25 kişinin can verdiği tren kazasından yeni rapor tepedekilere işaret etti

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin hayatını kaybettiği ve 340 kişinin yaralandığı tren kazasına ilişkin haklarında kamu davası açılan 4 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Mahkemeye yeni gelen bilirkişi raporu, ceza istenen alt kademedeki görevlilerin yerine TCDD'nin en tepesindeki kişilerin sorumluluğuna işaret etti.

25 kişinin can verdiği tren kazasından yeni rapor tepedekilere işaret etti

Edirne'nin Uzunköprü ilçesinden İstanbul Halkalı'ya gitmek üzere hareket eden, 362 yolcu ve 6 personelin bulunduğu yolcu treni, 8 Temmuz 2018'de Tekirdağ'ın Çorlu ilçesi Sarılar Mahallesi yakınlarında raydan çıkarak, devrildi. Kazada 7'si çocuk, 25 kişi yaşamını yitirdi, 328 kişi de yaralandı.

Kazanın ardından hazırlanan ilk bilirkişi raporuna kazazedeler, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'na itiraz etmişti. İtiraz dilekçesinde, ilk hazırlanan bilirkişi heyetinde yer alan Prof. Dr. Mustafa Karaşahin'in Ulaştırma Bakanlığı Danışmanı, Bekir Sıddık Binboğa Yarman'ın ise hattın sinyalizasyon işlerini yapan şirketlerin yönetim kurulu başkanı olduğu belirtilerek, "Görevleri, bilirkişinin tarafsızlığına ve hazırlanan raporun objektifliğine gölge düşürecek niteliktedir" denilmişti. Talep üzerine mahkeme, yeni bir bilirkişi heyetinin kaza yerinde keşif yapmasına karar vermişti. Mahkemeye ulaşan yeni raporda çarpıcı tespitler yer aldı.


Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesince Halk Eğitim Merkezi salonunda devam edilen duruşmaya, tutuksuz sanıklar TCDD 1. Bölge Müdürlüğü Halkalı 14. Demir Yolu Bakım Müdürü Turgut Kurt, Çerkezköy Yol Bakım ve Onarım Şefi Özkan Polat, köprüler şefi Çetin Yıldırım ve hat bakım onarım memuru Celaleddin Çabuk, kazada hayatını kaybedenlerin yakınları ve yaralananlar ile tarafların avukatları katıldı.

Duruşma öncesi salona girenlerin ateşleri ölçüldü, salonda sosyal mesafeye uygun bir şekilde yer almaları sağlandı.

Duruşma, bilgi ve belgeler ile yeni bilirkişi raporunun okunmasıyla devam etti.

Bilirkişi raporunda şu ifadeler kullanıldı:

"Demiryolu altyapısı ve sanat yapılarında olağanüstü hava koşulları ile ilgili gerekli önlemleri (balast tutucu duvar dahil) almayan ve meteorolojik durum ile hava koşulları hakkında gerekli koordinasyonu sağlamayan; TCDD Genel Müdürlüğü AR-GE Birimi, Merkez ve 1. Bölge Demiryolu Emniyet ve Risk Yönetimi müdürlükleri ve diğer ilgili müdürlüklerin kusurlu oldukları... Demiryolu altyapısı ve sanat yapılarını üstyapıda yapılan yenilemelere uygun hale getirmeyen TCDD Genel Müdürlüğünün Alt Yapı ve Sanat Yapılarını Yenilemeden Sorumlu Başkanlığının kusurlu olduğu..."

'KOORDİNASYON YOK'

Bilirkişi raporunda, "TCDD Genel Müdürlüğü ile olumsuz hava koşullarında kontrol görevini yerine getirmek üzere görevlendirilen personelin, görevlerini sağlıklı olarak yerine getirebilmesi için meteorolojik olaylarla ilgili eş zamanlı, güncel ve sürekli bilgi akışının gerekli olduğu TCDD Genel Müdürlüğü ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü arasında kurulacak koordinasyon ve sürekli veri akışı ile gerçekleşebilecektir. Ancak böyle bir koordinasyon mevcut değildir" denildi. 

Yol üst yapısında ve alt yapısında, özellikle deprem ve sel gibi olağanüstü durumlarda kontrol işlerinin yapılabilmesi için TCDD'nin, yeterli sayıda yol ve geçit kontrol memuru istihdam etmesinin bir zorunluluk olduğu belirtilen raporda, kazanın meydana geldiği Çorlu'daki duruma ilişkin, "Mevcut durumda, sürekli (her gün) ve düzenli kontrol görevini yerine getirecek, söz konusu memurlar dışında personel görevli değildir" ifadeleri yer aldı.

'YAĞIŞ ÖNGÖRÜLEBİLİR NİTELİKTEDİR'

Kazaya karışan trenin hız ihlalinin olmadığını, tren seti hızının livre değerine uygun olduğu belirtilen raporda şu tespitler yer aldı:

"Fren uygulaması derayman sürecine etki etmemektedir. Kaza günü meydana gelen yağış öngörülebilir niteliktedir. Menfezin kapasitesi 10 yıllık tekerrürlü taşkın debisine denk gelmektedir, yani yetersizdir. Havzanın yapısı ve arazide tarım yapılması, akarsu yatağının yönünü ve yolunu zamanla değiştirmektedir ve demiryolu şevleri korunaklı değildir. Bu durum menfezlerin dolmasına ve kapasitelerinin yetersiz kalmasına neden olmaktadır. 

ÖLENLERİN FOTOĞRAFLARIYLA GELDİLER

Bu arada, duruşma öncesi Bulvar Yolu Santral Işıklar mevkisinde toplanan grup, ellerindeki dövizlerle slogan atarak Çorlu Halk Eğitim Merkezi önüne geldi.

Dava öncesi kazada kızını, kardeşini ve yeğenini kaybeden Zeliha Bilgin, gazetecilere yaptığı açıklamada, kendilerine destek olan herkese teşekkür etti.

Bilgin, adalet için mücadele ettiklerini ifade ederek, "Bugün altıncı duruşma için buradayız. Gecikmiş adaleti bulmak için buradayız. Yanlı bilirkişi heyetinin attığı imza ile çıkan raporun peşinden iki buçuk yıldır sürükleniyoruz. Suçlu yağmur dendi, suçlu yağmur değildi bunu tüm dünya görüyor, biliyordu. Çıkan son raporda TCDD kusurlu çıkmıştır. Gecikmiş adaletin davasını görmeye geldik." dedi.

TREN KAZASI

Uzunköprü-İstanbul seferini yapan yolcu treninin 8 Temmuz 2018'de Çorlu yakınlarında vagonlarından bazılarının devrilmesi sonucu 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 kişi yaralanmıştı.


İddianamede "kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu" bulundukları gerekçesiyle sanıklar Turgut Kurt, Özkan Polat, Çetin Yıldırım ve Celaleddin Çabuk'un "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak" suçundan 2 ila 15 yıl arasında hapisle cezalandırılması istenmişti.