İşte Devlet Bahçeli’nin ‘Tanırım’ diyerek savunduğu Mümtazer Türköne

Devlet Bahçeli'nin 'tanırım' diyerek salınması için sinyal verdiği Mümtazer Türköne'nin sicilini sizin için derledik.

İşte Devlet Bahçeli’nin ‘Tanırım’ diyerek savunduğu Mümtazer Türköne

VERYANSIN TV

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, FETÖ sanığı Mümtazer Türköne ile ilgili açıklama yaparak, “Mümtaz’er Türköne’yi tanırım. Mümtaz’er Türköne’nin davası tekraren ve titizlikle değerlendirilmelidir” dedi.

Türköne’yi “şehit kardeşi” ilan eden Bahçeli, üstü kapalı olarak daha önce Alaaddin Çakıcı’ya istediği özgürlüğü bu sefer Türköne için istedi.

Yıllarca FETÖ’cülerin yayın organlarında yazılar yazan Mümtazer Türköne, skandal çıkışlarıyla biliniyor.

‘ÖCALAN’I PAŞA YAPALIM’

Türköne, 2009 yılında Zaman gazetesinde yayımlanan yazısında Osmanlı’nın isyan bastırmak için affettiği elebaşılarını “başıbozuk paşası” olarak sürüp, maaş bağladığını savundu. Abdullah Öcalan için de benzer bir fomül uygulanmasını öneren Türköne,  “Osmanlı gibi büyük düşünülmesini öneriyorum. Yani Apo’ya paşa rütbesi verilebilir. Osmanlı mantığıyla yaklaşırsanız, Bodrum Türkbükü’ne gönderilmesini öneriyorum” demişti.

PKK açılımının savunucularından olan Türköne, örgüt militanlarına af çıkarılmasını isteyerek “Af olmadan bu iş çözülmez. Psikolojik eşiğin açılması için bu affın gerçekleşmesi lazım.” demişti.

‘KÜRT GİBİ DÜŞÜNÜYORUM’

AKP döneminde Polis Akademisi’nde organize edilen “Kürt Çalıştayı”nın fikir babasının Türköne olduğu basına yansımıştı.

Türköne, Barzani’nin federe başkenti Erbil’de 2009 yılının başında PKK’lı yöneticiler ve peşmergelerle birlikte “Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak- Kürt Sorunu” başlıklı konferansın öncülüğünü yapmış, oradaki ilk açılış konuşmasında da şunları söylemişti:
“Hepimiz Kürd’üz. Türkiye’de yaşayan 72 milyon insan gibi ben de biraz kürdüm. Bir kürt gibi düşünüyor, yaşıyor ve geleceğe bakıyorum. Ortada büyük bir Kürdistan haritası var. İsteyen rüya görsün, isteyen kabus. Artık, bu gerçeklerle yüzleşmemiz lazım.”

‘DİYARBAKIR, AMED OLABİLİR’

Mümtazer Türköene, 2007 yılında Habertürk gazetesindeki bir söyleşisinde şunları söylemişti:

“Anadilde dilekçe verme, ana dilde ifade verme hakkı, bölge halkının referandum yapıp bir kentin adını değiştirmesi gibi. Bunların yapılmasında bir sakınca yok. Diyarbakır’ın adı Amed (PKK jargonunda Diyarbakır’a verilen ad) olabilir. Eğer Kürtlere onurlarıyla, kendilerini eşit hissedecekleri bir siyasal atmosfer sunarsanız, onlar da kendilerini bu ülkenin tamamına ait hisseder.” (24.12.2007 Habertürk)

TÜRK ORDUSU LAĞVEDİLSİN DEDİ

FETÖ’nün Türk ordusuna yönelik kumpasları sırasında çıkardığı “Sözde askerler” isimli kitabında TSK’nın karargâh yapılanmasının lağvedilmesini savunan Türköne, Nizam-ı Cedid ordusuna ihtiyacımız olduğunu savunmuştu.

Yıllarca ordu düşmanlığı yapan Türköne, FETÖ’cülerin orduda kritik yerlere gelmesinin ardından orduyu savunan yazılar kaleme almıştı.

‘SUSURLUK’U SAVUNAN EKİBİN BEYİN TAKIMINDA

Susurluk skandalı patladığı yıllarda dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in danışmanlığını yapan Türköne, Çiller’İn Susurluk skandalına karışan bazı şahsiyetlere sahip çıkmak için söylediği ünlü “Devlet için kurşun atan da şereflidir, kurşun yiyen de..” sözünü o dönem eleştirmemiş yıllar sonra Susurluk ile “Ergenekon”un bağlantılı olduğunu savunmuştu. Çiller’in sözlerinin arkasında Türköne’nin olduğu da iddia edilmişti.

O dönem Çiller’in konuşma metinlerini hazırlayan ve izleyeceği siyasi stratejiye yön veren danışmanların en önde geleni Mümtazer Türköne’ydi.

O dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener’in TSK’yı hedef aldığı Genelkurmay’ı darbe hazırlığı ile suçlayan konuşmasını da Türköne hazırladığı ortaya çıkmıştı.

ERGENEKON KUMPASININ SAVUNUCUSU

Tayyip Erdoğan’ın konvoyuna yönelik Kastamonu’da saldırı planının da “Ergenekon” tarafından gerçekleştiğini savunan Türköne, terör örgütü PKK’nın resmen üstlendiği girişimi FETÖ’nün uydurduğu hayali örgüte yıkmaya çalışarak kanlı terör örgütünü aklamaya çalışmıştı.

Türköne, Zaman gazetesindeki yazısında “Ergenekon, seçime giden Türkiye’yi kaosa sürükleme planları yapmış, PKK’ya uygulatıyor. Silivri’de batan dikeni, taşeronuna Ilgaz Dağı’ndan başlayarak çıkartmaya çalışıyor.” demişti.

Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın “Bunlar taşeron. Bunlar ihale aldılar. Aldıkları ihalenin gereğini yerine getiriyorlar” sözlerinden sonra TRT’den Sabah’a kadar pekçok yayın organı FETÖ’cülerin “Ergenekon suikast yapacaktı” yalanını dillendirmişti.

‘DARBECİLER KAZIĞA OTURTULSUN’

Türköne bir dönem Ergenekon ve Balyoz kumpas davaları zamanında, sanıklarla ilgili çok sert ifadeler kullanmıştı.

Türköne,  “Bana sorarsanız ben onlar için ‘idam yerine’ eskiden olduğu gibi ‘yağlı kazıklara oturtularak’ cezalandırılması taraftarıyım. Bizler, darbecileri cezalandıralım ki bir daha başkası darbe yapmaya yeltenmesin” diye konuşmuştu.

İMRALI’NIN ÖNÜNÜ BALYOZ AÇTI’

Mümtaz’er Türköne, 2013’ün başlarında Zaman gazetesinde yazdığı bir yazıda PKK açılımının arkasında FETÖ kumpasları olduğunu itiraf edercesine, “İmralı’nın önünü Balyoz kararı açtı. Darbeciler Silivri’de olmasaydı İmralı’da müzakere yürütülebilir miydi?” diye yazmıştı.

19 MAYIS KUTLAMALARINA ‘FAŞİSTLİK’ DEDİ

2011 yılında stadyumlarda “Türkçe olimpiyatları” adı altında FETÖ’cülerin şovu yapılırken Mümtaz Türköne milli bayramları hedef alıyordu.

19 Mayıs kutlamalarını “faşistlikle” itham eden Türköne, şunları yazmıştı:

“Yobazlık tam olarak böyle bir şey olmalı. Bir şeyi hiç sorgulamadan, anlamı üzerinde hiç düşünmeden, bir çift ‘öküzün tarla sürerken yanında gördüğü izi takip etmesi gibi hûşû içinde tekrarlamak. 19 Mayıs kutlamaları 1932’nin faşist İtalya’sından alınma. Neden değiştirmek aklımızdan bile geçmiyor?”

ABDULLAH GÜL’ÜN HAS ADAMI

Türköne, 19 Mayıs’ı hedef aldığı yıl,dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından  Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine atanmıştı.

Mümtaz’er Türköne, Atatürk’e “Bu adam” deyip hakaret ettiği için 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Atilla Yayla’ya destek için açılan imza kampanyasına katılmıştı.

17-25 ARALIKTAN SONRA HÜKÜMETE İSTİFA ÇAĞRISI

Türköne’nin 27 Aralık 2013 tarihli yazısından:

“Başbakan’ın istifa etmesi lazım.” Peki eder mi?” şeklinde yazarak yazısına başlayan Türköne, “Elde, sağlam bir yolsuzluk dosyası ve bunun altında ezilen bir Hükümet var. Mukayese etmek için söyleyelim: Gezi eylemlerinin yol açtığı yerel ve uluslararası depremin şiddeti “1” birim ise, bu sefer yaklaşık “100” birim. Başbakan çok sevilen bir lider; aynı zamanda çok düşmanı olan bir politikacı. Büyük bir kavga, sevenlerini ve sevmeyenlerini karşı karşıya getirecek. Ne Hükümet ne de Türkiye bu yükü taşıyamaz. Kaos dediğimiz şey asıl işte o zaman başlar.”

Türköne, yolsuzluk soruşturması nedeniyle FETÖ’cüleri eleştiren Erdoğan’a da Zaman’daki köşesinden yanıt verip “Terazi tartacak ve adaletin keskin kılıcı inecek ve bazı başlar yere düşecek.” demişti.

Türköne, “Dosyalar “sağlam” olmasa, bu kadar “sağlam irade” ortaya çıkmaz.

Haşhaşin hakaretini kimse üzerine alınmamalı. Bin yıl öncesinin terör örgütü bile tam kadrosu ile bugün avdet etse, Başbakan’ın emrine girse bu yolsuzluk soruşturmasının üstünü örtemez.” satırlarını yazmıştı.

15 TEMMUZ’DAN SONRA ÇARK ETTİ

Türköne, 15 Temmuz kalkışması sonrası FETÖ’nün Zaman gazetesi çalışanlarına yönelik soruşturma çerçevesinde  gözaltına alınmıştı.

Son ana kadar FETÖ’den kopmayan Türköne, gözaltına alındıktan sonra çark etmişti. Türköne, sorgusunda Fethullah Gülen ile iki kez görüştüğünü belirterek, “O camiayla olduğum için pişmanım. Darbecilerin idam edilmesinin caydırıcılık manasında önemli olduğunu düşünüyorum” demişti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ”silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan Mümtazer Türköne’nin 10 yıl altı ay hapis cezasına çarptırılmasına karar vermişti.