1. Haberler
  2. Analiz
  3. 2024 ABD seçimleri ve özellikleri

2024 ABD seçimleri ve özellikleri

featured

Aret Taşçıyan yazdı…

5 Kasım 2024’de yapılacak olan 60’ıncı ABD Başkanlık seçimleri son yıllarda yapılacak olan en önemli seçimlerden biri olacaktır. Aynı zamanda Senato, Temsilciler Meclisi ve Eyalet Meclis temsilcilerinin de kısmen seçileceği bu seçimlerin sonuçları ABD’de heyecan ve hatta tedirginlik ile beklenmektedir. Katılan adaylar, Demokratik Partinin varsayılan adayı ve şu andaki Başkan Joe Biden ve Yardımcısı Kamala Harris, Cumhuriyetçi Partinin varsayılan adayı ve bir önceki başkan Donald Trump ve seçeceği başkan yardımcısı adayı, Bağımsız kanadı temsilen de eski Başkan John F. Kennedy’nin yeğeni ve Senatör Robert Kennedy’nin oğlu Robert F. Kennedy Jr, her iki Kennedy’de suikast sonucu hayatlarını kaybetmişlerdi. Robert F. Kennedy Jr, 1992 ve 1996 seçimlerinde bağımsız aday olan Ross Perot’dan sonra gelen en iddialı başkan adayı olarak da tarihe geçecektir. Mart ayı anketlerine göre alması beklenen oy oranı 15% civarında görünüyor. Cumhuriyetçi Partiden, Donald Trump’ın yanı sıra Nikki Haley, Ron DeSantis, Vivek Ramaswamy ve Asa Hutchinson da yarışta varlar ancak sürdürebileceklerini pek tahmin etmiyorum.

Bu seçimlerin bir başka özelliği de 1956’dan bu yana ilk olarak aynı adayların ikinci kez seçimlerde yarışması olacaktır. 1952 ve 1956 seçimlerinde Dwight D. Eisenhower iki kez üst üste Illinois eski Valisi Adlai Stevenson’ı mağlup edip iki kez üst üste başkan seçilmişti. Aynı tür bir yarış şimdi 2024’de yaşanacak ve şayet Trump kazanırsa 1893’de 4 yıl aradan sonra ikinci kez Başkan seçilen Grover Cleveland’dan sonra 4 yıl aradan sonra başkan seçilen ikinci aday olacaktır. Her iki aday, Ağustos 2024’de yapılacak olan parti kongreleri tarafından adaylıkları henüz onaylanmamış ise de, delegelerin çoğunun desteğini aldıklarından partilerinin varsayılan adayları olarak kabul edilmektedirler.
Nisan 2023’de yapılan bir ankette Demokrat seçmenlerin 51%’i Biden’in adaylığını koymaması yönünde fikir beyan etmişti. Bunun asıl nedeni de Biden’in oldukça yaşlı olmasıydı ve hatta Parti kongresinde bir sürprizle yeni bir aday çıkabilir sözleri vardı ancak Mart 2024’e geldiğimizde bu görüş oldukça zayıflamış durumda.

Bu seçimlerde büyük ihtimal izleyemeyeceğimiz bir başka özellik de TV’lerdeki Başkanlık Tartışmaları (Presidential Debates) olacaktır.

Özellikle Biden’in ilerleyen yaşı nedeniyle böyle bir tartışmayı kaldıramayacağı görüşünde olan Demokratik Parti kurmayları bu tartışmaların yapılmaması konusunda çalışmalara başlamış durumdalar.
2024 seçimlerinin bir başka özelliği de başkan adaylarının yanı sıra başkan yardımcılarının kim olacağı hususu. Mesela başkan olma ihtimali gayet yüksek olan Trump’ın aleyhinde açılan birçok dava var. Bu davaların bazıları tutar ve Trump seçildikten sonra azledilirse ABD anayasasına göre tekrar seçime gidilmez ve başkan yardımcısı başkanlık koltuğuna resmen oturur. Trump henüz başkan yardımcısı adayının kim olacağını açıklamamıştır ve an itibari ile bu heyecan ile beklenmektedir. Trump’ın seçimlerden önce suçlu bulunup seçme seçilme hakkını kaybetme ihtimali veya derin devlet tarafından bir suikaste kurban gitme ihtimali de az dahi olsa mevcuttur (Bu yazinin kaleme alindigi gunlerde Trump’in New York Mahkemelerinde bir ceza davasi devam etmektedir), işte o zaman ABD tam anlamı ile “Divided States of America” olur ve “United States of America” bölünme tehdidi ile karşı karşıya kalabilir.
Joe Biden cephesine gelince, her ne kadar Kamala Harris’in adaylığına kesin gözü ile bakılıyor ise de Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren bir sürpriz yapıp Başkan Yardımcısı adayı olarak çıkabilir. Biden seçildiği takdirde ilerlemiş yaşı ve sağlığı göz önüne alındığında başkan yardımcısının kim olacağı Biden’ın kampanyalardaki vaatlerinden çok daha önemli olmaktadır.

Trump tüm bu engelleri aşıp başkan seçilirse Karadeniz ve Orta Doğu’da süregelen savaşlar değişik bir boyut alır ve özellikle Ukrayna’yı kasvetli bir gelecek bekler görüşündeyim. Trump’ın dünya görüşü ve sıcak savaşlara bakış açısını düşünecek olursak ABD’nin Ukrayna’ya verdiği desteği gittikçe azaltacağı konusunda pek şüphemiz kalmaz. ABD’yi birçok konuda başkanlardan ziyade silah endüstrisinin yönettiğini ABD’yi yakinen bilenler teyit edecektir ama yine de iki başkan adayının dış politika farklılıkları her zamankinden daha Keskin daha belirgin bir hale gelmiştir. Biden son zamanlarda kesinlikle Türkiye sempatizanı olmayan Kamala Harris’e rağmen Türkiye’ye daha ılımlı bir politika izlemektedir. Her haliyle Türkiye’nin aleyhinde olan Bob Menendez’i Dış İlişkiler Komisyonundan alması buna güzel bir örnek teşkil etmiştir. Trump ise Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile her zaman esnek bir politika sergilemiş ve seçildiği takdirde öyle devam edeceği beklenmektedir. Ancak, seçimi kim kazanırsa kazansın ABD Temsilciler Meclisi Türkiye’nin siyasi değerlerini ve bir müttefik olarak güvenilirliğini sorgulamaya devam edecektir. Türkiye şayet, Ukrayna – Rusya, İsrail – Hamas hatta Israil- Iran çatışmalarında kilit bir görev alıp ABD’nin işini kolaylaştırma yönünde adımlar atarsa, Temsilciler Meclisinin düşünceleri de anında yön değiştirebilir.
Seçimin diğer bir özelliği, gündemindeki sorunlardır. Kürtaj, göçmenler sorunu, sınırların güvenliği, dış politika, sağlık, eğitim, ekonomi, LGBT hakları, iklim değişikliği önümüzdeki seçim kampanyalarını yönlendirecek başlıca konular olarak gündemde yerlerini almaktalar. Ancak öncelik olarak ABD’yi bekleyen 4 önemli dış politika konusu var :

ABD – ÇİN ilişkileri
Rusya – Ukrayna Savaşı
Israil – Hamas çatışması
Muhtemel Israil – İran çatışması

Trump ve Biden’ın bu 4 konu ile ilgileniş tarzları birbirinden oldukça farklı olacaktır.
Geçen seçimlerde olduğu gibi Swing States dediğimiz, Wisconsin, Michigan, Pennsylvania, Nevada, Arizona, Georgia, North Carolina gibi kararsız ve salıncak eyaletlerin yine bu seçimlerde de sonuçları etkileyeceği beklenmektedir. Ancak, ABD seçmeni artık eskisi gibi tutarlı olmadığından seçimlerde beklentilerin dışında davranışlar gösterip sürprizler yaratabiliyor. ABD seçimlerinde Bellwether States diye bilinen eyaletler vardır. Bu eyaletlerdeki seçim sonuçları ülke çapında genel sonuçları etkiler ve o eyalet ’de seçimi kazanan aday çoğunlukla ülke genelinde de galip olarak çıkardı. Bellwether terimi ekonomide de sıkça kullanılan bir terimdir. Ekonomik gidişatın ve borsadaki hareketlerin başlıca göstergesi olan öncü şirketlere bellwether denir. İlk olarak 15’ci yüz yılda kullanıldığı tahmin edilen bellwether ( o zamanki yazılışı ile belle weder) , adını koyunların boynuna takılan ve çıkardıkları ses ile tüm bir sürüyü arkasından getiren çandan almaktadır. Bell=Çan ve Wether = erkek koyun . Bu tür eyletlerin başında gelen OHIO maalesef 2020 seçimlerinde ve 2024 ara seçimlerinde bu özelliğinin aksine sonuçlar doğurdu. 2020 yılına kadar çok nadir durumlar dışında Ohio seçimlerini kazanan başkan adayı ülke çapında seçimleri kazanıp Başkan seçilirdi. 2020 bir sürpriz oldu. Donald Trump Ohio seçimlerini kazanmasına rağmen ülke çapında 270 delegeye ulaşamadığından seçimleri kaybetti ve Biden Başkan seçildi. 2022 ara seçimlerinde yine bir sürpriz yaratarak Trump yanlışı olarak bilinen J.D Vance Ohio’dan senatör seçildi. Mavi yakalı işçilerin çoğunluğunu oluşturduğu bir eyalet olan Ohio’dan nasıl olur da muhafazakar kesimin adayları seçilebiliyor sorusuna gelince benim cevabım Trump’ın uyguladığı ithalat rejimi ve ithalatta getirdiği tarife sisteminin başarısı olur.

Bir çok kimsenin Trump’ın ithalat ’da getirdiği tarife sisteminin ekonomide başarılı olmadığını savunmasına rağmen siyasi sonuçlarının son derece başarılı olduğu bana göre bir gerçek.

ABD’de Kasım seçimleri arifesinde bugüne kadar tartışılmayan başka kavramlar da var. Örneğin; Dayanışma ve buna bağlantılı olarak eşitlik, Hürriyet ve Adalet. ABD Anayasasının ve yaşam tarzının temel öğeleri sayılan bu kavramlar 300 yıldır yapılan seçimlerde tartışma konusu olarak gündeme gelmemişlerdi ancak bu gelecek seçimlerde başlıca tartışma konuları arasında yer almakta olmaları ABD halkının davranışsal olarak ne denli sağlıksız bir topluma dönüştüğünün göstergesidir. Maalesef ABD’de özellikle genç nesilde psikolojik ve sosyolojik açıdan sağlıksız bir toplum yetişmiş durumda bu toplumun düzelmesi de yıllar ile hallolacak bir durum değil nesillerin geçmesi gerekecektir. Tüm okul saldırıları, toplu cinayet olayları, sınıflar arası saygının ve dayanışmanın ortadan kalkmış olması ve yukarıdaki kavramların seçim tartışma platformlarına taşınmış olması bu toplumun hastalıklarının bariz belirtileridir.
Gelelim kim kazanır sorusuna. Seçimlere henüz 9 ay var ve özellikle yaz aylarında çok şey değişebilir ancak gün itibari ile anketleri değerlendirecek ve toplumun nabzını ölçecek olursak Trump’ın ağır bastığını söyleyebiliriz. Özellikle, Nisan başlarında yapılan anket sonuçlarına göre Swing States dediğimiz esnek salıncak eyaletlerde Trump 50%’nin üzerinde oy toplayarak Başkan adaylığında ağırlığını koymuşa benziyor. Buna ek olarak Ekonomi, Mülteci / Hudutlar sorunu ve fiziksel / zihinsel açıdan uygunluk konularında 50%’nin üzerinde olumlu oy alarak da ilk sırayı korumaktadır.

Okuyucular arasında, kim gelirse gelsin ABD bildiği yolda ilerler ve hangi başkan gelirse gelsin fark etmez diye düşünen birçok okurum vardır ve olmalıdır da ancak anlatmaya çalıştığım bir husus var; bu seçimler ve adaylar bundan öncekilerden farklı. Bundan önceki seçimlerde geleneksel olarak kaybeden aday kazanan adayı usulüne uygun olarak tebrik eder ve başarılar dilerdi. Son seçimlerde bu tür bir olay yaşanmadı ve önümüzdeki seçimlerde de yaşanacağını pek sanmıyorum. İşte demokrasi bu nedenle önemli. Seçim sonuçları ABD’de demokrasi anlayışını veya demokrasinin kendisini etkileyecek mi etkilemeyecek mi. Önümüzde 9 aylık bir süre var bekleyip göreceğiz.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

  1. istediğim gibi açıklayıcı, aydınlatıcı bir yazı. tekrar tekrar okudum çünkü uzak kaldığım bir konuyu daha iyi anlamamı sağladı. teşekkür ederim.

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!