1. Haberler
  2. Analiz
  3. 1 Eylül Dünya Barış Günü: Jenosit/İsrail, mazlum Filistin, tutarlı Venezuela

1 Eylül Dünya Barış Günü: Jenosit/İsrail, mazlum Filistin, tutarlı Venezuela

featured

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

Bugün, Dünya Barış Günü… Birleşmiş Milletler, her eylülün üçüncü salı gününü “Uluslararası Barış Günü” ilân etti; ancak Sovyetler Birliği ve onun öncülüğünü yaptığı Varşova Paktı, 1 Eylül’ü Barış Günü olarak kabul etmiştir, Bu farklılık zamana indirgenebilecek nitelikte değildir. Bir politik ayrışmanın doğal sonucudur.

Savaş zarurî olmadıkça cinayettir 

Toplumlar ve insan politikadan bağımsız olamayacağına göre, kavramlar da politik tutumlardan bağımsız ele alınamaz. 1 Eylül Dünya Barış Günü ile 21 Eylül Uluslararası Barış Günü arasında, barışın nasıl olması ve ne şekilde getirilmesi gerektiği konusunda bu türden bir politik ayrım söz konusudur.

Sovyetlerin temsil ettiği anlayış ve Varşova Paktı, yanlış uygulama ve politikaları nedeniyle, eleştiriye çok açık olmakla birlikte, savaş ve sömürüyü doğuran eşitsizlikleri aşma iddiasında olduğu için daha kabul edilebilir niteliktedir.

Hep daha fazlasını isteyen, bu hâliyle toplum ve ulusların arasındaki sömürüye dayanan eşitsizliği yeniden üreten bir anlayışın gerçekten Dünya Barışı’nı savunması mümkün gözükmüyor.

“Savaş zaruri ve hayatî olmalıdır. Ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir.” 

 -Mustafa Kemal Atatürk 

Hatırlamaktan daha Önemli Olan, Değiştirmektir 

Savaş büyük bir yıkım ve insanî trajedi demektir. Atatürk bunu 1931’de söylediği, “Ulusun hayatı tehlikeye girmediği sürece savaş bir cinayettir” sözüyle tüm dünyaya duyurmuş ve insanlığın barış içerisinde kalarak varlığını koruyabileceğini ilân etmiştir: “Yurtta Sulh Cihanda Sulh.” 

Naziler 1 Eylül 1939’da Polonya’ya saldırarak 2. Dünya Savaşı’nı başlattılar. Milyonlarca insan hayatını kaybetti. Milyonlarca aile dağıldı ve çocuklar kimsesiz kaldı. Abd savaşın sonunda Japonya’nın iki kentine, Hiroşima ve Nagazaki’ye, atom bombası atarak insanlığın bugün bile etkisini hissetiği büyük bir felakete neden oldu. Bombanın atıldığı an 300 bine yakın insan hayatını kaybetti; bir o kadar da sonraki dönemde, bombanın yarattığı, kalıcı hastalıklar nedeniyle öldü.

Bu nedenle, Dünya Barış Günü için 1 Eylül tercih edilmiştir. Amaç 2. Dünya Savaşı ve sonuçlarını sürekli hatırda tutarak, savaşın yok edici, insanlık dışı yüzünü unutturmamaktır.

İkiyüzlü Batı, Tutarlı Venezuela, Jenosit Kavramının Karşılığı İsrail, Uluslararası ABD Yalanı 

Bugün İsrail’in Gazze’de tüm Filistin’de yaptığı soykırım, dünya barışını temelden sarsıyor. Oysa Soykırım/Jenosit (Irkçı kitlesel katliam. Bir etnik kökeni bütünüyle yok etmeye amaçlayan öldürme eylemi) kavramının ortaya çıkması, hukuksal statü ve yaptırıma sahip olmasına İsrailliler önayak olmuştu. Jenosit 2. Dünya savaşından sonra kavramlaştırılmıştır.

Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme’nin (1948) imzalanmasıyla birlikte soykırım, uluslararası bir suç olarak kabul edildi. Türkiye ile birlikte İsrail bu antlaşmanın ilk imzacılarından oldu. Şimdi İsrail, azılı bir terör devleti olarak, çocuk, yaşlı, yetişkin tüm Filistinlileri yok etmeye çalışıyor.

Siyonist İsrail’e en tutarlı siyasi karşı duruşu gerçekleştiren Venezuela ise, ABD tarafından 7 savaş gemisi, 4 bin asker ile Karayipler’den tehdit ediliyor. Gerekçesi ise kusursuz bir uluslararası yalan: Uyuşturucu trafiğini engellemek! ABD, narko-trafik bahanesiyle, büyük petrol rezervlerine sahip, ulusal devlet ve pazarına sahip çıkan sosyalizan bir ülkeyi işgal etme planı yapıyor; üstelik yaptığı uyuşturucu suçlamasının da mutlak karşılığı kendisi… ABD’den bağımsız uluslararası bir uyuşturucu hareketi olamaz.

Birleşmiş Milletler, barış toplantılarında katliamcı İsrail yer alırken, Filistin’e yer verilmiyor. 

Tek başına bu gerçek 1 Eylül’ü doğru anlamamızı sağlıyor. Barış, kapitalizm için kendi çıkarlarını realize edebileceği bir araç, mazlum uluslar, halkçı ve sosyalist ülkeler için ise bir amaçtır.  

Yeni bir Dünya 

Barışı korumak için unutmamak önemlidir; ama asıl önemli olan savaşa neden olan koşulları yaratan dünyayı değiştirmektir.

İnsanların gerçekten eşit ve özgür yaşadığı bir dünyada ne savaş olur ne açlık ne de kavga… ne doğanın katlî ne de iklim krizi,..

Ah mümkün olsa,
Savaş’tan Barış, Barış’tan insan yapardım
Ve her sabah çocuklara kurşun yerine
Şiir atardım…
Nâzım Hikmet Ran  

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!