Yavuz Alogan Köşe Yazıları

Kazan basıncı

Devlet teorisiyle ilgili düşünceler zihnimi kurcalamaya devam ediyor. Akaryakıta yapılan aşırı zam otomobil trafiğini neredeyse yok ederek bisiklet sürücüsüne rahatlık sağladığı için konuya odaklanmak daha kolay oluyor. Bomboş yollarda Devlet’i düşünerek pedal basıp gidiyorsunuz. İleride bir gün şehir trafiğinde otomobil kesinlikle yasaklanacak, bisiklet ve toplu ulaşım çağı başlayacaktır! Aslında Devlet...

Türkiye-ABD ilişkileri

ABD’nin ülkemizdeki devlet kurumlarına ne kadar nüfuz ettiğini, askerleri ve siyasî toplumu nasıl yönlendirdiğini, NATO faaliyetlerinin gerçek ve derin kapsamını hiçbir zaman bütün ayrıntılarıyla öğrenemedik. Sorun daima kalın bir sis perdesinin ardında sadece ana hatlarıyla göründü. CIA, 19 Kasım 1980 tarihinde hazırladığı belgede Türkiye’de 40 adet askerî amaçlı tesisin bulunduğunu,...

Saray’ın seçim kampanyası

Kısaca Saray dediğimiz siyasî iktidarın seçim kampanyasını hangi esaslara dayandıracağını anlamaya çalışıyoruz. İmajını nasıl yenileyecek? Çalıştığı tanıtım firması ona nasıl bir “yeni hikâye” uyduracak? Hikâyenin inandırıcı olması için neler yapacak? Seçim ve referandumların hemen öncesinde Saray, “adalet reformu” gibi paketler açar, kimsenin hayat tarzına müdahale etmeyeceğini gösteren hareketler yapardı. Dışarıya...

Geçmişten günümüze kısa gezinti

Klasik sömürgecilik dönemi II. Dünya Savaşı’ndan sonra evreler hâlinde kapandı. 1960’larda ulusal kurtuluş hareketlerinin son dalgası başarıya ulaştı. Bağımsızlığını kazanan ülkeler, sömürge yönetimleri çekildiğinde önemli bir sorunla karşılaştılar: ekonomiyi planlayacak, toplumsal kalkınmayı sağlayacak, sivil toplumu oluşturacak kurumları yoktu. İki ayrı yola girdiler. Bir kısmı Sovyet Bloku’ndan yardım gördü, kurumsal eksikleri...

Devlet’in teorisi ve siyasetin sosyetesi

Pazar günleri gün doğumunda bisiklet sürerken Devlet teorisini kaldığım yerden düşünmeye devam ediyorum. Elbette her teori kurgusaldır. Teorik şablonu nesnel koşulların üzerine yerleştirir, uyumsuz yerleri yorumlayarak, yontarak ya da görmezden gelerek teoriyi doğrulamaya çalışırsınız. Bu konuda bizim kuşak dünyada eşine pek rastlanmayan bir yetenek geliştirmiştir. Şimdi bile Rusya’nın ya da...

Üç büyük sorun

Yavuz Alogan yazdı... Saray rejiminin yarattığı temel sorun Devlet’i iktidar partisinin içinde yok etmiş olmasıdır. Ele geçirdiği Devlet teşkilatını önce anonim şirkete, daha sonra çevresinde toplanan menfaat şebekesini besleyen bir aygıta dönüştürdü. Ve nihayet zirvede paniğe kapıldı ve ülkenin bütün kaynaklarını yağmalayan bir tür mafya teşkilatı olarak açığa çıktı. Teşkilat...

‘Gezi’ davasında ehemmi mühimden ayırmak

Şu ülkede, bazılarının “Gezi” dediği Haziran Ayaklanması kadar sahipsiz kalan, açığa çıkan enerjisi ve ürkütücü şiddet potansiyeli farklı yönlere çekilen, tekrarlanmaması için her türlü siyaset mühendisliğine maruz kalan başka bir toplumsal olay olmamıştır. Solcu gibi duran liberallerin başlattığı, giderek resmîleşen söyleme göre, masum “Gezici” gençler ağaçları, çiçek ve böcekleri korumak...

Türkiye NATO’dan çıkabilir mi?

İki Almanya’nın 1990’da birleşmesini bir yıl sonra Varşova Paktı’nın dağılması izledi.  Reel sosyalizmin devletler düzeyinde hem iktisadi hem de ideolojik çöküşü, toplumsal kalkınma, sosyal refah, bölüşümde eşitlik gibi kavram ve uygulamaları da beraberinde sürükledi. Zengin batılı devletlerin dev işçi sendikalarını yatıştırmak, kitlesel sol hareketleri zayıflatmak için aşırı derecede propagandasını yaptıkları...

Ensar-muhacir politikasının iflası

Sığınmacılar konusunda bütün siyasî toplum ürkmüş kuş ya da balık sürüsü gibi ansızın yön değiştirdi. Göç ve entegrasyon bakanlığı kurmaktan söz eden ana muhalefet, fikir değiştirerek, “En geç iki yıl içinde ülkelerine geri göndereceğiz,” dedi. Bahçeli, “Ülke olarak demografik istikbalimizi düşünmek zorundayız; ilânihaye burada kalmaları mümkün değildir,” dedi. “Muhacir kimdir,...

Geleceğin tasviri

Zamanı geldiğinde eyleme dönüşerek netice alamayan her fikir olgunluk evresini geride bıraktıktan sonra çürümeye başlar. Fikrin sahipleri bu çürümeyi çoğu kez fark etmezler, yerleşik söylemlerini sürdürürler. Söylem giderek anlaşılmaz olur; önce marjinalleşir, sonra siyasî toplumun dışına itilir. Marjinalleşen fikir çürüme sürecine girmeden önce mutlaka başka fikirlerle aşılanarak melezleşir. Zamanı gelmiş,...

Giriş Yap

VeryansınTV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!