Kapımızdaki tehlike… İdlib’i ‘Küçük Afganistan’ yapmak istiyorlar!

Amerikalılara çalışan Suriyeli firari Albay Soud, kendilerine İdlib'de sabotaj görevi verildiğini açıkladı. Gelişmeyi değerlendiren emekli general Naim Babüroğlu, 'ABD'nin amacı, İdlib'i küçük bir Afganistan'a dönüştürmek' dedi.

Kapımızdaki tehlike… İdlib’i ‘Küçük Afganistan’ yapmak istiyorlar!

Suriyeli firari Suriyeli Albay Sultan Aid Abdullah Soud’un Şubat ayında Şam’ın kontrol ettiği bölgeye geçmeye çalışırken Suriye Ordusu tarafından yakaladığı belirtildi.

Soud, sorgusunda Magavir el- Saura grubuna katıldığını ve ABD uzmanları tarafından yıkıcı faaliyetler eğitimi aldığını itiraf etti. Soud, ABD askerleri tarafından göreve gönderildiklerini ve kendisinin Suriye koşullarında çok iyi sayılabilecek 500 dolar gibi bir maaş aldığını söyledi.

Sputnik’in aktardığına göre, son zamanlarda El Tanf bölgesindeki militan sayısında bir azalma olduğunu belirten Soud, şunları söyledi:

“Amerikalı uzmanların eğitiminden sonra, başta petrol sahaları ve hükümet tarafından kontrol edilen altyapı tesislerinde sabotajlar yapmak, insanları korkutmak ve zarar vermek için doğuya, Fırat’a, gönderildiler. ABD tarafında tam olarak ne olduğunu bilmiyorum ancak, bize, eğer daha fazlasını elde etmek istiyorsak, 55 kilometrelik alanın dışında operasyonlar yapmamız gerektiğini söylediler. Militanların bir bölümü Haseke, diğerleri de İdlib’e gönderildi.”

‘ABD MİLİTANLARI EĞİTİP GÖNDERİYOR’

ABD askeri uzmanlarının aralarında yabancıların da bulunduğu milatanları eğittikten sonra son derece iyi donatıp, teröristlerin giydikleri kıyafetlerden verdiklerini belirten firari albay sözlerini şöyle sürdürdü:

“Silah konusunda sıkıntı yoktu. ABD’li askerlerden alıyorduk. Bu silahlar Suudi Arabistan ve Ürdün’den geliyordu. Silahların menşei farklıydı: Çin, NATO vs. En iyileri NATO silahlarıydı.”

TÜRKİYE’Yİ NEDEN İLGİLENDİRİYOR?

Soud’un açıklamaları, Moskova’da varılan ateşkes anlaşması açısından Türkiye’yi de ilgilendiriyor. Erdoğan ile Putin arasında varılan 3 maddelik anlaşma, kritik önemdeki M4 karayolunun kuzey ve güneyini kapsayacak şekilde 6’şar kilometrelik derinlikte bir güvenli koridor da öneriyor.

İdlib’deki terör gruplarına yönelik de ortak mücadele öngörülüyor. Bölgedeki en kontrolsüz grubu ise ABD’nin etkisi altında olduğu Heyeti Tahrir Şam (HTŞ) oluşturuyor. Uzmanlar son dönemde, HTŞ’nin Türkiye-Rusya ve Suriye arasında provokasyon yaratabileceği uyarısında bulunuyordu.

Veryansın Tv’ye yazan general Nejat Eslen, HTŞ’yi işaret ederek “İdlib’de bizi ABD armağanı ciddi bir baş ağrısı beklemektedir” demişti.

KÜÇÜK AFGANİSTAN

Bir uyarı da emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu’ndan geldi. ABD’nin İdlib’deki girişimlerine işaret eden Babüroğlu, “ABD’nin amacı, İdlib’i küçük bir Afganistan’a dönüştürmek. İdlib’teki terör gruplarını Rusya, İran ve Türkiye’ye karşı kullanarak bu ülkelerin birbiriyle ilişkilerini bozmak. Suriye yönetimi ordusunun Fırat doğusuna gelmesini önlemek. ‘Yüzyılın Projesi’ ne katkıda bulunmak” ifadelerini kullandı.

 

ABD’NİN HTŞ HESABI

ABD, İdlib’in önemli bir bölümünü kontrol eden Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) konusunda son dönemdeki ağız değişikliği oldukça dikkat çekici.

El-Kaide’nin devamı olduğu iddiasıyla şimdiye dek HTŞ’yi ‘terör örgütü’ olarak tanımlayan Washington, bu grubun bir süredir sadece Esad’la mücadeleye odaklandığını ve uluslararası bir tehdit oluşturmadığını deklare etti.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, geçen hafta yaptığı bir açıklamada, HTŞ’yi diğer gruplardan ayırarak şöyle demişti:

“İdlib’de ABD ve Birleşmiş Milletler tarafından terör örgütü olarak kabul edilen gruplar var. Daha önce bunlara yönelik operasyonlarımız da oldu, örneğin IŞİD lideri Bağdadi’yi yakaladığımız operasyon. Çok daha büyük gruplar da var, Nusra gibi, HTŞ gibi. Bunlar doğrudan El Kaide’nin uzantıları, terör örgütü olarak kabul ediliyorlar ancak öncelikli olarak Esad rejimiyle mücadeleye odaklanmış durumdalar. Henüz biz bu iddiaları kabul etmedik ama kendileri, terörist değil vatansever muhalif savaşçılar olduklarını iddia ediyorlar. Bir süredir uluslararası bir tehdit oluşturduklarını görmedik. Bununla beraber, Ruslara ya da Suriye ordusuna İdlib dışında bir yerde tehdit oluşturmuş da değiller.”

İşte ABD’nin “sadece Esad’la mücadele ediyorlar” dediği HTŞ, şimdi İdlib’de oluşturulması kararı alınan ve kontrolünü TSK’nın sağlayacağı “güvenli koridor“daki en büyük silahlı güç.

ABD’nin HTŞ içinde etki unsurlarının bulunduğu da bilinen bir gerçek.

Yine Jeffrey, “İdlib’de bizim de faaliyetlerimiz var” diyerek ABD’nin terör örgütleri içindeki varlığını açık etmişti.