Dolar-TL'de aslında ne oldu? ‘Herkes bu cinayetin işleneceğini biliyordu’

Ekonomi Yazarı Recep Erçin, dolardaki sert düşüşü değerlendirdi. Erçin “Herkes bu cinayetin işleneceğini biliyordu. Dalga boyu konusunda ise zaten hafta sonu birçok Türk ve yabancı ekonomist yüzde 15 oranını telaffuz etmişlerdi.” ifadelerini kullandı.

Dolar-TL'de aslında ne oldu? ‘Herkes bu cinayetin işleneceğini biliyordu’

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın görevden alınıp yerine Prof.Dr. Şahap Kavcıoğlu atanması sonrası piyasalar ilk tepkiyi dün akşam saatlerinde verdi. 

Başta dolar TL olmak üzere döviz cinsi yatırımlar hızla yükselişe geçti.

Gelişmeleri Ekonomi Yazarı Recep Erçin Veryansın Tv’ye değerlendirdi.

“Herkes bu cinayetin işleneceğini biliyordu.” ifadelerini kullanan Erçin’in açıklamaları şu şekilde:

‘HERKES AZ ÇOK TAHMİN EDİYORDU’

Piyasaların sevdiği ve onay verdiği isim Naci Ağbal bir gece yarısı kararnamesi ile görevden alınınca pazartesi günü bunların yaşanacağını herkes az çok tahmin ediyordu.

Merkez Bankası Başkanı Prof. Dr. Kavcıoğlu hafta sonu yaptığı açıklamada enflasyonla mücadelede kararlı duruş sergileneceğini ve sürpriz bir faiz indirimi yapılmayacağını açıkladı. Buna göre 15 Nisan'dan önce bir Para Politikası Kurulu toplanıp faiz indirimi olmayacak. Arka kapı yöntemleri ile de buna pek imkan yok diye biliyorum.

‘ARAŞTIRMA NOTU DEVREYE KONULDU’

Naci Ağbal oldukça sıkı ve net bir politika seti bıraktı. Böyle olduğu halde dün gece Asya piyasalarında kopan fırtına neydi derseniz; Türkiye her an her şeyin olabileceği bir ülke olduğunu bir kere daha bütün dünyaya gösterdi. Haliyle buluttan nem kapan finansal piyasalar böyle öngörülemezlikleri böyle belirsiz politikaları sevmezler. Biz Ortadoğu halkları olarak krizlere pek alışığız ama bize yatırım yapanlar en azından Türk finansal varlıklarına yatırım yapanlar öyle değiller. Bunun bir tepkisi oldu. Beklenen bir durumdu. Tabii son derece spekülatif bir tavır bu. Yani hatta manipülasyon bile diyebiliriz. Neye göre derseniz; dün gece bir araştırma notu devreye konuldu; Eurasia Group diye bir şirketin piyasa notu. Notun başlığı Türkiye'nin sermaye kontrollerine gideceği varsayımını içeriyor. Yani herkes bu cinayetin işleneceğini biliyordu. Dalga boyu konusunda ise zaten hafta sonu birçok Türk ve yabancı ekonomist yüzde 15 oranını telaffuz etmişlerdi.

‘SİSTEM REJİMLERİNİ ESİR ALDI’

Bugün siz "piyasaları destekleyeceğim" diyen FED Başkanı Powell'ı bir gece yarısı görevden alıp yerine altın standardının getirilmesini savunan Judy Shelton'u atayın bakalım ABD'de nasıl kan gövdeyi götürüyor. Öyle Türkiye'deki gibi yüzde 10-15 ile de bitmez o iş. Kıyamet kopar. Sistem bu anlamda rejimleri de esir almış durumda. Seçilenler atamalarını rahat yapamıyorlar. Piyasa istiyor ki hem onların dediği olsun. Bir söz vardır bizim buralarda "Nerede annem cicikli inek? Her gün süt versin!"

‘SİSTEM TIKANDI’

Erdoğan hükümeti bu oyuna zaman zaman gel gitli bir şekilde karşı çıkıyor. Ama burada bir

sistem sorunu var. Türkiye kapitalizmi bir kriz içerisinde. Bu Merkez Bankası Başkanı dayanmaması meselesi odur. Sistem tıkandı. 18 yıldır uygulanan yabancı sermaye gelsin, kamu varlıklarını satalım, harcayalım, harcatalım, altyapı yatırımları ile propaganda yapalım, kredi genişlemesi ile millet borçlansın, harcasın, tüketsin ekonomi büyüsün, bankalar güzel güzel karlar yazsın artık bu devir bitti.

Eski bolluk kalmadığı için ve Türkiye'nin jeopolitik yönelimi de Batı'ya göre riskli. O yüzden sıcak para akımları hep pamuk ipliğine bağlı oluyor. Bunlara bakıp kur, faiz belirlenemez. Yapılması gereken IMF'nin de son çalışmalarında önerdiği gibi sermaye kontrolleridir. Burada bir plan ve programınız olacak. Ama bunu öyle liberal ekonomiyiz diyerek yapamazsınız. Bu “liberal ekonomiyiz” kafaları değiştirmedikçe, kişiler anlamında demiyorum fikri anlamda, Türkiye bir yol kat edemez. Erdoğan iktidarı bunu ya yapacak ya da gidecek. Buna mecburlar. Çünkü serbest piyasa düzeni Erdoğan'ı istemiyor. Bakın ortada hiçbir makro değişkende majör bir kırılma yok. Para politikasında değişim de yok. Ama tahvil faizi 16'dan 20'ye fırlıyor. CDS'ler 150 puan birden zıplıyor. Niye? Merkez Bankası Başkanı değişti diye. Politika değişti mi? Hayır. Değişecek mi? Olabilir. Ama net mesaj var; enflasyonla mücadele ve bugün Nurettin Canikli de diyor; optimal reel faiz filan.

Sonra bu açıklamalarla ve piyasa derinleşince Asya piyasalarında başlatılan vurgunun etkisi hafifledi. Daha önce de söylüyorduk. Fiyatlamalar zaten kasımdaki 8.50 TL'deki kur seviyelerinden yapıldı. Enflasyon öyle geldi. Şimdi bu kuru bu kadar düşürmenin de bir anlamı var mıydı? İşte 7'nin altına sarkacaktı. Anlamsız, bir faydası yok, ihracata zararı vardı. Bu sefer bir dengeye geldik ama o denge hem kur hem faizin arttığı bir denge oldu. Peki biz bu işi niye yaptık? Çünkü kasımdan sonra bir ödemeler dengesi krizine gidiyorduk. Onu Ağbal'ın politikaları önledi. Şimdi Ağbal'ın şahin politikasına ihtiyaç kalmadı onu değiştirdik. Ama şunu söyleyeyim; biz bu kafayla gidersek o yüzde 5 enflasyon hedefi hayal. Bu olmaz. Bu son adımlar ataleti kuvvetlendirdi. Şimdi dur dengelenecektir. Bir miktar aşağı da gelebilir. Daha yukarısı için tahmin de yapılabilir ama bir seviyeden sonra ben DHT'larda bir miktar çözülme beklerim. Bakın kuru düşük tutarsanız o mevduatlar bozulmuyor bunu gördük. Bizimkiler faizin kalıcı olduğunan inanmadıkları için bozdurmuyorlar. Bir de şimdi yarım Ekonomi Reform Paketi yol haritası gelecek. Çarşamba AK Parti kongresi var. Orada sürprizler gelebilir. Benim duyumum müstafi Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın bir görev alacağı yönünde, bunu illa ki bakan olarak algılamayın.

‘YUNANİSTAN DEĞİLİZ’

Bir not daha ekleyeyim. Türkiye batırılamayacak kadar büyük bir ülkedir. Biz Yunanistan değiliz. Dış ticaretimiz merkez kapitalist ülkelerle çok entegre. İhracatımız iyi gidiyor. Bu ay rekor bir seviye gelecek. 17 milyar doları aşabilir. Türkiye bunu bir fırsata çeviremiyor. Bir planı programı yok bocalıyor.