Kovidpiyat

Dr. Ceyhun Balcı yazdı...

Kovidpiyat

Bu yıla ertelenen 2020 Tokyo Olimpiyatları için geri sayım sürüyor. Küresel salgın hız kesmeden sürerken olimpiyatların bu koşullarda yapılması elbette tartışma konusu oluyor.

Japonya’da yapılan kamuoyu yoklamalarında halk büyük çoğunlukla ertelenmeli düşüncesindeymiş. Buna karşılık, Japonya hükümeti olimpiyatları bir kez daha ertelememe kararlılığı sergiliyor.

Tarihten ilginç bir not : savaş nedeniyle yapılamayan 1940 olimpiyatlarının ev sahibi de Tokyo kentiymiş. Bir öncekinin Berlin’de Nazilerce düzenlendiği anımsandığında ardışık MİHVER DEVLETLERİ gösterisinin planlanmış olduğu söylenebilir. 1940’ı değil düzenlemek, aklına getiremeyen Tokyo’nun olimpiyat özlemini gidermesi için 1964’ü beklemesi gerekmiş. Yaklaşık 60 yıl sonra olimpiyat ertelemesi bir kez daha Tokyo’nun yazgısı oldu demek yanlış olmaz.

Olimpiyat özünde küresel bir spor etkinliğidir. Ancak, görünüşe yansıyan bu durumun içyüzü oldukça farklıdır. Japon halkının eğilimine yansıyan ERTELEME’nin ülke yönetimine ve IOC’ye (Uluslar arası Olimpiyat Komitesi) yansımamasının köklü nedenleri olduğu açıktır. Tek sorun bu nedenlerin açıkça ve yüksek sesle dile getirilmemesidir.

Ayrıca, olimpiyatlar ilk kez ertelenmemiştir.

İki dünya savaşı sırasında 1916, 1940 ve 1944 olimpiyatları yapılamamıştır. Günümüzde o yıllardaki savaş koşullarından söz edilemese de küresel salgının yarattığı korku ve ürkü azımsanmamalıdır. Günümüzün ulaşım ve erişim olanakları göz önüne alındığında olimpiyat gibi bir düzenlemenin tüm sınırlama ve kısıtlamalara karşın on binlerce insanın hareketine yol açacağı unutulmamalıdır.

Japonya Covid 19 istatistiklerinde etkileyici bir başarıma sahiptir. Milyon kişide ölüm sayısı olarak 82, Çin’in milyon kişide 4 ölümüne göre yüksek olsa da; 1500-2000 aralığındaki Brezilya, ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’ya göre uzak ara düşüktür.1 Az önceki değinimizi anımsarsak eğer on binlerce insanın farklı yerlerden Japonya’ya akacak oluşu kaygı kaynağı olmayı hak etmektedir.

Japonya’yla ilgili bir diğer olumsuzluk kaynağı nüfusun % 2’sinin ancak aşılanabilmiş olmasıdır. Japonya’nın, oyunların başlayacağı 23 Temmuz’dan önce hiç olmazsa 65 yaş üstü aşılamasını tamamlaması önemli gereklilik olarak görülmektedir.

Modern olimpiyatlar tarihinde daha önce 3 olimpiyatın yapılamadığından söz etmiştik. Geçen yıldan bu yıla erteleme ise bir ilktir.

Denebilir ki, ne var bunda? Bir yıl daha ertelenebilir. Ya da tümüyle yapılmasından vazgeçilebilir.

Bu düşünceyi bir de IOC’yle (Uluslararası olimpiyat komitesi), büyük destekçilerle ve yayın haklarını elinde bulunduran iletişim kuruluşlarıyla paylaşın bakalım!

Şu sıralarda sporcuların 4 yıl boyunca bu önemli düzenleme için hazırlandıkları ve erteleme/iptal ile onların heveslerinin kırılacağı, hayallerinin yerle bir olacağı gibi sözler de işiteceğinizden adım gibi eminim. İşin bu yanı duygularla oynanmasıdır.

Oysa, altta yatan köklü neden son derece farklıdır.

Her şey gibi olimpiyat da göründüğü gibi değildir. Göze görünen bölümü olduğu gibi çıplak gözle görül(e)meyen yanı da vardır. Sporun ve dostluğun simgesi olimpiyatlar geçtiğimiz yıllarda dünyayı da etkileyen koşullarda giderek ticaretin etki alanına girmiştir. Çok da üzerinde durulmayan bu olumsuzluk günümüz koşullarında olimpiyatı KOVİDPİYAT’a çevirmeyi göze alacak denli güçlenmiştir.

Sporcunun, izleyicinin ve hatta halkın sağlığı görmezden geliniverir bunca ticarileşmenin söz konusu olduğu ortamda.

Küresel salgından en azından şimdilik ders çıkarttığı söylenemeyecek olan insanlık olimpiyatların yeniden spor ve dostluk sınırları içine çekilmesi doğrultusunda harekete geçer mi?

DSÖ’nün aşı patentlerinin paylaşılması çağrısına kulak tıkayan neoliberal kazanç kararlılığının, çok umutlu olamasak da bu konudaki yaklaşımı da ilgiyle beklenecektir.