Kılıçdaroğlu’ndan Demirtaş tiyatrosuna yorum

CHP Genel Balkanı Kemal Kılıçdaroğlu, liberal yazarlarla buluştu. Kılıçdaroğlu, kurdukları ittifakın büyüyeceğini söyledi ve kendi partisine 'muhafazakar' benzetmesi yaptı. Selahattin Demirtaş'ın tiyatrosuna giden CHP'liler için 'çok güzel fotoğraftı' yorumunu yaptı.

Kılıçdaroğlu’ndan Demirtaş tiyatrosuna yorum
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da T24 internet sitesinin yazarları ve yöneticileriyle buluştu. Buluşmaya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Genel Başkan Yardımcıları Tuncay Özkan ve Faik Öztrak, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Genel Başkan Danışmanı Okan Konuralp, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ve CHP Sarıyer İlçe Başkanı Sevim Yalınkılıç da katıldı.

Kılıçdaroğlu; Doğan Akın, Hasan Cemal, Murat Belge, Yalçın Doğan, Aydın Engin, Fikret Bila, Şirin Payzın, Tayfun Atay, Soli Özel ve Murat Sabuncu ile yemekte buluştu soruları yanıtladı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

‘MUHAFAZAKAR DÜNYA İLE TOPLANTILAR YAPIYORUZ’

“Yarın seçim olsa her yönüyle girecek şekilde sandığa hazırız. Çalışmalarımız her boyutta detaylı olarak sürüyor. Muhafazakâr dünya ile 30-35 kişilik gruplar halinde sürekli toplantılar yapıyoruz. Bu toplantılar 3-3,5 saat kadar sürüyor. 30-35 kişi ile sınırlı tutmamızın sebebi katılımcıların bize kafalarındaki soruları sormaları, bizim cevap vermemiz. Tabii biz de onlara soruyoruz: Niye bize oy vermiyorsunuz?”

“Bu toplantılara ilgili milletvekillerimiz gittiğimiz bölgenin bakkalı, esnafı yörenin kanaat önderleri katılıyor ve herkes çok memnun ayrılıyor. Bu çalışmaların bir mitingden çok daha etkili ve yararlı olduğunu düşünüyorum. Diyoruz ki ‘Bizi muhafazakâr dünyanın kanaat önderleriyle buluşturun. CHP’yi rahatlıkla eleştirecekleri, niye oy vermediklerini anlatacakları toplantılar olsun.’

‘VAİZLERLE TOPLANTI YAPTIK’

“Mesela bu toplantılardan birini Aksaray’da yaptık. Evlere Kuran okumaya giden vaizelerle de toplantı yaptık. Ayrıca mesela CHP’ye sıfır oy çıkan köylerin muhtarlarıyla buluştuk, Aksaray’da 290 küsur muhtar geldi toplantımıza.”

“Bu toplantılardan önce 4-5 kişilik bir milletvekili grubunu toplantı yapacağımız yöreye gönderiyoruz. O milletvekili arkadaşlarımız bölgenin kanaat önderleri, esnafları, gençleriyle sohbetler yapıyorlar. Aradan bir süre geçtikten sonra o milletvekillerimiz yine aynı bölgeye gidip bu sohbetleri sürdürüyorlar. Sonra diyorlar ki ‘Genel Başkanımızı da çağıralım, bu düşüncelerinizi ona da anlatın.’ Sonra biz de gidiyoruz, bakıyorlar ki bu CHP’liler konuşulabilir insanlar.”

“Saadet Partisi ve İyi Parti ile yaptığımız ittifaklar da CHP’ye karşı önyargıların önemli ölçüde kırılmasını sağladı. Muhafazakâr kesimlerle yaptığımız toplantılarda bazen kendilerine takılıyorum, ‘Siz kendinize muhafazakâr diyorsunuz ama muhafazakâr değilsiniz. Asıl muhafazakâr biziz, yıllar yılı değişmemek için direndik.’ (Gülüyor)

TİYATRO FOTOĞRAFI ÇOK HOŞUNA GİTMİŞ

“İki fotoğraf oldu. İlk fotoğrafta teklif bizden gitti. Selvi Hanım’ın (Kılıçdaroğlu) daveti üzerine Başak Demirtaş ile kahve buluşması planlandı. Tesadüfen de Başak Hanım’ın doğum gününe rastladı. İkinci fotoğraf Selahattin Bey’in Devran kitabının sahneye konulması sırasında oldu. Başak Hanım ‘Selahattin Bey’in kitabı sahneye konacak, eşiniz katılmayı düşünür mü’ diye aradı. Biz de ‘niye olmasın’ dedik. Eşim de tesadüfen İstanbul’daydı, gitti ve kitabın sahneye konmasını Başak (Demirtaş), Canan (Kaftancıoğlu), Dilek (İmamoğlu) hanımlarla birlikte izledi. Bu fotoğrafa saldırılar oldu. Tabii şaşırmıyoruz bunlara, ama bu saldırıların hiçbir etkisi olmadı. İki fotoğraf da çok güzeldi. Kadınların birliğini, gücünü gösteren çok güzel fotoğraflardı.”

“Erdoğan özellikle muhalif Kürtleri AK Parti’ye çekmeye çaba harcıyor. Ama işte bu fotoğraflar Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde Kürt seçmenleri yanına çekme çabalarını aksatıyor. Dolayısıyla o güzel fotoğraflara saldırı çabaları, sonuç vermese de, bizi şaşırtmıyor.”

“Biz o bölgelerde de çok sayıda Kürt kanaat önderiyle de görüştük. Bu görüşmeleri seçimlerden önce de yaptık, şimdi de sürdürüyoruz. Elbette Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da muhafazakâr Kürt seçmenlerin oyunu ne kadar alabiliriz bilmiyorum, ama tabii ki görüşmelerimizi, onları dinlemeyi sürdürüyoruz. Yanı sıra Orta Anadolu’ya özellikle ağırlık vermemiz gerektiğini görüyoruz, o bölgede de yoğun çabalarımız, buluşmalarımız, toplantılarımız sürüyor.”

“Bütçe konuşmamda da söyledim; Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunu da, seçilmiş belediyelere kayyım atamalarını da eleştirdim.”

“Sayın Bahçeli’nin yaklaşımının, ekonomik göstergelerin kötüye gitmesiyle sıkıntıya düşen kesimlerin oylarının AKP’den MHP’ye yönelmesi şeklinde olduğunu düşünüyorum.”

“Erdoğan ne yaparsa yapsın; sakin, dikkatli, özenli bir dil kullanacağız ve biz kazanacağız. AKP içinde de gidişattan rahatsız olan ciddi bir kesim var ve bunu bizim arkadaşlarımızla da zaman zaman paylaşıyorlar.” Canan Kaftancıoğlu: Ben o fotoğrafı dört kadın üzerinden okumuyorum. O fotoğrafın öncesinde “bir araya gelelim” kurgusu yoktu. Başak Hanım davet etmiş, ben de gittim, katılanları orada öğrendim. O fotoğraf, yaklaşık 20 yılda bağımsız lider eşi figürünün topluma unutturulmasına karşı da bir önemli bir anlam ifade ediyor.

DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASINI REFERANDUMA GÖTÜRMEK İSTEMİŞLER

“Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının anayasaya aykırı olduğunu biliyorduk. Ama Erdoğan’ın bu aykırılığı dinlemeyeceğini de biliyorduk, onun için biz de ‘Halka gidelim, halka anlatalım’ dedik. Ancak yüzde 51 ile o oylamayı aldılar. Eğer son yerel seçimlerde gösterdiğimiz başarıyı gösterseydik o oylamayı kazanamazlardı. Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda vatandaşların reddetmesi bize göre çok daha önemliydi, bu anlayışla hareket ettik.”

“Kuzey Suriye’ye asker gönderilmesine ilişkin tezkereye ‘evet’ diyeceğimizi İyi Parti, Saadet Partisi ve HDP’ye söyledik.”

LAİKLİK UMURSANMIYORMUŞ

“Laiklik elbette cumhuriyetimizin, CHP’nin temel değerlerinden birisi. Laikliğin söylemimizde öne çıkmadığı yolunda bazı değerlendirmeler oluyor. Biz ise bize oy vermeyenlerin neler düşündüğünü öğrenmeye çalışıyoruz. Sadece bize oy versinler diye değil, bizi de, CHP’yi de dinlesinler istiyoruz. Bir araştırma şirketi hipnoz yönteminden de yararlanarak ‘odak grup çalışması’ yapmış. Bize dediler ki ‘Seçmene demokrasi, özgürlük dediğinizde andan itibaren insanlar sizi dinlemeye kapanıyor.’  Peki, biz ne dersek hangi söylemle gidersek CHP’ye uzak kesimler bizi dinlemeye başlar? Diyorlar ki, ‘Cümleye laiklik ile başladığınızda dinleme tak diye kesiliyor.’

“Şunu söylemek; istiyorum, laiklik elbette temel değerimiz, sekülerizm elbette temel değerimiz. Bunlar toplumun bütün kesimleri için, demokrasimiz için tartışılmaz değerlerimiz. Bu mutabakatın yanı sıra bizim de tabanımızı, oylarımızı büyütmemiz lazım. Bunu nasıl yapacağız; bize oy vermeyen insanların sorunlarını, doğru-yanlış önyargılarını dinleyecek ve onların dilinden cevaplar üretecek bir dile, söyleme de ihtiyaç var. Bugün Türkiye’nin demokrasi sorunu karşısında Millet İttifakı’nı büyütmek de bizim görevimiz.”

VeryansınTv.com