Paskalya Adası’ndaki F-35 görüşmeleri ve mutlu S-400’ler

featured

E. Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş yazdı…

Türkiye ile ABD/NATO arasında yaşanan sorunlar göz önüne alındığında F-35A uçakları lojistik sistemi işletimi açısından mili lojistik sistemimizi hemen hemen devre dışı bırakacağı için özellikle dikkate alınması gereken önemli bir problem olarak karşımızda durmaktadır.

ABD, F-35 projesini kendisi için “hayati önemi haizdir” olarak tanımlamaktadır. ABD, F-35 projesi ile hem uçağa sahip ülkeleri neredeyse tam kontrol edecek, hem de açıkça sömürecektir. Örneğin, Türk Hava Kuvvetleri halihazır durumda genel olarak ABD’ye %90-95 bağımlı olup, bu oran F-35’ler için %100 olacaktır. Bu tespit şaka veya korkutma amaçlı değil gerçeğin kendisidir.

Onlarca kez tüm sorunlarını yazıp anlattığımız gibi özetle F-35’ler uçan bir bilgisayardır. Bu demektir ki uçuşa başlarken başlangıçta sisteme girebilmek için PIN koduna ihtiyacınız olacaktır. Her uçuştan önce uçağın sistemlerine bilgisayarına girebilmek için “Kullanıcı Adı-Username” ve “Şifre-Password/PIN” zorunlu olup tüm bilgileriniz ABD’ndeki bulutta “Cloud/Bigdata” toplanacaktır. Yani ABD isterse uçarsınız, istemezse uçamazsınız. Ayrıca, uçakların şifre kullanımı sorununa ilişkin bilgiler kullanıcı ülkelerden İngiltere ve Güney Kore tarafından açık kaynaklara yansıtılmıştır.

F-35A uçaklarının kullanılması Türkiye’nin hemen hemen kontrolünün dışına çıkacaktır. F-35’lerin sakıncalarının başında; Otonom Lojistik Bilgi Sistemi (Autonomic Logistics Information System-ALIS) ve Performansa Dayalı Lojistik (Performance Based Logistics-PBL) gelmektedir.

Mevcut durumda bilinen F-35 işletim masrafları önümüzdeki yıllarda en az dört misli artacaktır. ALIS, Türk Hava Kuvvetleri’nin harekât ve eğitim, bakım ve ikmal zincirinin tamamını kontrol edecek, birliklerimizin tüm bilgileri Türkiye’nin yanı sıra şirket ana bilgisayarı ABD’de yani bulut “Cloud/Bigdata” teknoloji tabanlı sistem içerisinde depolanacaktır.

ABD şirketinden hizmet alımı yapmanız nedeniyle tüm kontrolü ABD’ye bırakarak F-35A uçakları üzerindeki milli kontrolünüzü kaybetmiş olacaksınız. ALIS ve PBL sistemi ekonomik olarak uygun gözükebilir, zaten F-35A ortaklık anlaşması bunu gerektirmektedir başka alternatifi de yoktur. Yani kendi uçağınızın faaliyetlerini kısıtlı da olsa milli lojistik konseptinize uygun olarak yönetemezsiniz.

F-35 projesinde Türkiye’ye verilen iş payı, 25 Ocak 2007’de Türkiye-ABD arasında imzalanan F-35 Mutabakat Metninin 2008 yılında TBMM tarafından onaylanmasında gündeme getirildiği gibi 20 yıl içerisinde yaklaşık 5,5 milyar dolardır. Yani söylenildiği gibi 10-15 milyar dolar değildir. Eğer başlangıçta dile getirilen örneğin 100 F-35A sayısının altında alım yaparsanız iş payı da orantılı bir şekilde düşecektir. İş payı alan Türk şirketleri F-35 projesi olmasa bile zaten savunma sanayii üretimlerine başka projelerde devam ediyor edeceklerdir.

Hiç gündeme getirilmeyen aslında başka bir tehlike ise uçakların ömür devri boyunca yani Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde bulunduğu yaklaşık 40-50 yıl içerisinde satın alınan her bir uçak için satın alınan rakamın 3-4 katının toplamda milyarlarca doların ABD’ye ödeneceği konusudur. Örneğin; yaklaşık 100 milyon dolar olarak satın alınan sadece bir adet F-35A uçağının 40-50 yıl içerisindeki ömür devri boyunca Türkiye’ye maliyeti 300-400 milyon dolar olacaktır. Artık böyle bir projenin; Türkiye’ye toplam maliyetinin ne olacağını, uçakların hangi Milli Savunma Bakanlığı bütçesiyle nasıl uçurulacağını, hangi politik ve teknik tahditleri taşıyacağını F-35 alalım diye ortalıkta dolaşanlara sormak gerekiyor.

Yeri gelmişken Yunanistan’a F-35 almalarını tekrar şiddetle öneriyorum. Sözüm ona hayalet uçakları eğer uçurabilirlerse “mitolojik hayallerindeki” hedeflerini rahatlıkla vurabilirler. Yunanistan’da konu hakkında bilgi sahibi olan yorumcular iş yavaş yavaş satın alma konusuna gelmeye başlayınca F-35 için aynı sorunları dile getirmektedir.

F-35 tedariği ile ilgili öne sürülen ve en çok dile getirilen diğer bir konu ise; “O zaman neden bu kadar sıkıntılı bir uçağı İngiltere, İtalya, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Kanada ve diğer ülkeler satın alıyor onlar bu konuları bilmiyorlar mı?” sorusudur. Cevap çok kısa, her ülkenin jeopolitik ve jeostratejik konumu farklı olup ünlü dizideki repliklere benzer “Mesele sadece uçak satın alma meselesi değildir Yeğen”.

Türkiye ABD’den 40 yeni F-16 Block 70 ile 79 F-16 Block 70 modernizasyon kiti satın alınmasına ilişkin görüşmeler devam ederken araya MSB tarafından F-35 görüşmelerinin yeniden başladığını gösteren toplantıların yapıldığına ilişkin basın açıklaması yapılmıştır. F-35 görüşmelerinde öncelikle projeye dönmek değil ABD tarafından Türkiye’den gasp edilen yaklaşık 2,1 milyar doların nasıl geri ödeneceğinin açıklığa kavuşturulmasıdır. F-35 projesine tekrar dönmek artık kısa vadede 5 yıl içerisinde zaten mümkün olmadığı gibi ekonomik de değildir.

Türkiye’nin S-400 bahanesiyle F-35 projesinden çıkartılması tekrarlıyorum tarihi bir şans olup Milli Muharip Uçağı üretmek için çok büyük fırsattır. Bu arada, F-35’lerin satın alınması gündemde tutulmaya devam edilirse üretim çalışmaları devam eden Türkiye’nin en önemli savunma projesi olan 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılında 18 Mart 2023’de hangardan çıkartılması planlanan ve üretimi hız kazanan Milli Muharip Uçak-MMU, daha önce isim olarak önerdiğimiz şekliyle Türk Savaş Uçağı-TF-23/Turkish Fighter Aircraft-TF-23 Türk Kartalı’nın üretiminin tarihimizdeki kötü örnekleri gibi bir şekilde içeriden ve dışarıdan çeşitli bahaneler ile sekteye uğratılması söz konusu olabilecektir. Bunlara fırsat verilmemesi vatandaşlık görevimizdir.

Unutmadan hani ABD’nin “Düşmanlarıyla veya Hasımlarıyla Yaptırımlarla Mücadele Etme Yasası-Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act” kısaca CAATSA olarak bilinen yasa çerçevesinde Türkiye’ye yaptırım uygulayıp F-35 projesinden çıkartılmamıza sebep olan Rusya’dan satın aldığımız S-400’lere ne oldu? Onlar yani S-400’ler; Mutlu, mesut, huzurlu, harbe hazır, ihtiyaç halinde kullanılacak şekilde yeni yuvalarında aileye katılacak ve onlara “Siper” olacak hava savunma sistemlerini arkadaşlarını bekliyorlar!

Son söz; Hava Kuvvetleri’nde görev yapan general, subay, astsubay, sivil memur, uzman çavuş, er ve erbaşı ile uçanı ve uçuranı; Vatansever, cesur, kahraman, fedakâr ve göklerin çelik kanatlı kartallarıdır. Uçan, uçuran ve onları destekleyen çelik kanatlara en derin saygılarımla”

Paskalya Adası’ndaki F-35 görüşmeleri ve mutlu S-400’ler

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

10 Yorum

  1. 2 hafta önce

    F16 uçaklarımıza ambargo koyan bir ülkeden çok pahalı F35leri almaya çabalayanlar Türkiyenin tartışmasız düşmanıdır.

    • 1 hafta önce

      Yapma ya, asıl F-35′ in hava kuvvetlerimize katacağı kabiliyeti göz ardı edip kendi siyasi düşüncelerince uçağı yerden yere vuranlar bu ülkenin düşmanıdır.

  2. Bunları devlette düşünmüş olacakki kendimizi f35 projesinden çıkartmak için elimizden geleni yaptık. Bunu abd de yuttu. Verilmiş sadakamız varmış

  3. 2 hafta önce

    Çok aydınlatıcı bir yazı olmuş.
    Sizden çok yararlanıyoruz değerli Beyazıt komutanım.
    Umarım yazılarınız okunuyordur da yaptığınız uyarılar yetkililer tarafından dikkate alınır.

  4. 2 hafta önce

    Kıymetli komutanım, görüş ve önerileriniz çok önemli bilgi ve tecrübe içermektedir. Çare, milli ve yerli sanayi ürünü olan uçak MMU olmalıdır.nasılsın

  5. 1 hafta önce

    Gerçekten Size Cook teşekkürler böyle güzel bilgileri Türk halkıyla paylaştığımız vede Bize bilgilendiriniz için İnşallah Devlet olarak yöneticilerimiz kim olursa hangi parti olursa Milli meselelerde birliğimizi vede hurriyetimizi tehlikeye atacak anlaşmalardan uzak kalmak ve ABD den özellikle kaçınmak mecburiyetindeyiz bu böyle biline Saygilarimla sağolun varolun takipteyiz bilesiniz

  6. 1 hafta önce

    Tek yol yerli ve milli.

  7. 1 hafta önce

    Çok sağ olun komutanım. Şahsen çok aydınlandım ve etkilendim.

  8. Böylesi önemli paylaşımların artması dileğiyle. Bu ülkenin hem muhalefeti hem de yönetenlerinin dikkate alacağı bir yazı olduğu kanaatindeyim. Ülkesini seven her vatandaş okumalı.Bizim gidecek başka bir vatanımız yok. Olmamalı da zaten.

    Cevapla
  9. 6 gün önce

    Bir konunun da altını çizmek isterim. F35’i F35 gibi kullanabilmek için uydu, uydu haberleşmesi, yer bilgisayarı, hava rölesi, otomasyonlu komuta kontrol sistemleri vb. gibi jstar’a benzer destek sistemleri gerekiyor. ABD bunlardan istediğini kullandırıp, istediğini kapatabilir. Bu destekler olmazsa F100 uçağından farkı kalmaz.

    Cevapla
Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!