Sabah yazarı Mehmet Barlas'tan Erdoğan'ı kızdıracak sözler

Sabah yazarı Mehmet Barlas bugünkü yazısında Erdoğan’ın 10 büyükelçinin 'istenmeyen kişi' ilan edilmesi talebini kaleme aldı. Barlas daha esnek tepkilerle gerginliğin azaltılması gerektiğini belirtti.

Sabah yazarı Mehmet Barlas'tan Erdoğan'ı kızdıracak sözler

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, cumartesi günü Eskişehir'de toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Kavala dediğin Soros'un Türkiye şubesi. 10 büyükelçi onun için Dışişleri Bakanlığı'na geliyor. Bu ne terbiyesizliktir ya? Siz burayı ne zannediyorsunuz? Burası Türkiye, Türkiye! Burada kalkıp da Dışişleri'ne gelip talimat verme gibi bir yola giremezsiniz. Gerekli talimatı ben de Dışişleri Bakanımıza verdim. 'Bu 10 tane büyükelçinin bir an önce istenmeyen adam ilan edilmelerini hemen halledeceksiniz' dedim. Zira, bunlar Türkiye'yi tanıyacaklar, anlayacaklar, bilecekler. Türkiye'yi bilmedikleri, anlamadıkları gün burayı terk edecekler" açıklamasında bulunmuştu.

Erdoğan'ın sözleri tartışılırken, Sabah yazarı Mehmet Barlas bugünkü yazısında  Erdoğan’ın 10 büyükelçinin "istenmeyen kişi" ilan edilmesi talebine karşı çıktı.

Barlas şu ifadeleri kullandı:

'DIŞ POLİTİKADA SERT POLEMİKLER İÇİNDEYİZ'

"Siyasi ortam, bireylerin sinirlerini germeye birebir.

İç politikada kavga etmeye zaten antrenmanlıyız.

Birinin ak dediğine diğerinin kara demesi Türkiye'de iç politikanın gereği zannediliyor.

Ancak aynı gerginlik Türkiye'nin dış politika çizgisine de yansıdı.

Sürekli dış ülkelerle sert polemikler içindeyiz.

Çin ile Amerika'nın Tayvan yüzünden savaş edebiyatına girmelerine hayretle bakarken, Türkiye'nin de çeşitli ülkelerle aynı gerginliği sürdürmesi şaşırtmıyor mu?

Örneğin, şu F-35 ile F-16 bilmecesi, sonunda Türkiye'nin zayıf karnı haline geldi.

Şimdi de Türkiye'ye F-16 verilmesine karşı olan ülkelerin listesi ortaya çıkıyor.

'DAHA ESNEK TEPKİLERLE GERGİNLİK AZALTILABİLİR'

Bir başka sorun da Türk iç politikasındaki hukuksal durumların Türk dış politikasındaki ilişkilere yansıması.

Örneğin, şu anda Türkiye'deki yargı sistemini eleştiren 10 ülkeyle neredeyse diplomatik ilişkileri kesmek üzereyiz.

Oysa bu gibi durumlarda daha esnek tepkilerle gerginlikler azaltılabilir.

Bilmemiz gereken, şu anda iç kamuoyunu bu tür gerginlikler tatmin etmiyor.

Fiyat ve döviz kurlarındaki artış, sonuçta insanların gelirlerinin azalmasına dayandı.

Geniş kitlelerin birinci sorunu bu.

Örneğin, faiz indirimlerinin gerçekten neye yaradığı tam anlaşılamadı.

Anlatılamadı da.

Bu gibi durumlar ortadayken Türkiye'nin bütün dünyayla kavgalı gibi görünmesi pek hoş olmuyor.

Dileğim, gerilen sinirlerin yavaş yavaş gevşemesi ve Türkiye'ye güler yüzlü bir ortamın egemen olmasıdır."