Diriliş Ertuğrul’un yapımcısından Celaleddin Harezmşah

Ekranlara geldiği günden bu yana ilgiyle takip edilen Diriliş Ertuğrul'un senarist ve yapımcısı Mehmet Bozdağ, gelecek ay çekimlerine başlanacak yeni projesi 'Celaleddin Harezmşah'ın dünyada büyük ses getireceğini ifade etti.

Diriliş Ertuğrul’un yapımcısından Celaleddin Harezmşah

Bozdağ,  Özbekistan hükümetinin davetiyle geldiği Taşkent’te, gelecek ay çekimlerine başlayacakları “Celaleddin Harezmşah” dizisine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Özbek tarafının teklifi üzerine bir yıldır üzerinde durdukları Celaleddin Harezmşah dizisiyle ilgili çalışmaların sonuna geldiklerini belirten Bozdağ, gelecek ay oyuncu seçimlerinin ardından çekimlere başlayacakları bilgisini paylaştı.

Bozdağ, “Celaleddin Harezmşah dizisi vücuda geldiği vakit Türk-Özbek dostluğu adına büyük bir proje olacak.” diyerek, dizinin, Özbekistan’ın tanıtılması hususunda da büyük bir vazife göreceğini ve dünyada büyük ses getireceğini vurguladı.

BİNE YAKIN KİŞİ ÇALIŞACAK

Çekimleri, Türkiye ve Özbekistan’da yapılacak dizinin 60’ar dakikalık 13 bölümden oluşacağını, projede bine yakın kişinin görev alacağını anlatan Bozdağ, Özbekistan’ın mimarisi, sanatı ve kostümünü ekip arkadaşlarıyla incelediklerini ve Azerbaycan, İran, Özbekistan ve Türkiye’den tarihçi, romancı, edebiyatçı, şair ve sanat tarihçilerinin proje üzerinde çalıştığını ifade etti.

Bozdağ, tarihin büyük kahramanlarından Celaleddin Harezmşah’ın projesinin aslında birçok kişiyi, sanatçıyı ve izleyiciyi derinden etkileyecek bir hikaye olduğunu ifade etti.

“Hayal ürünü böyle bir hikaye yazmak istesek yazamayız.” diyen Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öyle güzel bir hayat hikayesi var ki bir filmin, projenin veya dizinin başarılı olması için gerekli entrika, savaş, mücadele, kahramanlık, şecaat, liderlik, merhametlilik, adalet gibi temel duygular zaten Sultan Celaleddin’in hayat hikayesinde mevcut.

Celaleddin’in, Cengizhan gibi dünya çapında bir hükümdarı yeniyor olması ve bunu çok genç yaşta başarması bir kere Celaleddin Harezmşah dizisinin uluslararası alanda çok ses getireceğinin en büyük emaresidir.”

DÜNYADA SES GETİRECEK

Bozdağ, Diriliş Ertuğrul ile 2 milyara yakın insana ulaştıklarını, 25 devlet başkanını film setinde ağırladıklarını, Amerikalı bir sanatçının film setinde Müslüman olduğunu belirterek, tüm bunların Ertuğrul’un adaleti, merhameti ve inancından etkilenildiği için yaşandığını söyledi.

Bu özelliklerin her birisinin Celaleddin Harezmşah’ta da bulunduğuna işaret eden Bozdağ, “Proje izlendiği vakit bütün dünyada büyük yankı olacak. Çünkü, eşini düşmana teslim etmek istemeyen, babaannesi ve kardeşleri tarafından yalnız bırakılan, düşmanla mücadele ederken hançerlenen ve buna rağmen düşmana asla boyun eğmeyen, sonuna kadar mücadele etme azminde olan ve defalarca düşmanı yenen bir adamın hikayesi var. Bu hikaye, evrensel bir hikaye, vücuda geldiğinde de bütün dünyada muazzam ses getirecektir.” diye konuştu.

Özbekistan Kültür Bakanı Birinci Yardımcısı Ozodbek Nazarbekov da muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin dizi yapımı konusundaki tecrübesinin kendileri için çok önemli olduğunu söyledi.

Son yıllarda Türk yapımcıların önemli projelere imza attığına dikkati çeken Nazarbekov, “Türkiye özellikle tarihi diziler konusunda çok ilerledi. Bu yüzden Celaleddin Harezmşah’ın hayatını yansıtan dizi için dünyanın 85 ülkesinden 2 milyar insanın izlediği Diriliş Ertuğrul’un yapımcısı Mehmet Bozdağ ile anlaştık.” diye konuştu.

Nazarbekov, dizide kullanılacak mimari ve kostümler için Türkiye’den bir ekibin bir ay boyunca Özbekistan’da incelemelerde bulunduğunu anımsattı.

Dizideki askerin elbisesindeki düğmenin bile bilimsel dayanağa göre yapıldığını anlatan Nazarbekov, bu diziyle Harezmşah’ın hayatı ve mücadelesini en iyi şekilde seyirciye aktarmak istediklerini kaydetti.

CELALEDDİN HAREZMŞAH KİMDİR?

Celaleddin Harezmşah, Hârizmşah Muhammed ve Hint asıllı bircariye olan Ay-Çiçek Hatunun çocuğudur.

Hemen hemen bütün seferlerinde babasının yanından ayrılmayan Celâleddin, cesareti, cengâverliği ve başarılarıyla tanınıyordu. 1216 senesinde babası Hârizmşah Muhammed’in orduları Moğol hükümdarı Cengiz’in oğlu Cuci komutasındaki ordu karşısında kaybetmek üzereyken, sağ kanat komutanı Celâleddin sayesinde kurtulabilmişti.

Şehzade Celâleddin, babasının hükümdarlığı esnasında bizzat kendisinin fethettiği Guriler ülkesinin baş şehri Gazne meliki idi.

Müslüman dünyasının yetiştirdiği sultanların en büyüklerinden biri olan Celâleddin , babaannesi Terken Hatun’un kendisine karşı çıkması sebebiyle veliaht tayin edilmemişti.

Ancak yaklaşan Moğol tehlikesi hesapları alt üst etti; baba Hârizmşah Muhammed, ülkeyi ancak Celâleddin’in kurtarabileceğini düşünerek kendisini ölümünden kısa bir süre önce veliaht tayin etti. Fakat bu yeni atamadan memnun olmayan bazı Türk komutanları onu ortadan kaldırmak için Harezm’de kardeşleri Uzlagşah ve Akşah ile gizli bir plan üzerinde anlaştılar. Durumdan haberdar olan Celâleddin, süratle Horasan istikametine kaçarak kurtuldu. Yolda kendisini takip etmeye çalışan kardeşleri, Moğol birliklerinin ani baskınıyla öldürüldü; o ise kendisini bekleyen tuzak ve saldırıları atlatarak salimen Gazne’ye ulaşabildi.

Gazne halkı Moğol dehşeti karşısında önceden tanıdıkları Sultan etrafında toplanarak şiddetli saldırılar yaptılar. Pervan yakınlarında elli bin kişilik Moğol ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattılar. Bu büyük zafer, Celaledin’e olan güveni artırırken o zamana kadar yenilgi yüzü görmeyen Moğolları şaşkına çevirmişti.3 Ne var ki bu zafer, ganimet paylaşımı esnasında komutanların birbirine düşmesiyle gölgelendi. Celâleddin, ordusunun dağılmasına yol açan kavgaları önleyebilmekte başarısız olunca, yanında az sayıda askerden başka kimse kalmadı.

Moğolların takibinden kurtulmak için Hindistan’a geçen Sultan, henüz ordusunu toparlayamamışken İndus nehri yakınlarında bizzat Cengiz komutasında 18.000 seçme askerden oluşan ani bir Moğol saldırısına uğradı. Savaşın kaybedileceğinin işaretleri ortaya çıkınca, hanımı, annesi ve yakınlarından oluşan bir grup kadının, Cengiz askerlerinin eline düşmektense bizi öldürün diye feryat etmeleri üzerine, onların boğulmalarını emretti. Yürekleri dağlayan bu elim musibetin verdiği ızdırap ile saldırılarını sürdüren Sultan, düşman birlikleri üzerineson bir hücum yaparak atını hızla geri çevirdi ve düşmanların şaşkın bakışları arasında atıyla İndus nehri’nin coşkun sularına daldı (1221).

Üzerine yöneltilen ok yağmurundan kurtularak kendisini karşıya atan Sultan, Hindistan’da üç yıla yakın bir süre kaldı. Bu coğrafyadaki ikameti esnasında bir yandan Hint racaları, diğer yandan bölgenin Müslüman emîrleriyle mücadelelerini aralıksız sürdürdü.

EŞKIYALAR ÖLDÜRDÜ

Çok düzenli bir istihbarat teşkilatına sahip olan Moğollar, amansız düşmanları Celâleddin’in haberlerini adım adım izleyip, arkasından birlikler sevk ettiler. Bunun farkında olan Celâleddin, mukabil keşif ve istihbarat çalışmalarıyla karşı tedbirler almaya devam etti; ancak emîrlerinden birinin korku ve ihmali, sonun başlangıcı oldu. Diyarıbekr yakınlarında her şeyden habersiz uyumakta olan Sultan, Moğol askerlerinin baskınına uğrayınca, önce Diyarıbekr kalesine sonra uçlardaki derbentlere sığınmak istediyse de talebi kabul görmedi.

İstikametini Meyyafarikîne yönelten Sultan, Kendisini takip eden düşman askerlerinden kurtulurken, bir dağ yamacında gelip geçenleri soyan eşkıya grubu tarafından yakalandı. Ahlât kuşatmasında kardeşi öldürülen ayak takımından birinin mızrak darbesiyle son nefesini verirken Hârizmşahlar Devleti tarih sahnesinden silinmiş oldu.