1. Haberler
  2. Analiz
  3. 27 Aralık: Kızılca Gün ve gölgesinde kalanlar

27 Aralık: Kızılca Gün ve gölgesinde kalanlar

featured

Alperen İslamoğlu yazdı…

 “Bir insan, yaşadığı şehrin en yüksek tepesine canı en çok yandığı zaman mı çıkar?” diyerek başlar Nihat ağabeyim ile Macit’in hikayesi. Elmadağı’nın bembeyaz karlara bürünmüş tepesine çıkarken “bu tabiatın en şık elbisesi” dediği manzara karşısında dupduru ama çok güçlü bir tılsım bulmuş gibi anlatır bize gördüklerini. O tılsım; 27 Aralık günü Atatürk’ün Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Ankara’ya çıkışının 106. yıl dönümünde bu kez Anıtkabir’de gösterdi bize kendini.

Hayatı boyunca granit dağların yalçın tepelerinde, aşılmaz okyanusların metrelerce yükseğe ulaşan dalgalarında ve arkası karanlık ağaçların en kuytu köşelerinde kimsenin adamı olmadan onuruyla yaşayan Nihat Genç; belki de bize tabiatın en şık elbisesinin büyülü manzarasını anlatırken Kızılca Gün’de karşılaşacağımız o güzel çocukların, sevgililerin, yaşlı ve hastaların yüzlerinde göreceklerimizden bahsediyordu. O yüzlerde; Cumhuriyet’in en şık elbisesini göreceğimize inanıyor ve o dağlar kadar yüksek, karlar kadar bembeyaz gönülleri barındıran kimsesiz insanların kimsesinin Cumhuriyet olacağını bilmemizi istiyordu.

26 Aralık gecesi saatler ertesi sabaha kurulup Ankara yolları yine karlara bürünürken başladı Cumhuriyet’in Kızılca Günü. Kimileri uyumadı bekledi otobüsünü sabaha kadar, kimileri kararmış geceyi aydınlatmak için ‘uyan’dı ve geçti onu istikbâline götürecek direksiyonun başına. Herkesin yüreğindeki istikâmet Anıtkabir oldu.

Peki Cumhuriyet’in en yüksek tepesi olan Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgâhına binlerce kişiyi çıkaracak kadar canımızı yakan o acı neydi?

Pırıl pırıl parlayan yaşıtlarımın, yürümekte dahi güçlük çeken yaşlıların, hastaların, bebek arabaları ile ailecek Aslanlı Yol’u dolduran Türk milletinin yüreğini oraya hangi güç taşıdı?

O millet ki; Başkomutan karşısında kabristanı al bayraklarla kızıl karargâha çeviren kar taneleri kadar benzersiz, mermiler gibi tek bir kıvılcım ile ateşlenecek yüreklere sahip bir nesil

O nesil ki; yıllarca kirli siyasilerin umut satan tezgâhlarında oradan oraya savrulan… Akarsuları, madenleri, toprağı yabancı şirketlere peşkeş çekilen bir düzende ekonomik özgürlüğü elinden alınan… Sanattan koparılan… Kültürden uzaklaştırılan bir sistemde köleleştirilen… Sokaklarda çetelerin, hastanelerde sahte doktorların iğrenç ticaretinin kurbanı yapılan… Yalnızca bir milletvekili ya da bakan torpili olmadığı için öz yurdunda garip, öz vatanında parya muamelesi gören bu ülkenin evlatlarıydı!

İşte bu nesil, oraya bir Anıtkabir gezisi yapmaya değil; teröre ve bebek katillerine teslim edilmeye çalışılan Türkiye’ye sahip çıkmaya, Türk milletini diz çöktürmeyi hedefleyen bu düzene karşı her şeye rağmen dimdik durmaya gitmişti.

Türk milletinin bu açık çağrısı ortadayken Ankara ayazında genç, yaşlı, kadın, erkek, hasta demeden oraya koşarken; çağrıya kapı gösteren, görmezden gelen; aydınlar, yazarlar, komutanlar, siyasi partiler ve sözde liderleri neredeydi?

Herkes asker, yazar, aydın olamaz ama olanlar da bu milletin içinden çıkmıştır, yoktan vâr olmamıştır. Bu insanlar geçmişten günümüze “vatan ve millet için olan” görevlerini layıkıyla yerine getirdiler ve halkın teveccühünü, saygısınıkazan’dılar. Burada üstün olan halktır, Türk milletidir. Kızılca Gün’ü dolduranlar; aydın, komutan veya yazar olmasa da aynı görev bilinci ile hareket ettiler. Bu davetin organizatörü olan Türk milleti, zamanında saygı duydukları bu insanları tekrar göreve ve sorumluluğa çağırdı.

Anadolu’nun dört bir yanında dağınık duran direnişi bir araya getirip Millî Mücadele ile bizi kurtuluşa götüren Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gitmesi gerekenler, bugün de bu sorumluluğun farkında değil miydi?

Bunu Atatürk’ün yanında, böylesi anlamlı bir tarihte yapmaktan onları alıkoyan neydi?

Binlerce insanı sıcak yatağından kaldırıp karlı yolları aştıran güç neydi?

Takdir Türk milletinindir. Bu sorulara verecek cevabı olmayanlara; halktan gelecek CEVAP ağır olacaktır ve onlar bu cevabın gölgesinde kalacaklardır.

Abonelik

VeryansınTV'ye destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Veryansın TV ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya abone olun!