yapılan araç kiralama ihalesinde nasıl bir öngörülemezlik ve acelelik olduğu da izaha muhtaç görünüyor.
COP’A EV SAHİPLİĞİ YAPAN DİĞER ÜLKELERDE DURUM NASILDI?
COP29’a ev sahipliği yapan Azerbaycan’da
Azerbaycan Hesablama Palatası (Sayıştay), COP29 Azərbaycan Əməliyyat Şirkəti’nin gelir ve giderlerini denetlemiş. Denetim sonucuna göre, 2024’de yapılan COP29 gelirlerinin yüzde 92,5’i doğrudan devlet bütçesinden, yüzde 7,5’i ise diğer kaynaklardan karşılanmış. Operasyon giderlerinin yüzde 65,4’ü konferans mekânlarına, yüzde 10,2’si içerik ve program üretimine harcanmış. Harcama kalemleri arasında inşaat, danışmanlık, konaklama, ulaşım, ekipman, teknik destek, pazarlama ve outsourcing sözleşmeleri yer alıyor.
AZERBAYCAN’DA YÜZDE 92,5 DEVLETİN KASASINDAN ÇIKTI
Azerbaycan COP29 Başkanlığının başlangıçta önerdiği fonlama hedefinin 1 milyar dolar olduğu belirtiliyor. Ancak bu, Azerbaycan’ın organizasyon için 1 milyar dolar harcadığı anlamına gelmiyor. Azerbaycan’ın kendi Sayıştay raporunda COP29’un maliyeti kamuya açık içerik özetinde net olarak verilmiyor. Buna karşın kullanılan finansmanın yüzde 92,5’inin devlet bütçesinden karşılandığı açıklanıyor. Azerbaycan Hesablama Palatası denetim raporunun tamamını erişemediğimiz için net harcama miktarını kesin olarak söylememiz zor.
BREZİLYA YAKLAŞIK 1 MİLYAR DOLAR HARCADI
Ancak 2025’de Brezilya’da yapılan COP30 için daha kesin rakamlar söylenebilir. Brezilya COP30 Başkanlığının resmi sayfasında harcamalar şeffaf biçimde aktarılmış. Buna göre toplam harcamanın 6,12 milyar Brezilya Reali olduğu belirtiliyor. Bu da kabaca 1,15 milyar dolar anlamına geliyor. Reuters’in aktardığı haberlerde de Brezilya Hükümeti’nin 30’dan fazla COP30 bağlantılı yatırım için yaklaşık 845 milyon dolar düzeyinde harcama yaptığı belirtiliyor.
TÜRKİYE ŞİNDİDEN YARIM MİLYAR DOLARI AŞTI
Türkiye’nin COP31 için şimdiden yaptığı görünür harcamalar, yarım milyar doları aşmış durumda. Bu rakamlar, yalnızca EKAP kayıtlarında tespit edebildiğimiz mal ve hizmet alımları ile ilgili sözleşmelere dayanıyor. Henüz sonuçlanmamış başka COP31 başlıklı ihaleler de var. Harcamaların mevcut hızla devam etmesi halinde nihai maliyetin bugünkü görünür tutarın çok daha üzerine çıkması muhtemel.
ANTALYA’DA İYİMSER BEKLENTİ HAKİM
COP31’in yapılacağı Antalya’da özellikle turizm sektöründe iyimser bir beklenti hakim. Zirve için yaklaşık 130 bin ziyaretçi/katılımcı bekleniyor. Yalnızca organizasyon ve bağlantılı etkinlikler için değil, aynı zamanda iklim finansmanı ve ilgili ticari bağlantılar için de önemli bir ekonomik kazancın olacağı belirtilen COP31’in Türkiye’ye gerçek maliyeti ve getirisinin ne olacağını ancak zirvenin sonunda yapılacak şeffaf ve karşılaştırmalı açıklamalardan öğrenebileceğiz. Bu, elbette Brezilya örneğinde olduğu gibi kamu harcamalarının şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmasıyla mümkün olacak.

