İBB'ye 'grafiti' eleştirisi

Çevre Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Öztürk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yol kenarlarında bulunan ve ‘dikey bahçe’ olarak adlandırılan yeşilliklerin yerine grafiti çalışmaları yapılmasını eleştirdi. Öztürk, "Şehrin bütünü bozacak şekilde boyama yapılmaz. Bu şekilde sadece bir beton yığınını boyamış oluyorsunuz şehri beton yığınından kurtarmış olmuyor, sadece şekilsel değişikliğe neden oluyorsunuz” dedi.

İBB'ye 'grafiti' eleştirisi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yol kenarlarında bulunan ve ‘dikey bahçe’ olarak adlandırılan yeşilliklerin yerine grafiti çalışmaları yapılıyor. Yoğun olarak Edirnekapı Şehitliği E-5 üzerinde bulunan dikey bahçeler söküldükten sonra ise geriye sulama için kullanılan borular ve saksıların asıldığı demir profiller kaldı.

KİRLETİCİLERİ EN YÜZDE 30 ORANINDA FİLTRE EDİYOR

Çevre Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Öztürk yapılan çalışmayı doğru bulmadığını belirterek,şunları söyledi:

“Dikey bahçelerin amacı özellikle yol koridorlarında egzozdan çıkan kirleticileri en az yüzde 30 oranında filtre etmek. Sera gazı salınımı olan karbondioksiti o bölgede absorbe etmek. Sürücü ve yolcular için daha pozitif ortamda hareket etmelerini sağlamak gibi etkisi var. Bu yüzden dünyanın değişik ülke ve şehirlerinde dikey bahçeler yapılıyor. PM 2,5 dediğimiz insan sağlığı için çok zararlı kirleticiler filtre edilebiliyor. Çevresel bakımdan faydaları var. Ekonomik olarak biraz pahalı bir metot ancak bunları kaldırıp duvarları boyamak yerine sarmaşık ve türlerini ekmelilerdi. Çevresel faydaları, hava kalitesi ile ilgili faydaları ve iklimle ilgili faydaları incelenmeden ayaküstü bu tip konularda karar verilmesi doğru değil.”

'KİŞİ BAŞINA DÜŞEN YEŞİLLİK ORANI ARTIRILMALI'

Prof. Dr. Öztürk, kişi başı yeşillik oranının artırılması yerine bu tür uygulamalarla azaltıldığını ifade ederek, “İstanbul’da kişi başı 5 metrekare yeşil alan düşüyor. Bu Avrupa ülkelerinde 15 ile 50 metrekare arasında değişiyor. Yollar dahil olmak üzere kişi başına düşen yeşillik oranı artırılmalı. Yeşillendirirken de çevreyle, ekosistemle uyumlu olmalı. Beton yığınını boyadığınız müddetçe orada ne bir arı ne de bir kelebek görmek mümkün olmayacak. Yeşil alandan da insanları mahrum edersiniz” ifadelerini kullandı.

'ŞEHRİN BÜTÜNÜ BOZACAK ŞEKİLDE BOYAMA YAPILMAZ'

Prof. Dr. Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü:

“7-8 seneden beri sürdürülen bir çalışmayı bir anda karar veriyorsunuz, 'eskiyi istemiyorum' diyor yeni bir yol haritası koyuyorsunuz. Bu yanlış. Bütün olayları sürdürülebilir yapmanız lazım. Bir de bu alanları boyuyorsunuz. Avrupa’da genelde insanların olmadığı küçük alanlar boyanır. Şehrin bütünü bozacak şekilde boyama yapılmaz. Bu şekilde sadece bir beton yığınını boyamış oluyorsunuz şehri beton yığınından kurtarmış olmuyor, sadece şekilsel değişikliğe neden oluyorsunuz.”