Koronavirüslü ile yaşamanın 10 kuralı

Sağlık Bakanlığı’nın verileri tırmanışa geçti. Dün koronavirüs vaka sayısı 28 bin 351 olarak açıklandı. Yani artık neredeyse her evde KOVID-19 pozitif biri var. Bulaşmayı azaltmak için hasta ve yakınlarının kurallara tam uyum göstermesi şart. Peki o kurallar ne?

Koronavirüslü ile yaşamanın 10 kuralı

Vaka sayılarının oldukça arttığı son dönemde neredeyse her evde bir koronavirüs vakası var. Koronavirüslü hasta ile aynı evde yaşayanların da dikkat etmesi gereken kurallar hastalıkla mücadelede oldukça önem taşıyor.

Hürriyet'ten Fulya Soybaş bugünkü yazısında bir KOVID-19’lu ile aynı evde yaşamanın kurallarını şöyle aktardı:

Virüs en sık aynı ev içinde yaşayanlar arasında bulaştığından, tedavinin evde sürdüğü durumlar da kritik! Bulaşı azaltmak için hasta ve yakınlarının kurallara tam uyum göstermesi şart. Peki o kurallar ne? Hastaya kim, nasıl bakacak? Aynı kaptan yiyip içebilecek miyiz?  Bir KOVID-19’lu ile aynı evde yaşamanın kurallarını araştırdım.

SIKI SIKIYA UYULMALI

Acıbadem Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke KOVID-19 PCR testi ile tanı konulanların neredeyse yüzde 80’e yakınının tedavilerinin evde yürütülebilecek düzeyde olduğunu belirterek “COVID-19’un en önemli bulaşma ortamının ev ortamları olduğu da unutulmamalı. Evdeki izolasyon sürecinde belirlenen kurallara sıkı sıkıya uyulması, aynı evde yaşayan bireylere bulaşma riskini en aza indiriyor” diyor. Nedir o kurallar? Şöyle cevaplıyor:

BANYO HER KULLANIMDAN SONRA TEMİZLENMELİ

Soru: Banyo-tuvalet ihtiyacı nasıl olacak? Evimizde tek banyo, tuvalet var. Biz ne yapacağız?

Cevap: Tuvalet ve yıkanma ihtiyacı için mümkün ise hasta kişiye ayrı bir banyo/tuvalet sağlanmalı. Değilse hastanızın her kullanımından sonra yer, yüzey, tuvalet, lavabo, çeşme muslukları, duş alanı, kapı kolları alkol bazlı dezenfektan ya da 1/10 seyreltilmiş çamaşır suyu ile temizlenmeli.

Soru: Bu durum evin başka köşeleri için de geçerli, öyle değil mi?

Cevap: Bir COVID-19 hastası ile aynı ev ortamını paylaşan herkes el hijyenine ve temizliğe özen göstermeli. Yemek öncesi, yemek sonrası, tuvalet ya da hastanın eşyaları ile temas sonrası, yani gerektiği her durumda eller sabun ve su ile 20 saniye boyunca yıkanacak. Kapı kolları, elektrik düğmeleri gibi el temasının olduğu tüm yüzeyler temas sonrası dezenfektan ve deterjanlı su ile silinmelidir. Havlular bulaş riskinin yüksek olduğu eşyalardır. Evdeki herkesin havlusu ayrı olmalı, ortak kullanılmamalı ya da kâğıt havlu kullanılması sağlanmalıdır.

EŞYALAR AYRILMALI

Soru: Peki ortak kullandığımız eşyalar? Bardak, çatal-kaşık, onları ne yapacağız? Karton ya da plastik mi kullanılmalı?

Cevap: Tek kullanımlık malzemeler kullanılması yerinde olur. Ancak imkân yoksa hastanızın bardak, tabak, çatal, bıçak, kaşık vb gibi kullandığı eşyaları, kullandığı kıyafet ve çamaşırları da ayırmalısınız. Çamaşırları ayrı olarak, makinede 60-90 derecede, yemek için kullanılan eşyaları da kullanım sonrası bulaşık makinesinde yüksek ısı ve uzun programda 70 derecede ya da elde sıcak suyla yıkamalısınız.

Soru: Her gün nevresim ya da kıyafet değiştirmeye gerek var mı?

Cevap: Özellikle yastık yüzleri her gün, nevresimler de üç günde bir değiştirilmeli ve makinede en az 60 derecede yıkanmalı. Kıyafetler içinde bu kural geçerli.

EV DÜZENLİ OLARAK HAVALANDIRILMALI

Soru: Hava iyice soğumaya başladı. Oda ve ev ne sıklıkla havalandırılmalı? Temiz hava alacak diye hastayı daha çok hasta etmeyelim.

Cevap: Hastanın bulunduğu oda ve evin mümkün olan tüm alanlarını günde en az 3-4 kere, belirli süre ile havalandırmak şart. Unutmayın ki ufak partiküller, havada daha uzun süre asılı kalır, daha uzağa taşınabilir ve başkası tarafından solunabilir.

AYRI ODADA YAŞAMAK ŞART

Soru: Evimizde yaşayanlardan biri pozitif çıktı. Evden gitmek gibi bir lüksümüz de yok. Aynı evin içinde köşe kapmaca mı oynayacağız? Yan yana ya da aynı odada uyumak mümkün mü?
Cevap: Hayır. Ne yan yana ne de aynı oda içinde olmaz. Testi pozitif çıkan kişi en az 15 gün boyunca, ayrı bir odada yaşamını sürdürmeli. Hastanın odasının kapısı her zaman kapalı olmalı. Yemeğini dahi odasında yemeli. Hasta zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalı ya da sizler odaya girmemelisiniz.

Soru: İyi de yemeğini nasıl vereceğiz ya da odada bir eşyamızı unuttuk diyelim?
Cevap: Odaya girecek kişi de hasta da muhakkak maske takmalı. Maske hem ağzı hem de burnu sıkı sıkıya kapatmalı. Sosyal mesafeye dikkat edilmeli. Sarılarak, dokunarak teselli etmek yok! Hastanızın odasından çıkmak zorunda olduğu hallerde de maske zorunlu.

GEÇMİŞ OLSUN ZİYARETLERİ YASAK

Soru: Hastamız olduğunu duyup gelen konu, komşu, akrabayı ne yapacağız?
Cevap: Eve ‘geçmiş olsun’ ziyaretine kimse kabul edilmemeli. Çünkü ev ziyaretleri bulaş riskinin en yüksek olduğu ortamlardan biri. Düğün, cenaze ya da taziyede binlerce kişinin bu hastalığı kaptığını biliyoruz. Virüsü elinizle evinize davet etmeyin, üzülürsünüz! Ayrıca tüm bu uygulamalar hastanızın COVID-19 testi negatifleştikten sonra da bir süre daha devam etmeli. Virüsün bazen daha uzun süre ile vücuttan atılımının devam edebileceği akıldan çıkartılmamalı.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

Günlük olarak sabah-akşam ateş ölçümleri yapılmalı.

Öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, iştahsızlık şikâyetleri takip edilmeli. Örneğin, “Öksürük bugün daha fazla, ateş düşürücü ile ateş düşüyor/düşmüyor, göğüs ağrısı başladı” gibi izlemler yapılmalı.

Tedaviye rağmen düşmeyen 38.5 ve üzeri ateş, nefes darlığı, aşırı öksürük, zorlu solunum, uykuya meyli olan hastaların ‘hastaneye yatış’ açısından tekrar değerlendirilmesi gerekebilir.

Hastanın doktor tarafından önerilen ilaçlarını düzenli kullanması sağlanmalı.

Günde en az 2-2.5 litre su içmeli, protein-C vitamini bakımından zengin gıdalarla beslenmeli.

Omega 3 desteği de önemli. Hasta haftada 2-3 kere balık ve her gün 2-3 tam ceviz yemeli.

Çok tuzlu ve hazır gıda tüketiminden kaçınılmalı.

Doktorunuz önerdiği takdirde C ve D vitamini ile multivitamin takviyesi alınabilir.