27 Mayıs’ı kutlamak suç sayıldı!

Atatürkçü Düşünce Derneği'nin Nisan ayında yaptığı paylaşım sonrası gündeme gelen 27 Mayıs 1960 ihtilal ile ilgili tartışma yaratacak bir karar verildi. Buna göre artık 27 Mayıs'ı kutlamak suç!

27 Mayıs’ı kutlamak suç sayıldı!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının bu yılın Nisan ayında düzenlediği bir iddianamede 1963-1982 yılları arasında Hürriyet ve Anayasa Bayramı olarak kutlanan 27 Mayıs 1960 ihtilalını kutlamak suç sayıldı.

Geçen yıl, 27 Mayıs ihtilalinin 58. Yıldönümünde Atatürkçü Düşünce Derneğinin resmi twitter hesabından bir kutlama mesajı yayınlanmış, o dönem kamuoyunda tartışılan bu konu nedeniyle İçişleri Bakanlığı, dernek ve ilgililer hakkında şikâyetçi olmuştu.

İDDİANAME HAZIRLANMIŞTI

Soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Türk Ceza Kanununda yer alan suçu ve suçluyu övmek suçundan düzenlenen iddianamede şu ifadelere yer verildi:

“ADD’nin sosyal medya hesabında paylaşılan fotoğraf ve açıklamalar incelendiğinde, ‘Arzumuz hürriyetti, ordumuz hediye etti’ yazılı bir pankart taşıyan kadın grubu, 27 Mayıs hürriyet bayramımız kutlu olsun” yazılı pankart taşıyan gruplar, “gençlik başlattı, ordu bitirdi” yazılı pankart taşıyan genç topluluğu fotoğraflarının paylaşıldığı görülmüştür.

27 Mayıs 1960 darbesiyle ilgili, zamanında ve halen herhangi bir soruşturma veya kovuşturma yapılmamış olması bu eylemi TCK 312. Maddede tanımlı olduğu sonucunu değiştirmeyecektir.

Her ne kadar 27 Mayıs 1960 tarihinden sonra 1961 yılında anayasa yapılmış ve yeniden demokratik hükümet rejimine dönülmüş ise de, uzun bir süre 27 Mayıs tarihinin bu olayın yıl dönümü olarak kutlanmış olduğu bir vakıa ise de, özellikle 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişiminden sonra benzer nitelikteki eylemlerden kamuoyunun hassasiyetinin de dikkate alınarak bahsedilmesi gerektiği,

1980 Tarihindeki 12 Eylül darbesinden sonra 27 Mayıs tarihinin bir darbe tarihi olarak değerlendirildiği ve kutlanmamaya başlandığı bilinmektedir.”

Paylaşımın yapıldığı tarihte derneğin twitter hesabını yöneten sanık G.Ö.’nün avukatı Ceyhan Mumcu iddianameyi Veryansın Tv’ye değerlendirdi.

“Kardeşim Uğur Mumcu, 3 Kasım 1970 tarihinde Devrim Dergisinde yayınlanan bir yazısında ‘Biz sapına kadar Kemalist ve sapına kadar 27 Mayısçıyız. Atatürk’ü ve 27 Mayıs Devrimini savunmak, devrimci aydının namus borcudur’ ifadelerini kullanmıştı” diyen Mumcu, şöyle devam etti:

‘60 YIL SONRA SUÇ SAYILMASI YANLIŞ’

“Tarihe mal olmuş ve bugüne kadar hakkında hiçbir cezai işlem yapılmamış 27 Mayıs ihtilalinin 60 yıl sonra bugün kalkıp suç olarak değerlendirilmesi yanlıştır. 27 Mayıs’ı gerçekleştiren Milli Birlik Komitesinin hayatta kalan son üyesi 2017 yılında vefat etmiştir. Haklarında hiçbir soruşturma yapılmadığı gibi hepsi emekli tabii senatör unvanıyla ölene kadar emekli milletvekili maaşı almışlardır. 27 Mayıs’ı beğenen olur beğenmeyen olur. Bazı yönlerini beğenen bazı yönlerini beğenmeyenler olur. Bence idamlar yanlış olmuştur. Diğer yandan 27 Mayıs Anayasa Mahkemesini getirmiştir, demokratik bir anayasa getirmiştir. Anayasa halkoyuna sunulmuş ve milletin onayını almıştır. Bunlar artık tarih biliminin konusudur. Kimse kalkıp da bugün darbe olsun demiyor. O günler geride kalmıştır. 15 Temmuz hain darbe girişimini de 27 Mayısçılara tam zıt ideolojide olan FETÖ’cüler yapmış, ağızlarının payını almışlardır. 15 Temmuz’a tiyatro diyenleri yargılasınlar. Tarihe mal olmuş olayları kurcalamak yanlıştır, ifade hürriyetine aykırıdır. Biri de çıkar Padişah Abdülhamit Meclis Mebusan-ı 30 sene kapattı, meclise darbe yaptı der, onu öveni yargılayalım der. Talat Paşa ve Enver Paşa dünya savaşından sonra kurulan kukla mahkemelerde gıyaplarında mahkûm edilmişlerdir. Nazım Hikmet, Deniz Gezmiş, bunlar haklarında mahkûmiyet kararları verilmiş kişiler oldukları halde bugün sevilmekte ve övülmektedirler. Kimse de çıkıp suçluyu övdünüz demiyor. Mahkûmiyet kararı olsa bile tarihe mal olmuş olaylarda suçluyu övmek suçu oluşmaz. Kaldı ki 27 Mayıs için mahkûmiyet de yok. Zaten kanunun ilgili maddesinde 2013 yılında ifade hürriyetini korumak için düzenleme yapıldı. Mahkemenin duruşması 25 Şubat 2020 günü yapılacak, verilecek kararı hep birlikte göreceğiz.”